<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357</id><updated>2011-11-28T02:00:38.533+02:00</updated><category term='dantel'/><category term='çanta'/><category term='peçetelik'/><category term='peygamberimiz(s.a.v.)'/><category term='tefekkür'/><category term='kadın'/><category term='atkı'/><category term='hadis'/><category term='bebek örgü'/><category term='tepsi örtüsü'/><category term='panço'/><category term='süveter'/><category term='ahşap boyama'/><category term='yelek'/><category term='havlu'/><category term='enne barajı'/><category term='fiskos örtüsü'/><category term='iğne oyası'/><category term='çocuk hırkası'/><category term='bolera'/><category term='yağlı boya'/><category term='ev kazaları'/><category term='örtü'/><category term='hobi'/><category term='mizah'/><category term='kutlama'/><category term='renkler'/><category term='oya'/><category term='hikaye'/><category term='tülbent oyası'/><category term='şapka'/><category term='yemek'/><category term='havlu kenarı'/><category term='kek'/><category term='bayan kazak'/><category term='karpuz'/><category term='örgü'/><category term='sağlık'/><category term='kan grupları'/><category term='pasta'/><category term='kıssa'/><category term='gezi'/><category term='meyve'/><category term='ekmeklik'/><category term='patik'/><category term='boyama'/><category term='insan'/><title type='text'>güzellikleri paylaşalım</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>96</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1417310823238182784</id><published>2009-07-16T10:34:00.000+03:00</published><updated>2009-07-16T10:34:00.663+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Mezar Sohbeti</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=16"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Cüneyd Suavi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;YAŞLI ADAM, eşinin kabrini ziyaret etmek için gittiği kabristanda, bir inilti duyarak yavaşladı. Sağa sola bakınarak kulak kesildi. Ortalıkta kimseler yoktu ama, o sesi işittiğinden emindi. Önce hızlı adımlarla kaçmak istedi. Fakat sanki büyülenmiş gibiydi. Korkudan olsa gerek ki, gücü zaten çok azalan ayakları tutulmuş, vücudu uyuşmuştu. Diz boyu otla çevrili mezarlar arasında, güçlükle ilerleyip o tarafa yöneldi. İnlemeyi bir kez daha duyunca, daha fazla yanaşmayıp yere oturdu. Tüylerini diken diken eden ses, birkaç metre ilerden geliyordu.&lt;br /&gt;Yaşlı adam, bazı velî zatların, kabirdeki insanlarla konuştuğunu duymuş, bunları da herkese anlatmıştı. Belki laf olsun diye:&lt;br /&gt;— Neden böyle inleyip duruyorsun? dedi. Bir derdin mi var?&lt;br /&gt;Derinlerden gelen bir erkek sesi:&lt;br /&gt;— Büyük bir azap çekiyorum!. dedi. Her kemiğim tek tek kırılmış sanki.&lt;br /&gt;Yaşlı adam, tâ iliklerine kadar ürperdi. Acaba kendisi de, evliya mıydı? Her ne olursa olsun, bu cevabı kesinlikle beklemiyordu. Güç bela toparlanıp:&lt;br /&gt;— Ne zamandır bu haldesiniz? diye sordu. Yani ne zaman öldünüz?&lt;br /&gt;— Vallahi bilmiyorum!. dedi mezarda yatan. Sanki dün yaşıyordum, hatta eğleniyordum. Arkadaşlarla birlikte biraz içki içmiştik, daha sonra ayrıldık. Bu arada, sanki yüksek bir yerden düştüm. Her halde ölmüşüm ki, şimdi bu mezardayım. Üstelik de büyük bir azap çekiyorum.&lt;br /&gt;— İçkinin haram olduğunu ve kabir azabına yol açtığını bilmiyor muydun? diye sordu dışardaki. Allah bilir, başka büyük günahlar da işledin.&lt;br /&gt;— Keşke ellerim kırılsaydı!. dedi, adam. Keşke kırılsaydı da, o büyük günahları işlemeseydim. Keşke dudaklarım yapışsaydı da, içki denilen zehri içmeseydim. Ne yazık ki her türlü işi yaptım, kumardan tut tâ hırsızlığa kadar. Şimdi öyle pişmanım ki hiç bilemezsin. Burada bu şekilde, bir saniyecik bile kalmaktansa, ömür boyu aç kalmaya razıydım. Ağzıma içki değil, gerekirse bir yudum su bile koymazdım. Başımı da babam gibi secdeden kaldırmazdım.&lt;br /&gt;— Demek baban dindar biriydi, dedi dışardaki. Neden onun yolundan gitmedin ki?&lt;br /&gt;— Namaz kılmak biraz güç geldi, dedi adam. Oruç tutmak da öyle. Günde beş kez seccadeye yatmayı, uzun yaz günlerinde, aç ve susuz kalmayı istemedim. Açıkçası, havam bozulur diye korktum. Oysa şimdi bu karanlık çukurda yatıyorum. Tertemiz bir havaya, yemeğe ve suya hasret şekilde. Üstelik de dayanılmaz acılar içindeyim.&lt;br /&gt;Yaşlı adam, biraz düşünceliydi. Acaba bu ölü için bir fatiha okusa, ya da dualar etse, faydası olur muydu? Bu konuda açıkçası çok ümitsizdi. Bir insan, kullarına verdiği sayısız nimetlerle merhametini ispatlayan ve kendisini en çok "Rahim" ve "Rahman" isimleriyle tanıtan Allah'ın azabına uğramışsa, âciz bir kul, o kişiye nasıl yardım ederdi?&lt;br /&gt;Sessizce yerinden kalkıp ilerleyince, henüz yeni açılmış bir mezar gördü. Sahibini bekleyen bu çukurun yanında, birkaç tane içki şişesi vardı. Bir tek de ayakkabı.&lt;br /&gt;Hemen o yana koştu. Boş mezarın içinde, üstü başı içki kokan bir adam yatıyordu. Ceketi de yüzüne dolanmıştı.&lt;br /&gt;Yaşlı adam, önce mezara inmeyi düşündü. Fakat ağrıyan beliyle bu işi yapamazdı. Uzunca bir dal koparıp tekrar yanaştı ve bunu cekete taktırıp, sırt üstü yatan sarhoşun yüzünü açtı. Mezardaki adam, ondan fazla korkmuştu.&lt;br /&gt;Yaşlı olan, bir anda rahatlayıp:&lt;br /&gt;— Demek konuşan sendin? diye tebessüm etti. Seni ölü sanmıştım.&lt;br /&gt;Mezardaki, derin derin nefes aldıktan sonra:&lt;br /&gt;— Ben de öyle zannetmiştim!. diye sevindi. Geçen akşam buralarda içmiştik. Kafayı bulduğumda, bu çukura düşüp kaldım her halde.&lt;br /&gt;Sarhoşun vücudu perişan bir haldeydi. Sırt üstü düştüğünde, üç beş tane kaburgası kırılmış, bir kez bile çalışmayan beyni sarsılmış, bütün gece o mezarda yatıp kalmıştı.&lt;br /&gt;Yaşlı adam, hemen bir ambulans çağırdı. Sarhoş, mezardan kurtulup sedyeye alınırken, başını ona doğru güçlükle çevirerek:&lt;br /&gt;— Sağ olasın amca!. diye teşekkür etti. İyileşir iyileşmez sana haber veririm. Bol mezeli bir çilingir sofrası düzenleyip, yeniden doğduğum günü kutlarız.&lt;br /&gt;Kasım 2006   zafer dergisi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1417310823238182784?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1417310823238182784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1417310823238182784' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1417310823238182784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1417310823238182784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/07/mezar-sohbeti.html' title='Mezar Sohbeti'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-659168353809870297</id><published>2009-07-14T10:31:00.000+03:00</published><updated>2009-07-14T10:31:00.756+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yağlı boya'/><title type='text'>yağlı boya çalışmam</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSf57RS0dI/AAAAAAAAALw/bLNTDB2GTVo/s1600-h/c86.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356081674361950674" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 305px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSf57RS0dI/AAAAAAAAALw/bLNTDB2GTVo/s400/c86.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-659168353809870297?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/659168353809870297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=659168353809870297' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/659168353809870297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/659168353809870297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/07/yagl-boya-calsmam.html' title='yağlı boya çalışmam'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSf57RS0dI/AAAAAAAAALw/bLNTDB2GTVo/s72-c/c86.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6010613729596928698</id><published>2009-07-12T10:26:00.000+03:00</published><updated>2009-07-12T10:26:01.049+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Geç Kalmış Bir Ölüm</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;MURAT HÂKÎ ÖZ&lt;br /&gt;Seher, toprağın koynuna emanet ettiğimizde henüz 16 yaşındaydı. Henüz hayatının baharındaydı; ama ölmek için geç bile kalmıştı. 16 yaşında ölmenin geç kalması mı olur? Anlatayım.&lt;br /&gt;Yüzüne baktığınızda 16 yaşında olduğunu anlayamazdınız; yaşını göstermiyordu çünkü. Ama konuşmaları, tavırları hep yaşının daha ilerisindeydi, olgundu. Kaderin onun çelimsiz omuzlarına hepimizinkinden daha ağır bir yük yüklediğinden habersizdik.&lt;br /&gt;Sınıfın en sessizlerindendi. Bütün sınıfın bile ilgisinin dağıldığı anda bile Seher’in hep sizi dinlediğinden, gözlerinin hep öğretmeninde ve tahtada olduğundan emin olabilirdiniz. Birkaç haftada bir ortadan kaybolur, 1-2 gün okula gelmezdi. Eğer gelmediği günler yazılı yaptıysam, teneffüste beni mutlaka bulur, “Hocam ben yazılıya giremedim, ne zaman yazılı olayım?” derdi. “Gelmediğin günler için mazeretin, raporun var mı Seher?” derdim. Sadece “Var, hocam”, der başka bir şey söylemezdi. O üç harflik “var” kelimesinin içindeki raporu, diş ağrısıyla, griple veya öylesine basit bir hastalık ismiyle doldurabilirdiniz. Öyle basit, sıradan bir işmiş gibi söylerdi.&lt;br /&gt;Sınıfta ilk dönemin son yazılı sonuçlarını açıklarken “Seher, 98” dedim ve sınıfın en iyi notunu alan öğrenciyi tebrik etmek için gözlerim sınıfta dolandı. Seher gelmemişti. Ertesi gün, bir sonraki gün… Seher yine gelmedi, yakın sıra arkadaşları haberini getirdiler. Ağır hastaydı. Üzerinde pelüş bir ayıcık olan bir defter alındı ve hastaneye hatıra götürmek için arkadaşları, öğretmenleri, en güzel dileklerini yazmaya giriştiler. Henüz defter bitmemişti ki, Seher’in ölüm haberi geldi.&lt;br /&gt;Seher’in nasıl amansız bir hastalığa tutulmuş olduğunu ancak ölümünden sonra öğrendik. Hem annesi hem de babası Akdeniz anemisi hastalığının taşıyıcısıydı. O ise taşıyıcı değil, hasta olmuştu. Henüz bebekken teşhis konmuştu; düzenli olarak hastaneye gitmesi, kanının yenilenmesi gerekiyordu. Doktorları, “sürekli tedavi görmezse kısa zamanda ölecek; ancak çok iyi bakılsa bile 14-15 yaşına kadar yaşayabilir” demişlerdi…&lt;br /&gt;Caminin avlusunu lapa lapa kar doldururken, biricik evladını kaybetmiş anneyle beraber bitişikteki çay bahçesinde oturup salâyı dinledik. Kızının, hastalığını küçükken öğrendiğinde hayata küsmediğini, “liseyi bitirsem yeter” dediğini anlattı. Ancak ecel, diplomasını almasına sadece dört ay kala gelmişti. Tıpkı Tirmizi’de geçen bir hadisteki gibi:&lt;br /&gt;“Resûlullah (sas) yere bir çizgi çizdi ve: “Bu insanı temsil eder” buyurdu. Sonra ikinci bir çizgi daha çizerek: “Bu da ecelini temsil eder” buyurdu. Ondan daha uzağa bir çizgi daha çizdikten sonra: “Bu da emeldir” dedi ve ilâve etti: “İşte insan daha böyle iken (yani emeline kavuşmadan) ona daha yakın olan (eceli) ansızın geliverir.”&lt;br /&gt;Anne, “Seher hastanede koluna kan şişesi bağlıyken bile defterini açar ders çalışırdı. O gün okula gidemediyse hastaneden arkadaşlarını arar, ödevleri, işlenen konuları öğrenirdi.” dedi. Sonra uykusuzluktan ve ağlamaktan kızarmış gözlerini gözlerime denk getirdi, “Son sınavınızdan 98 almış, yüz bekliyordu halbuki…”&lt;br /&gt;O, omuzlar üzerinde ilerlerken, arkadaşlarının birçoğu belki de hayatlarında ilk kez bir mezarlığa girdi. Melekler tabutun üzerini bembeyaz kar taneleriyle doldururken onlar, daha birkaç gün önce yan yana oturdukları arkadaşlarının üzerini toprakla örttüler, ellerini açıp dua ettiler, onu ebediyet yurduna uğurladılar.&lt;br /&gt;Seher henüz 16 yaşındaydı. Ben öğretmendim, o öğrenciydi; ama benim ona öğrettiklerimden daha fazlasını o bana öğretti. Biz 60-70 senelik ömürleri kısa bulurken o doktorların biçtiği 15-16 senelik hayatı bile tevekkülle kabullendi, isyan etmedi. Yaşayışıyla bize ders verdi, okulun önüne getirildiği tabutunda bile hayatın kısalığını gösterdi. Hepimizin emelleri vardı; üniversite bitirecek, evlenecek, arabalar, evler alacaktık. Ama emellerimizin çizgisine ulaşamadan, ölüm son sınırı çizecekti. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Zaman ailem Sayı:226&lt;br /&gt; Bölüm:Hayatın İçinden&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6010613729596928698?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6010613729596928698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6010613729596928698' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6010613729596928698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6010613729596928698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/07/gec-kalms-bir-olum.html' title='Geç Kalmış Bir Ölüm'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2845287145594102734</id><published>2009-07-09T12:21:00.000+03:00</published><updated>2009-07-09T12:21:00.618+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tülbent oyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dantel'/><title type='text'>tülbent oyaları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSd7mkSUJI/AAAAAAAAALo/jjIFKo4Sk5o/s1600-h/e24.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356079504140947602" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSd7mkSUJI/AAAAAAAAALo/jjIFKo4Sk5o/s400/e24.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSd6Z14ydI/AAAAAAAAALg/aDhHfVEcUU4/s1600-h/e23.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356079483545242066" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSd6Z14ydI/AAAAAAAAALg/aDhHfVEcUU4/s400/e23.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSd5cFSE1I/AAAAAAAAALY/PxaK5z06zTc/s1600-h/e22.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356079466966815570" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSd5cFSE1I/AAAAAAAAALY/PxaK5z06zTc/s400/e22.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSd4bMOUSI/AAAAAAAAALQ/txGq9fODApo/s1600-h/e21.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356079449547624738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSd4bMOUSI/AAAAAAAAALQ/txGq9fODApo/s400/e21.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2845287145594102734?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2845287145594102734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2845287145594102734' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2845287145594102734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2845287145594102734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/07/tulbent-oyalar.html' title='tülbent oyaları'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SlSd7mkSUJI/AAAAAAAAALo/jjIFKo4Sk5o/s72-c/e24.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1740320313239941899</id><published>2009-07-08T16:16:00.000+03:00</published><updated>2009-07-08T16:21:21.439+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Anne Kalbi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=83"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;Zafer'den &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;DELİKANLI, katı yürekli, zalim bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemişti. Ancak kız, korkunç bir şart ileri sürerek;&lt;br /&gt;“Senin sevgini ölçmek istiyorum,” dedi. “Bunun için de köpeğime yedirmek üzere, bana annenin kalbini getireceksin.”&lt;br /&gt;Delikanlı, tüyler ürperten bu teklif karşısında ne yapacağını şaşırmış ve uzun bir tereddütten sonra, kıza karşı olan hislerine mağlûp olup, annesini öldürmeye karar vermişti. Annesi, belki de durumu farkettiği için oğluna fazla direnmedi. Ve çocuk, onu öldürerek kalbini çıkarıp bir mendile sardı. Sonra da o zalim kızın evine doğru yola çıktı.&lt;br /&gt;Kızın isteğini yerine getirmiş olmanın verdiği heyecan ile yolda koşarken, delikanlının ayağı bir taşa takıldı. Kendisi bir tarafa, mendil içindeki kalp bir tarafa fırladı. Canının acısından, ağzından ister istemez, “Ah anacığım!” sözleri döküldüğünde, annesinin tozlara bulanmış ve hâlâ soğumamış olan kalbinden şöyle bir ses yükseldi:&lt;br /&gt;“Canım yavrum! Bir yerin acıdı mı?”&lt;br /&gt;(Öykü dizimizin 11. kitabı olan, Sevgi Öyküleri-2’den alınmıştır.)&lt;br /&gt;Sayı: 349Ocak - 2006&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1740320313239941899?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1740320313239941899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1740320313239941899' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1740320313239941899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1740320313239941899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/07/anne-kalbi.html' title='Anne Kalbi'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6121861167743425473</id><published>2009-04-08T10:02:00.000+03:00</published><updated>2009-04-08T10:02:01.643+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bolera'/><title type='text'>ÖZNUR'UN ÖRDÜĞÜ BOLERA</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SdtQNGfyuFI/AAAAAAAAALI/ncE6c2Hq0jY/s1600-h/d121.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5321935570680854610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 313px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SdtQNGfyuFI/AAAAAAAAALI/ncE6c2Hq0jY/s400/d121.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6121861167743425473?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6121861167743425473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6121861167743425473' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6121861167743425473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6121861167743425473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/04/oznurun-ordugu-bolera.html' title='ÖZNUR&apos;UN ÖRDÜĞÜ BOLERA'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SdtQNGfyuFI/AAAAAAAAALI/ncE6c2Hq0jY/s72-c/d121.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-3192837749365275738</id><published>2009-04-07T15:38:00.000+03:00</published><updated>2009-04-07T15:49:38.723+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='peygamberimiz(s.a.v.)'/><title type='text'>Efendimizin ümmeti için korktuğu 4şey</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Peygamberimiz, asırlar öncesinden “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şeyler: Göbek bağlamak, çok uyku, tembellik ve yakîn (iman) azlığıdır” buyurarak şişmanlık tehlikesine dikkatleri çekiyor ve ümmetini uyarıyor.&lt;br /&gt;Günümüzde de tedavisi için uğraş verilen pek çok sağlık problemleri var. Bunlardan bir tanesi de şişmanlık. Özellikle gelişmiş ve gelişme yolunda olan ülkelerde şişman insan sayısı her geçen gün daha da artıyor. Doktorlar şişmanlığı artık en önemli sağlık problemleri sıralamasına alıyor ve şişmanlığın sebep olduğu hastalıklara karşı insanların dikkatlerini çekmeye çalışıyorlar. Şişmanlık vücudumuzu sadece estetik açıdan bozmakla kalmayıp, aynı zamanda çabuk yorulma, nefes darlığı, eklem ağrıları, şeker hastalığı, damar sertliği gibi beraberinde çeşitli ölümcül rahatsızlıklara da zemin hazırlıyor.&lt;br /&gt;Allah Resûlü, asırlar öncesinden "Ümmetim hakkında en çok korktuğum şeyler: Göbek bağlamak, çok uyku, tembellik ve yakîn (iman) azlığıdır." (Feyzü’l-Kadir, 1/278) buyurarak şişmanlık tehlikesine dikkatleri çekiyor ve ümmetini uyarıyor. Göbek bağlamak; hadisteki ifadesiyle "kiberu’lbatn" kendini gaflete salıp çok yiyen ve tabir caizse yemek için yaşayan ve tabii bunun neticesi olarak da olabildiğine şişman olan insan demektir ki bu, Allah Resulü’nün dünya ve ahiret hayatları adına endişe duyduğu insanların birinci özelliğidir.&lt;br /&gt;NİÇİN ŞİŞMANLIYORUZ?&lt;br /&gt;Uzmanlar, bel çevresi erkekte 94 santimetreden büyükse risk, 102 santimetreden büyük ise yüksek risk; kadında 80 santimetreden büyük ise risk, 88 santimetreden büyük ise, yüksek risk belirleyicisi olduğunu söylüyorlar. Hareketsiz ve monoton bir yaşam tarzı, beraberinde şişmanlık illetini getiriyor.&lt;br /&gt;Modern hayat, kişilere hazır, lezzetli, çeşitli, ucuz fakat yüksek enerjili yiyecekler sunuyor, buna karşılık fizikî aktiviteleri düşürüyor. Özel otomobiller, toplu ulaşım araçlarının yaygınlığı, binalardaki asansörler, televizyon bağımlılığı gibi daha pek çok sebepten dolayı bedenimizin ihtiyacı olan fizikî hareketlerden uzak kalıyoruz.&lt;br /&gt;ŞU HUSUSLARA DİKKAT!&lt;br /&gt;Kilo almaktan uzak durmak için şu hususlara dikkat edin: 1Kalorisi, yağ oranı fazla besinlerin alımı azaltılmalı, fizikî aktivite artırılmalı. 2Bol yağ, karbonhidrat ve kalori içeren gıdalar yerine, vitamin ve lif bakımından zengin, yağca fakir sebze ve meyveler yenilmeli. 3Bol şekerli ve asitli içeceklerden kaçınılmalı, bol su içilmeli. 4Çocuklardan fast-food türü yemek, kola ve gazoz içilmesi, kraker, cips ve bisküvi gibi gıdaların tüketilmesi azaltılmalı. 5Sabahları düzenli olarak sağlıklı kahvaltı yapılmalı. 6Buzdolabına daha çok yağca fakir gıdalar, meyve ve sebzeler konulmalı.&lt;br /&gt;PEYGAMBERİMİZ NE DİYOR?&lt;br /&gt;Hadis-i şeriflerden hareketle, "Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra da dört-beş saat yeme. Şifa hazımdadır; yani, kolayca hazmedeceğin miktarda ye. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal, yemek üstüne tekrar yemektir." diyor meşhur tabibimiz İbni Sina. O halde insan midesinin altında kalıp ezilmemeli, yemesini-içmesini disipline edebilen bir irade insanı olmalıdır. Yani mide insanı olmamalıdır. Aslında şişmanlık, -tıbbi bir problem yoksa- sünnete riayet eden bir Müslüman’da olmaması gereken bir durumdur. Hayatını sünnete göre programlayan bir kimse, yemesini de ona göre ayarlayacak, sofradan tam doymadan kalkacak ve hem bu dünyada hem de öte dünyada huzurlu ve mesut olacaktır.&lt;br /&gt;AZ YEMEK USTALIK, ÇOK YEMEK HASTALIK&lt;br /&gt;Kur’an ve sünneti çok iyi anlayan ve bunu hayatlarına yansıtıp çevrelerini nurlandıran mana âleminin sultanları az yemekle alakalı pek çok altın söz söylemişler. O sözlerden bazıları şunlardır:&lt;br /&gt;İlim ve amel, az yemekte, kalp temizliği az uyumakta, hikmet az konuşmaktadır. Az yemek ustalık, çok yemek hastalıktır. Çok yiyen çok uyur, herkesten tembel olur. Çok yemek heder, çok uyumak kederdir. Çok yemek zihni çalıştırmaz, çok uyumak menzile ulaştırmaz. Az yiyenin kalp gözü körleşmez, açlıkla hastalık birleşmez. Az yemek tembellikten uzaklaştırır, bilgi kazanmayı kolaylaştırır. Çok yemek, organları çok çalıştırıp yıpratır, tedavi için doktor aratır. Çok yemek tohumudur her derdin, az yemek ilacıdır her ferdin. Az ye, az uyu, az söyle, nimete kavuşulur böyle. Az yemek, meyveli bir ağaçtır, hasta kalplere ilaçtır.Hazırlayan: Ali İhsan ER / Bugün&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-3192837749365275738?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/3192837749365275738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=3192837749365275738' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3192837749365275738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3192837749365275738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/04/efendimizin-ummeti-icin-korktugu-4sey.html' title='Efendimizin ümmeti için korktuğu 4şey'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-4767282969763772779</id><published>2009-02-24T10:06:00.002+02:00</published><updated>2009-02-21T23:28:42.378+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ahşap boyama'/><title type='text'>tek vuruş çalışmam</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SaBtGCXuN8I/AAAAAAAAAKw/bJUWj_Pm57U/s1600-h/c88.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5305360311525455810" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SaBtGCXuN8I/AAAAAAAAAKw/bJUWj_Pm57U/s400/c88.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-4767282969763772779?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/4767282969763772779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=4767282969763772779' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4767282969763772779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4767282969763772779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/02/tek-vurus-calsmam.html' title='tek vuruş çalışmam'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SaBtGCXuN8I/AAAAAAAAAKw/bJUWj_Pm57U/s72-c/c88.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8831300717487322805</id><published>2009-02-23T10:04:00.000+02:00</published><updated>2009-02-23T10:04:00.297+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Kirpi ve Üzüm Taneleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=22677"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;Mustafa Demirağ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;SICAK bir yaz günüydü. Vakit öğleyi geçmiş, ikindiye doğru meyletmişti. Ben de biraz bağda çalışmış istirahat ediyordum. Bağın ortasındaki kayısı ağacına sırtımı yaslamış çayımı yudumluyordum. Bir ara az ileride, üzüm asmalarının arasında bir kıpırtı dikkatimi çekti. Yavaşça yerimden kalkıp; hareketin geldiği yere doğru eğildim, baktım. İri bir kirpi üzüm asmalarının arasından gidiyordu. Arada bir durup, üzüm salkımlarından bir iki tane alıp yiyor, tekrar yoluna devam ediyordu.&lt;br /&gt;İzlemeye devam ettim. Biraz ileride büyükçe bir salkımın altında durdu. Salkım hem iri hem de gayet olgun görünüyordu. Kirpi arka ayakları üzerine kalktı, ön ayakları ve dişleri ile üzüm salkımına tutundu. Hem ön ayakları ile üzümleri sıyırıyor hem de hızlıca salkımı sallıyordu. Birkaç defa tekrarladı bu hareketini. Merakla sonra ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyordum.&lt;br /&gt;Tanelerinin tamamına yakını yere dökülmüştü. Salkımı bıraktı, herhalde şimdi teker teker taneleri yiyecek diye düşündüm. Ama öyle yapmadı. Tanelerin toplandığı yere geldi. Ve birden, sırtındaki okları dikleştirip üzümlerin üzerinde yuvarlanmaya başladı. Üzüm tanelerinin hemen hemen hepsi sırtındaki oklara saplanmıştı. Sonra sırtındaki üzüm taneleriyle birlikte yavaşça oradan uzaklaştı. Taneleri düşürmemeye özen gösteriyordu. Muhtemelen, ondan yiyecek bekleyen yavrularına götürüyordu.&lt;br /&gt;Kirpi kendisine verilen donanımla şefkât yüklü bir teknik bulmuştu. Bu, Cenab-ı Hakk’ın bizlere ibret almamız için göz önümüze getirdiği bir tablo olmalıydı.&lt;br /&gt;Ağustos 2006 zafer dergisi&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8831300717487322805?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8831300717487322805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8831300717487322805' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8831300717487322805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8831300717487322805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/02/kirpi-ve-uzum-taneleri.html' title='Kirpi ve Üzüm Taneleri'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8534233230513308050</id><published>2009-02-22T10:02:00.000+02:00</published><updated>2009-02-22T10:02:00.615+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dantel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='havlu kenarı'/><title type='text'>havlu kenarı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SaBsEbJC6yI/AAAAAAAAAKo/1K_XxO60uxw/s1600-h/e48.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5305359184303418146" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SaBsEbJC6yI/AAAAAAAAAKo/1K_XxO60uxw/s400/e48.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8534233230513308050?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8534233230513308050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8534233230513308050' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8534233230513308050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8534233230513308050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/02/havlu-kenar_22.html' title='havlu kenarı'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SaBsEbJC6yI/AAAAAAAAAKo/1K_XxO60uxw/s72-c/e48.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1745863737506269311</id><published>2009-02-21T23:00:00.000+02:00</published><updated>2009-02-21T23:01:54.797+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hadis'/><title type='text'>HADİS</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;    .Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Kim bir iman yoluna çağırırsa, kendisine uyanların sevabı kadar, onların sevabından hiçbir şey eksilmeksizin sevap alır.Kim de bir sapkınlık yoluna davet ederse, sapanların günahı gibi, onların günahları eksilmeksizin günah alır."Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1745863737506269311?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1745863737506269311/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1745863737506269311' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1745863737506269311'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1745863737506269311'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/02/hadis.html' title='HADİS'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-150526054388444878</id><published>2009-02-08T09:56:00.000+02:00</published><updated>2009-02-08T09:56:00.363+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yelek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hobi'/><title type='text'>kız bebek yeleği</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYiTtFC83EI/AAAAAAAAAKg/lcummJViO1s/s1600-h/d120.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298647364259339330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYiTtFC83EI/AAAAAAAAAKg/lcummJViO1s/s400/d120.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-150526054388444878?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/150526054388444878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=150526054388444878' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/150526054388444878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/150526054388444878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/02/kz-bebek-yelegi.html' title='kız bebek yeleği'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYiTtFC83EI/AAAAAAAAAKg/lcummJViO1s/s72-c/d120.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1306510856842812410</id><published>2009-02-07T09:50:00.000+02:00</published><updated>2009-02-07T09:50:00.740+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan'/><title type='text'>"SAĞLAM KAFALAR, SAĞLAM VÜCÛDLARDA OLUR'MUŞ!</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;Mehmet Selahaddin Şimşek&lt;br /&gt;BÜLBÜL, dalında şakımak için mutlaka iri bir gürgen gövdesi aramaz... Zekânın, içinde ışıldayacağı vücud fânusunda manken endâmı aramadığı gibi.&lt;br /&gt;Tarihin fikir ve sanat galerisini dolduran müstesnâ kafalar, çok defa, eski Yunan heykellerinde olduğu gibi şişkin pazular, kabarık göğüsler, geniş omuzlar ve adaleli bacaklarıyla mevzûn ve müşekkel bedenler üzerinde durmuyor... Herkül kafaların çoğunda Herkül vücûdu yoktu.&lt;br /&gt;Ezop'tan Milton'a, Nietzsche'den Marcel Proust'a, Byron'dan George Orwell'a, Toulouse Lautrec'ten Van Gogha... kadar düşünce ve sanatta renk renk eserleriyle parıldıyan hasta ve sakat yıldızlar sıralansa, âdeta sağlam kafa ve kalpler için, ârızalı vücudlara ihtiyaç varmış zehâbına kapılmak bile mümkündür.&lt;br /&gt;"Karamazov Kardeşler"i manda kadar besili ve kudretli bir halterci değil, her hafta sar'a krizleri geçiren Dostoyevski yazdı. Kezâ "Yalnızız" da çam yarması bir atlet tarafından değil, ömrü hastalıklarla geçmiş Peyâmi Safa'nın dermânsız elleriyle yazılmıştı!..&lt;br /&gt;Görmek için gözlerin, işitmek için kulakların sıhhatli olması yetmez.&lt;br /&gt;Kaç milyon çift keskin göz, gözleri görmeyen Cemil Meriç'in gördüklerini görebilmiş, kaç milyon çift keskin kulak, kulakları duymayan Beethoven'in duyduklarını duyabilmiştir?&lt;br /&gt;İnsanlık pek çok meselenin cevabıyla, pek çok hassasiyeti beyni tümörlü Pascal'la, hasta ve mustarip Baudelaire'den öğrendi: Katırlar kadar sağlıklı yüzücü Spitz'lerden, yumrukçu Foreman'lardan, golcü Maradona'lardan değil!...&lt;br /&gt;Zekânın yetiştiği toprak, ne futbol çimenliğidir ne Kırkpınar çayırı.&lt;br /&gt;Nice sağlam vücûdlar gördüm ki, gerçekten de sağlam kafalar taşıyorlardı: mermer gibi, beton gibi, odun gibi!&lt;br /&gt;Sayı: 373Ocak – 2008 zafer dergisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1306510856842812410?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1306510856842812410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1306510856842812410' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1306510856842812410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1306510856842812410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/02/saglam-kafalar-saglam-vucudlarda.html' title='&quot;SAĞLAM KAFALAR, SAĞLAM VÜCÛDLARDA OLUR&apos;MUŞ!'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6400107661207476656</id><published>2009-02-05T10:46:00.000+02:00</published><updated>2009-02-05T10:46:00.909+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fiskos örtüsü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örtü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dantel'/><title type='text'>fiskos örtüsü</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYiRot_2CaI/AAAAAAAAAKY/fWMpcVZhurM/s1600-h/e50.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298645090329561506" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYiRot_2CaI/AAAAAAAAAKY/fWMpcVZhurM/s400/e50.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6400107661207476656?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6400107661207476656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6400107661207476656' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6400107661207476656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6400107661207476656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/02/fiskos-ortusu.html' title='fiskos örtüsü'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYiRot_2CaI/AAAAAAAAAKY/fWMpcVZhurM/s72-c/e50.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8347447640983370077</id><published>2009-02-04T09:44:00.000+02:00</published><updated>2009-02-04T09:44:01.037+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>BABACI / HAYATIN İÇİNDEN</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=16"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Cüneyd Suavi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;KÜÇÜK çocuk okuldan gelir gelmez holün sonundaki odaya doğru gitti. Ve duvarın dibinde duran tabureye çıkarak, kapının üstündeki camlı bölümden baktı. Babacığı her zamanki yerinde, eski bir sedirde oturuyordu. Önünde de birkaç tane içki şişesi vardı. Sedirin üstüne yayılan örtü, sigara yanıklarıyla yer yer delinmiş, dökülen sıvılarla rengini kaybetmişti. Köşedeki televizyon yine açıktı, babası ona bakacak durumda olmasa da...&lt;br /&gt;Küçük çocuk okula yeni başlamıştı. Buna rağmen kontrol görevini, büyüklere taş çıkartacak bir şekilde yapar, bu işe her şeyden fazla önem verirdi. Çünkü babası sızınca sigarasını elinden düşürür, bazen üstünü başını, bazen yorganı, bazen de yerdeki kilimleri yakardı. Üstelik de her yere alkol bulaştığından, o zamana kadar bir yangın çıkmaması, mucizeden başka bir şey değildi.&lt;br /&gt;Babası için ettiği dualar, daha yangın çıkmadan onu söndürüyordu.&lt;br /&gt;Küçük çocuk kontrol işlemini, kapının üstünden yapmak zorunda idi. Çünkü içeri girse çok kötü azarlanır, duyduğu üzüntüden, o günkü hiç bir dersine çalışamazdı. Anneciği "geçim işi"ni üstlenmişti. Sürekli olmasa da, haftada birkaç gün temizliğe giderdi. Küçük çocuk bu günlerde babasına daha fazla ihtimam gösterirdi. Holün duvarındaki sarkaçlı saatleri, ona görev vaktini bildirirdi. Buçuklarla birlikte, bu da yarım saatte bir demekti. İkide bir yerinden kalkmaya üşense de, babasına duyduğu sevgiden ötürü, bu işten asla şikayet etmezdi. En büyük üzüntüsü ona yaklaşamamak, bir kerecik bile okşanmamaktı. "Tek çocuk çok kıymetlidir." diyenler, bu bakımdan kesinlikle yanılıyordu.&lt;br /&gt;Babası, yıllar boyu kapandığı odadan sadece tuvalet ihtiyacı için ayrılır, daha sonra hiç bir mekâna uğramadan, âdeta koşarcasına geri dönerdi. Küçük çocuk kapının açıldığını duyunca aceleyle koridora fırlayıp, babasının kendisiyle konuşmasını, hatta bazen rüyasında gördüğü gibi, sarılarak öpmesini beklerdi.&lt;br /&gt;Fakat ondan sadece tek bir kelime duyardı: "N'aber?"&lt;br /&gt;"İyiyim babacım!." derdi gülümseyerek ve sevgisini gönlüne hapsederek...&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Çocuk bir gün yine okuldan döndüğünde, kontrol vazifesini yapmak istedi. Fakat çıktığı taburenin bir ayağı aniden kırılınca, kapının pervazına asılı kaldı. Ellerini bırakarak aşağı atlaması, onun için son derece basit bir işti. Fakat tabure devrilip tersine dönmüş, sivri bir kama şeklinde kırılan ayak, tam atlayacağı yere gelmişti.&lt;br /&gt;Çocuk o şekilde sallanıp durmaktayken, babası sesleri duyup dışarı çıktı. Ve tabureyi bir kenara ittikten sonra, oğlunu bel kısmından sıkıca kavrayarak:&lt;br /&gt;"Ellerini bırak!." diye bağırdı. "Merak etme seni tuttum, düşmezsin."&lt;br /&gt;Küçük çocuk, bu sözleri hiç duymamış gibiydi. O şekilde beklerken:&lt;br /&gt;"Bırak, bırak, korkma!." diye tekrarladı babası. "Seni çok sıkı tuttum, endişelenme!."&lt;br /&gt;Çocuk, ancak kendisinin duyacağı şekilde:&lt;br /&gt;"Gücüm tükenmeden bırakmam babacım!." dedi. "Çünkü bana ilk defa sarılıyorsun.”&lt;br /&gt;Sayı: 374Şubat – 2008  zafer dergisi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8347447640983370077?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8347447640983370077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8347447640983370077' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8347447640983370077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8347447640983370077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/02/babaci-hayatin-icinden.html' title='BABACI / HAYATIN İÇİNDEN'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1455577530827164396</id><published>2009-02-03T20:41:00.000+02:00</published><updated>2009-02-03T20:44:04.695+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dantel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='havlu kenarı'/><title type='text'>havlu kenarı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYiQM_HeEuI/AAAAAAAAAKQ/TmFTVeOXqzQ/s1600-h/e53.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298643514376983266" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYiQM_HeEuI/AAAAAAAAAKQ/TmFTVeOXqzQ/s400/e53.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1455577530827164396?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1455577530827164396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1455577530827164396' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1455577530827164396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1455577530827164396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/02/havlu-kenar.html' title='havlu kenarı'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYiQM_HeEuI/AAAAAAAAAKQ/TmFTVeOXqzQ/s72-c/e53.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-7313435133297646498</id><published>2009-01-31T09:42:00.001+02:00</published><updated>2009-01-31T09:42:01.037+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='renkler'/><title type='text'>Renklerin insanlar üzerindeki etkileri</title><content type='html'>&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#993399;"&gt;Hayatımızdaki  vazgeçilmez  ögelerdendir renkler...Yaşadığımız  mekanlardan , giydiğimiz  kıyafetlere , eşyalarımızdan kendi  öz  rengimize kadar  yer  alan  ve  her  yerde  var  olan bir nev’i   görsel  cümbüş...&lt;br /&gt;Öyle ki  sadece  etrafımıza  bile  baksak Rabbimizin  yarattığı tüm  antika  sanatlarında  renklerin  ne  kadar  mükemmel  ve  uyumlu yerlerde  kullanıldıklarını  görebiliriz.&lt;br /&gt;İnsan  yaşamı  için  basit  gibi  gözüken  fakat  mana  itibarıyla  dolu  olan bu  görsel  değer,  kişiler  için  neler ifade  ediyor , hangi  renkler  insanda  neler  hissettiriyor biraz  bahsedelim.Ne dersiniz  acaba  siz  hangi  rengi  kendinize  yakın  buluyorsunuz , kararı okuduktan  sonra  verin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giysilerde  renk  tercihi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KIRMIZI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırmızı  ağırlıklı  giyinen  insanlar , bizimle  ilgili  olsun  olmasın , çabuk  karar  verebilen insanlardır.Dğişken  kişilikleri  vardır  ve  genellikle  en  son söyleyecekleri  sözü  en  başta  söylerler.Kırmızı  giyen insanlar  daima  aktif  olacaktırlar.Eğer  aktifliklerini  kısıtlarlarsa , fiziksel  hareketleri  gergin  ve  sinirli  bir  hal  alır.Kendilerini  ifade  edemezlerse , çok  negatif  bir  hal  alırlar.Eğer  kırmızı  ailesinden  renkleri  seviyorsanız , aktivite  ihtiyacında  olduğunuzu  bilmelisiniz.&lt;br /&gt;Hayatınızdaki  sevdiğiniz  kişi,  renkli giyinmeyi  sevmiyorsa , renkleri  göze  batmadan  giymeyi  öğrenmelisiniz.Bu  onların  durgun  yönlerine  yardımcı  olacak  ve  aynı  zamanda , gerginlik ve  sinirli  hallerini  azaltacaktır.Renkleri  kullanırken  insanları  rahatsız etmemenin  bir  sürü  yolu  vardır : Beyaz giysimizin  üzerine  kırmızı  ve ya  pembe eşarp , kırmızı bir  cep  mendili ,ceket , gömlek , elbise  ve ya  bluzunuza  iliştirilecek  küçük  kırmızı  bir iğne ,kırmızı  çizgili  beyaz ve ya  gri  giysiler  gibi.Sevgi  ortamları  için  pembe  en  iyi  renktir ama  aynı  zamanda fiziksel  gücümüzü  azaltıcı  bir etkisi de  vardır , bunu  unutmayın!Karşılaşmanız  gerken  insan  çok  sinirliyse, pembe  giyin.Bu  onun  kabalığını  yumuşatacaktır.Fakat  tamamen  ortadan  kaldırmaz.Sadece  ortamın sinirlenecek  kadar  önemli  olmadığını  düşünecektir.Pmbe  renk  ortadan  kaybolduğunda , bu kişiler yine eski  hallerine  dönecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TURUNCU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giysilerinde  ağırlıklı  olarak  turuncu , şeftali  rengi , somon  ve  kahverenginin  bazı  tonlarını  tercih  eden  insanlar , hareketi  seven  insanlardır.Genellikle  sinirli ve içe  kapanıktırlar.Bu  bir  çelişki  gibi  görünüyor  değil mi?Eğer  bu  insanlardan  daha  kıdemli  değilseniz , onlara  karşı  nazik  olduğunuzdan  emin  olun.Sahip  oldukları&lt;br /&gt; Enerji ,  kesinlikle  pasif  değildir.Sağduyulu  olun!Aşil’in  zayıf  noktasının  topuğu  olduğu  gibi , onların  zayıf  noktaları da sırtlarıdır.Turuncu  giyen  insanların  çoğunun  sırt  problemi  vardır.Sabısız  olduklarından  doğru  şekilde  eğilmeyi  unurlar  genelde.On durumun  dokuzunda  sırtlarını  geriye  doğru  atarlar.Bu noktada  onlarla  konuşabilirsiniz.Turuncu  seven  insanların  diğer  bir özelliği de elleri  ve  bedenlerinin  yaratıcılının  yüksek  oluşudurÖlçüm  yetenekleri  iyi  olan , hareketli  bir  düşünsel  süreçleri  vardır.Onları  konuşarak  iknaetmeye  çalışmak  yeterli  olmaz.Çünkü  dil  kullanımı  konusunda  oldukça  iyidirler.Bazı zamanlar  kırmmızı , konuşma  için  fazla  duygusal  kalır  ama  turuncu  öyle  değildir.Bununla  birlikte harekete  ihtiyaç  duyduklarından yürürler , kollarını  sallarlar  ve  bolca  mimik  kullanırlar.&lt;br /&gt;Denge  sağlamak  için  en  iyisi  yeşil  ve ya  turkuvaz  giyin  ya da kontrol  sağlamak  için siyah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giyimlerinde  sarı  renk baskın olan kişilerin  düşünsel  yönleri  kuvvetlidir.Bedenlerini  nasıl  kullanacaklarını  bilirler  ama düşünsel  yönlerini  kullanmaya  daha  eğilimlidirler.Bazen  başkalarını rahatsız  edici  derecede içe dönük , bazen de  sessizliği  özlenecek  kadar  konuşkan  olurlar.İnce  bir  espri  anlayışları  vardır.Genellikle  ve  parlak  bir  görünüm  sergilerler.Başkalarıyla ilişkilerinde  detay  bilgilerle  ilgilenirler.Genelde  her şeyi  son  dakikaya  bırakırlar.Bununla  beraber , kendilerine  göre  bir  zaman  sınırlaması da  yaparlar...Pratiktirler , iyi  yapılanmış  ve  iyi  organize  olmuşlardır.Eğer  değişim  yapacak  kişiler  arıyorsanız , sarı  baskın  giyinen  kişileri  tercih edin.Anlamlı  cevapları , pratiklikleri ve  günlük  hayata  dair  mantıklı  çözümleri  ile  size  oldukça  yararllı  bir  şekilde  yardımcı  olacaklardır.Eğer  utangaç  biriyseniz  ve  kendinizi &lt;br /&gt; ifade  etmekte  güçlük  çekiyorsanız , sarı  giymeye  başlayın.Kısa  bir  süre  sonra  kendinizdeki  değişikliği  farkedebileceksiniz.Eğer zaten  çok  konuşkan  biriyseniz  ve bu  özelliğinizi  biraz  frenlemek  istiyorsanız , sarı , dikkatle  kullanmanız  gereken  bir  renktir.Sarı  ve  siyah  kombinasyonlarında  dikkatli  olun.Bunlar  saldırıya  hazır  savaşçıların  renkleridir.Yine  de  kendini  ifade  edemeyen bir  kişiliğe  sahipseniz , sarı  siyah  kombinasyonları  sizin  için  doktorun  yazacağı  ilaç  kadar  gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YEŞİL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil  giyen  insanlar , genellikle  dışa  dönük , dengeli , iyimser , enerjik  ve  başarı  odaklıdırlar.Yeşilin  geniş  bir  açılımı  olduğundan  ayrı  gruplarda  incelmek  gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ELMA  YEŞİLİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle  bu  rengi  giyen  insanlar , dış  dünyada  stresliolmalarıa  yol  açan  ve  iç  dünyalarından kaynaklanan  bir  güvensizlik  duygusuna  sahiptirler.Ama  bunu  her zaman  inkar  ederler.Maddi  çıkarları  onlar  için  çok  önemlidir.Yeşilden hoşlansın  hoşlanmasın  bu herkes  için  geçerlidir.Bu  ihtiyaçları , kişiliklerinin  bazı şeylerden  yoksun  bırakılmış  olmasından  kaynaklanır  ve  yeşil  giyerek  bunu  telafi  etmek  isterler.Yeşilin  bu  tonundan  hoşnut  oldukları  zaman , güvensiz  hisstmeye  debam ederler.Bu  renkleri  giyen  insanlarla  karşılaştığınızda , onları  oldukları  pozisyondan  uzaklaştırmaya  çalışmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SAF  YEŞİL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu rengi  giyenler , son  derece  iyimser , dışa  dönük , hırslı  ve  istekleri  için  risk  almaktan  çekinmeyen  insanlardır.Bilgi  edinmek  istiyorsanız , bu  renkten  çok  fazla  giyen  kişleri  tercih edin.&lt;br /&gt;Bu  rengi giydiğimizde  daha , daha  iyimser  hale geliriz.Bir  iş  için görüşmeye  gidilirken  bu  rengin  giyilmesi  tavsiye  edilir.Çünkü  tüm  işverenlerin  istediği  gibi , bu renk  görüşme  yapanı  son  derece  iyimser  halae  getirir.Saf  yeşil ,kasları  gevşetir ve  sakar  hareketlerin  ortaya  çıkmamasını  sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAVİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mavi  rengi  giyenler, şıpsevdi ve  yüzeyseldir  ama  aynı  zamanda da  hoş...Geleneksel  olmayan , kalabalığın  bir  parçası  olmaya  çalışan  insanlardır.Gerektiğinde  yalan  söylemezler , sadece  doğruyu  saklarlar.Düşünceleri  şöyledir “Zorunlu  değilseniz  kimseyi  incitmeye  gerek  yoktur.” &lt;br /&gt;Mavi  rengi  sevenler , duygularını  arka  planda  tutarlar.Başkalarından  çok  kendilerine  zarar  verirler.Hiperaktif  biriyseniz , mavi  giymek  sizi  biraz  sakinleştirebilir.Kırmızı  katılırsa  fiziksel  aktivite  artar , siyah ise  yön  kazandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEYAZ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok  fazla  beyaz  giyen insanlar  aşırı  hassastırlar.Beyazın  sağladığı  koruyuculuk özelliğine  ihtiyaç  duyarlar.Çoğu  zaman  diğer  agresif  renkleri  nötrleştiren , bir renktir.Kafanızda  bir  şüphe  varsa , giyilecek  en  ideal  renktir.Çoğunlukla  beyaz  giyen  biriyle  çalışıyorsanız , rahatlıkla  her  rengi  giyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİYAH&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyah  ağırlıklı  giyen  insanlar , genellikle  motivasyonu yüksek , liderliğe  ihtiyaç  duymayan , güvenilir  ve  son  derece  sadık  insanlardır.Yorgun  olduğumuzda  , siyah  giymek  bize  destek  sağlar.bu  rengi giyenler  enerji  dolu  ve  açık  sözlüdürler.Siyah  aynı  zamanda  bize YÖN  verir.Gidebiliriz ve ya  kalabilirz...bu  bize  kalmıştır.Eğer  sürekli  fikir  değiştiren  biriyle  çalışıyorsak , siyah  ortamın  dengeli  olmasını  sağlayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                           Not: Arzu  Kesçi’nin çevirisini  yaptığı Nancy  Ann’in “ Ruhsal  Renginiz  ve  Hayatınızın  Anlamı” adlı  kitaptan  alınmıştır.&lt;br /&gt;http://www.hanimlar.com&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-7313435133297646498?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/7313435133297646498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=7313435133297646498' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7313435133297646498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7313435133297646498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/01/renklerin-insanlar-uzerindeki-etkileri.html' title='Renklerin insanlar üzerindeki etkileri'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-4430700804168301850</id><published>2009-01-29T21:41:00.000+02:00</published><updated>2009-01-29T21:42:45.269+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bayan kazak'/><title type='text'>tığ işi hırkam</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYIGjpVAkLI/AAAAAAAAAKI/eYvHU9A2wzg/s1600-h/d114.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296803321200283826" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYIGjpVAkLI/AAAAAAAAAKI/eYvHU9A2wzg/s400/d114.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-4430700804168301850?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/4430700804168301850/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=4430700804168301850' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4430700804168301850'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4430700804168301850'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/01/tg-isi-hrkam.html' title='tığ işi hırkam'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SYIGjpVAkLI/AAAAAAAAAKI/eYvHU9A2wzg/s72-c/d114.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2193678726576920622</id><published>2009-01-10T10:04:00.000+02:00</published><updated>2009-01-10T10:04:00.408+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='peygamberimiz(s.a.v.)'/><title type='text'>Hz. Peygamber’le Hz. Fatıma nasıl bir baba-kızdı?</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;ESMA SAYIN EKERİM&lt;br /&gt;Hz. Peygamber ile Hz. Fatıma arasındaki diyaloğa baktığımızda adalet ve güven esasının öncelikli olduğunu görmekteyiz. Rasulullah sürekli, Hz. Fatıma’yı üstünlüğün ve faziletin örneği olarak tanımlardı.&lt;br /&gt;Hz. Peygamber her fırsatta kızını ibadete teşvik etmiştir. O, namazlarında Hz. Fatıma’nın penceresini tıklatır, namaza kalkmalarını söylerdi. O da işten artan vaktini ibadetle geçirirdi. Hz. Ali’den rivayetle bir gece Rasulullah’ın kendisine ve kızı Fatıma’ya ziyaret için geldiği ve “Siz namaz kılmaz mısınız?” diyerek teheccüd namazına teşvik buyurduğu ifade edilmiştir. (Buhari, Sahih, Kitabü’t-Tefsir, 195)&lt;br /&gt;Hz. Peygamber kızını sıkıntılı günlerinde ibadet ve zikirle huzur bulmaya davet ediyordu. Hz. Fatıma’nın hayatı yokluk içinde geçmiştir. Hz. Peygamber de bu duruma çok üzülürdü. Bir ara Hz. Fatıma kendisinden işlerine yardımcı olması için bir yardımcı istemişti. Rasulullah da bunu yapmasının mevcut şartlar içerisinde imkansız olduğunu söylemişti. Rasulullah bunun yerine Hz. Fatıma’ya her namazdan sonra on kere “Allah-u Ekber”, on kere “Sübhanallah”, on kere “Elhamdülillah” demesini tavsiye etmiştir. (İbn Sa’d, Tabakat, C. 8, 21)&lt;br /&gt;Fatıma ile babası Rasulullah’ın ilişkisi baba-kız ilişkisinden daha ziyade manevi anlamda ruhlarının bütünleşmesinden meydana gelen bir muhabbettir.&lt;br /&gt;Onlar bütün acılarına rağmen birbirlerinden hiç kopmamışlardır. Hz. Fatıma aynı zamanda babasına her anlamda kol kanat germiştir. Sürgünde ve yalnızlığında O’nun yanında olmuştur. O’nun üzüntülerini paylaşmış, mücadelesinde O’na arkadaş olmuştur. Babası Taif’ten kanlar içinde döndüğünde yalnız başına O’nu karşılamaya gelmiştir. Çocuksu, sevimli çabalarıyla O’na acılarını, dertlerini unutturup O’nu kendisine çekmiştir. Hz. Fatıma sıcak ilgisiyle Rasulullah’ın kalbini ferahlatmış; sevgisini, imanının ve hayatının her anını babasına adamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman ailem Sayı:&lt;br /&gt;224&lt;br /&gt;Bölüm:&lt;br /&gt;Seçilmiş İnsan&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2193678726576920622?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2193678726576920622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2193678726576920622' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2193678726576920622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2193678726576920622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/01/hz-peygamberle-hz-fatma-nasl-bir-baba.html' title='Hz. Peygamber’le Hz. Fatıma nasıl bir baba-kızdı?'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8579936078043266371</id><published>2009-01-09T10:00:00.001+02:00</published><updated>2009-01-09T10:00:00.488+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='havlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boyama'/><title type='text'>boyama havlu</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SWH21MgtMrI/AAAAAAAAAKA/ELH9M3xqJjA/s1600-h/e47.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287778831261577906" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SWH21MgtMrI/AAAAAAAAAKA/ELH9M3xqJjA/s400/e47.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8579936078043266371?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8579936078043266371/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8579936078043266371' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8579936078043266371'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8579936078043266371'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/01/boyama-havlu.html' title='boyama havlu'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SWH21MgtMrI/AAAAAAAAAKA/ELH9M3xqJjA/s72-c/e47.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8551664276746888663</id><published>2009-01-08T10:58:00.000+02:00</published><updated>2009-01-08T10:58:00.276+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hadis'/><title type='text'>hadis</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bize sadaka vermemizi emretti. O anda malım vardı. Ebû Bekiri geçersem ancak bugün geçerim, dedim. Malımın yarısını alıp getirdim.Bana, "Ailen için geride ne bıraktın?" diye sordu."Diğer yarısını bıraktım," dedim.Sonra Ebû Bekir malının tümünü getirdi.Ona dedi ki: "Ey Ebû Bekir! Çoluk çocuğuna ne bıraktın?""Onlara Allah ve Resûlünü bıraktım," demez mi, hayret ettim ve içimden dedim ki: "Hiçbir şeyde ben onu asla geçemem."Ömer radıyallahu anh. Tirmizî.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8551664276746888663?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8551664276746888663/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8551664276746888663' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8551664276746888663'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8551664276746888663'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/01/hadis.html' title='hadis'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8587596881338043330</id><published>2009-01-07T10:55:00.000+02:00</published><updated>2009-01-07T10:55:01.099+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='patik'/><title type='text'>patik</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SWH1sAAWohI/AAAAAAAAAJ4/ZeZdZdU5aDw/s1600-h/d110.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287777573774205458" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SWH1sAAWohI/AAAAAAAAAJ4/ZeZdZdU5aDw/s400/d110.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8587596881338043330?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8587596881338043330/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8587596881338043330' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8587596881338043330'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8587596881338043330'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/01/patik.html' title='patik'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SWH1sAAWohI/AAAAAAAAAJ4/ZeZdZdU5aDw/s72-c/d110.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1731592091618887498</id><published>2009-01-06T10:52:00.000+02:00</published><updated>2009-01-06T10:52:01.170+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Korkuluğun Kalbi</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;Ufaklığın bu yaşına kadar gördüğü en korkunç şey korkuluktu. Onun, alaycı ve hırsız kargalardan, tarlayı koruduğunu bilmese, ne yapar eder babacığını ikna edip ondan kurtulurdu. Çok çirkindi ama! Hem çirkin, hem de iğreeenç! Arada bir onu rüyalarında bile görürdü. Kâbuslarında yani. Çünkü “korkulu rüyalara kâbus denir” demişti annesi.&lt;br /&gt;Küçük kız, giderek daha da büyüttüğü göz deliğinden korkuluğu uzun uzun seyretti. Bir ara neşeli şakımalarıyla birkaç saka kuşu, korkuluğun tepesinde, uçuşmaya başladı. “Ha ha! Şimdi korkar kaçarlar”, dedi küçük kız. Kaçmadılar. Neşeli şarkılarını söyleye söyleye, korkuluğun samandan gövdesine geçirilen o eski ceketin üzerine kondular.&lt;br /&gt;“Kalbine kondular” dedi. Ama korkuluğun kalbi var mıydı ki? Sakalar korkuluğun sağına soluna konuyor, üstünde uçuşuyordu, arada bir de ceketin ceplerine girip girip çıkıyorlardı. Birisi ceketin cebine girerken, diğerleri şakır şakır ötüşüyordu. Doğrusu pek merak etti. Bu gulyabanide ne vardı da, sevimli sakalar etrafından ayrılmıyorlardı. Hem koskoca kargaların ödünü patlatan korkuluk, bi lokma sakalara bişeycik yapmaz mıydı ki? Korkuluğun kalbi var mıydı? Sakalar onu niye severlerdi. Ya korkuluk niye ilişmezdi sakalara?&lt;br /&gt;Sabah kahvaltısındaki, tereyağlı kızarmış ekmeklerin hepsini yemek ve sütü de dökmeden tamamını içmek karşılığında, babasından kendisini korkuluğun yanına götürmesine dair söz aldı.&lt;br /&gt;Kahvaltı bitince, “hadi kızım” dedi babası. Yürü bakalım aşağı tarlaya, korkuluğu görmeye. Baba-kız el ele tutuşup karla kaplandığı için pek de belli olmayan patikadan korkuluğa yürümeye başladılar. Merak ediyordu ama, korkmuyor da değildi. Hele şu geveze kargalar olur olmaz yerde “Gaak!” diye bağırmıyorlar mıydı. İçi pek ürperiyordu doğrusu. Acaba vazgeçse miydi?&lt;br /&gt;Karda bir yığın iz bırakarak, bata çıka süren kısa yolculuktan sonra korkuluğun yanına geldiler.&lt;br /&gt;-Baba, dedi küçük kız. Niye sakalar kargalar gibi korkuluktan korkmuyor? Niye üzerinde uçuşup, ceketine konuyorlar, ceplerine giriyorlar? Korkuluk sakalara bişeycik yapmaz mı? Kargalara mı yapar? Severler mi sakalar korkuluğu, ya korkuluk?&lt;br /&gt;Küçük kızının merakını anlayan baba korkuluğa doğru ilerledi.&lt;br /&gt;-Bak kızım, dedi. Her şeyin sırrı bu ottan adamın kalbinde gizli.&lt;br /&gt;-Kalbinde miii? diye sordu küçük kız. Demek korkuluğun kalbide varmış diye düşündü.&lt;br /&gt;-Yaa! Korkuluğun kalbi var öyle mi?&lt;br /&gt;-Var ya!&lt;br /&gt;Sonra babası, korkuluğun ceketindeki sol üst cebe elini daldırdı ve bir avuç buğday çıkardı. Gördün mü bak? Korkuluğun kalbi burada işte. Sakalar serçeler kışın dane bulamaz diye, biz korkulukların cebine buğday koruz.&lt;br /&gt;Zafer dergisi mart 2000&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1731592091618887498?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1731592091618887498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1731592091618887498' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1731592091618887498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1731592091618887498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/01/korkuluun-kalbi.html' title='Korkuluğun Kalbi'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-309684136125253708</id><published>2009-01-05T13:50:00.001+02:00</published><updated>2009-01-05T13:52:51.218+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='panço'/><title type='text'>panço</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SWH0KhlyNdI/AAAAAAAAAJw/FygKgqG5h-8/s1600-h/d107.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287775899162392018" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 388px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SWH0KhlyNdI/AAAAAAAAAJw/FygKgqG5h-8/s400/d107.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-309684136125253708?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/309684136125253708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=309684136125253708' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/309684136125253708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/309684136125253708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2009/01/pano.html' title='panço'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SWH0KhlyNdI/AAAAAAAAAJw/FygKgqG5h-8/s72-c/d107.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-4948225675739626932</id><published>2008-12-29T10:26:00.000+02:00</published><updated>2008-12-29T10:26:00.287+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tefekkür'/><title type='text'>Tevbenin Kabulü</title><content type='html'>&lt;a title="Abdullah S. DEMİRTAŞ tarafından yazılan yazılar" href="http://www.semerkanddergisi.com/?author=7"&gt;Abdullah S. DEMİRTAŞ&lt;/a&gt; • Şubat 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alimlerden birine sorarlar:– Bir kişi tevbe ettiğinde, bu tevbenin kabul edilip edilmediğini bilebilir mi?&lt;br /&gt;Alim şöyle cevap verdi:– Bu konuda kesin bir hüküm verilemez. Fakat kabul edildiğinin bazı alametleri vardır. Bunlar:&lt;br /&gt;• Kişinin günah işleme arzusundan uzaklaşması,&lt;br /&gt;• Kalbindeki umursamaz rahatlığın gitmesi ve Allah Tealâ’nın her şeye şahit olduğunu bilmesi,&lt;br /&gt;• Salih ve hayırlı kişilerle birlikte olup; fâsık, günahkâr kimselerden uzak durması,&lt;br /&gt;• Dünya malının azını çok, ahiret amelinin çoğunu az görmesi,&lt;br /&gt;• Kalbinin sürekli Allah’ın farz kıldığı amellerle meşgul olması,&lt;br /&gt;• Dilini lüzumsuz konuşmalardan koruması,&lt;br /&gt;• Devamlı tefekkür hali üzere bulunması,&lt;br /&gt;• Geçmişte işlediği günahlardan dolayı pişmanlık duymasıdır.(İmam Gazâlî, Mükâşefetü’l-Kulûb)&lt;br /&gt;www.semerkanddergisi.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-4948225675739626932?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/4948225675739626932/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=4948225675739626932' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4948225675739626932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4948225675739626932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/12/tevbenin-kabul.html' title='Tevbenin Kabulü'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-4975182741702894305</id><published>2008-12-28T10:20:00.000+02:00</published><updated>2008-12-28T10:20:00.504+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><title type='text'>GÜVEÇ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SVZkErMWM6I/AAAAAAAAAJo/KPdKs7kVltE/s1600-h/b42.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284521244242621346" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SVZkErMWM6I/AAAAAAAAAJo/KPdKs7kVltE/s400/b42.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;strong&gt; &lt;span style="font-size:130%;color:#000099;"&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;2 kg dana eti&lt;br /&gt;5-6 domates&lt;br /&gt;5-6 biber&lt;br /&gt;1kaşık salça&lt;br /&gt;1 soğan&lt;br /&gt;Tuz&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;Et yemeklik doğranır. Domatesler soyulur ve elma dilimli doğranır. Biber iri doğranır. Domates ve biberin birazını ayrılır. Soğan yemeklik doğranır. Bütün malzemeler bir kapta karıştırılır. Toprak güveç kabının altı az yağlanır. Malzeme içine yerleştirilir. En küçük ocakta kısık ateşte 3 saat pişirin. Daha sonra ayırdığınız domates ve biberi üzerine döşeyip,200 derecede ısıtılmış fırında 1 saat kadar  daha pişirin.&lt;br /&gt;                                          Afiyet olsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-4975182741702894305?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/4975182741702894305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=4975182741702894305' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4975182741702894305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4975182741702894305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/12/gve.html' title='GÜVEÇ'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SVZkErMWM6I/AAAAAAAAAJo/KPdKs7kVltE/s72-c/b42.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1485020579894496435</id><published>2008-12-27T19:14:00.002+02:00</published><updated>2008-12-27T19:19:36.363+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kan grupları'/><title type='text'>Kan Gruplarının Özellikleri!</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;“0” Grubu “Sıcak” Olumlu yönleri: Özgüven sahibi, güçlü karar mekanizmasına sahip, sadık, kendi kararını kendi veren, eleştirici. Olumsuz yönleri: İşkolik, duygusal, inatçı, soğuk, bencil, geçimsiz, endişeli Gerçekler :dünyadaki insanların %38’ı 0 negatif, %6’sı ise 0 pozitiftir. Özellikleri: Sosyal, enerji dolu, çok hareketli, gerçekçi, arkadaş canlısı, gösterişli, uçuk. Önüne çıkan şansları anında kullanır. Yeni bir projeye hemen atılabilir, yeni fikirler üretmeye yatkındır. Dikkati çabuk dağılır, kuvvetli duygulara sahiptir ve kendini iyi ifade edebilir. Her an muhalefet olabilir ama bu duruşundan hemen vazgeçebilir. Diğer kan gruplarından olan kişilere çabuk kapılabilir. Hırslı ve detaycı olan bu kişilik ortama kolay adapte olabilir. Hissettiklerini kolayca ortaya çıkartabilir, doğuştan zariftir. Özet: Olumlu, aktif, bağımsız, risk almayı seven, dramatik bir yaşama sahip, zaman zaman bencil, romantik, arkadaşlarından etkilenen, organizasyon yeteneği gelişmiş, gururlu, birilerine dokunmayı ve birilerinin ona dokunmasını seven, hedefe kitlenen, boyun eğmeyi sevmeyen, açık sözlü. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;“A” grubu “Cool..” Olumlu yönleri: Dikkatli, sempatik, özverili, kibar, dürüst, sadık, uyumlu, empati kurabilen. Olumsuz yönleri: Çok kuruntulu, duygusal, sinirli, kararsız, içine kapalı, sulu. Gerçekler: Dünyadaki insanların %34’ü A negatif, %6’sı ise A pozitiftir. Özellikleri: Sinirlense bile sakin kalmayı başarır. İçe dönük, kamuoyuna duyarlı, sorumluluk sahibi. Sinirliyken bile güvenilir ve etrafındakilerin kafası karıştığında her şeyin sorumluluğunu üzerine alabilir. Utangaç olduğu zamanlar vardır. İnsanların yanında bazen sinirli olabilir. Etrafına karşı duyarlı olmasına rağmen başkaları tarafından yanlış anlaşılabilir. Bir doğa düşkünüdür ve kalabalık ortamları pek sevmez. Değişime çok açık değildir, kendine ait bir dünyaya ihtiyaç duyar hatta karamsar bile sayılabilir. Değişikliğe açık olmadığı için duygusal tarafından dolayı bu kan grubundan olan kişiler genelde yaratıcı güce sahip sanatçılardır. Özet: Temkinlidir, yardımseverdir, sorumluluk sahibi, iç huzura ve güçlü bir hafızaya sahiptir, grup çalışmasında başarılıdır, resmiyeti sever, sakindir, kurallara uyar, insanlarla olan ilişkilerine değer verir, çok hassastır, başkalarının ona dokunmasından hoşlanmaz. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;”B” Grubu “Aktif” Olumlu yönleri: Neşeli, dışarı çıkmayı seven, olumlu, maceracı, aktif, duygusal, kibar. Olumsuz yönleri: Unutkan, kararsız, dağınık, gürültücü, abartmaya yatkın, spontane. Gerçekler: Dünyadaki insanların %9’u “B” negatif %2’si ise “B” pozitiftir. Özellikleri: Mantıklı, organizasyon yeteneği gelişmiş, akla duygudan çok önem veren, yaratıcı. Her şeyin yolunda gittiğini gördüğünde kendini harika hisseder. Yaptığı işe konsantre olarak başka şeyleri görmezden gelebilir. Enerjik ve amaca yönelik hareket eder, herhangi bir konunun fanatiği olabilir ve o konuda sonuna kadar uğraşır. Girişimciliğe açık olmasına rağmen takım oyunlarında ise pek başarılı değildir, çünkü o takım yapısına karşıt bağımsız bir kişiliktir. Olumsuz şeyleri dışa vurmak yerine içe atar, sorunları çözmek için gerçekleri göz önünde bulundurur, çok fazla soğuk ya da resmi olarak görülebilir, arkadaşlarına kendini pek açmaz. Özet: Neşeli, bencil, kaprisli, gelenek ve göreneklere karşıdır, sosyal, eğlenceli, duygusal, özünde yalnız, kolay neşelenebilen, kibar, bağımsızlığına çok düşkün, güçlü bir kişiliğe sahip, işlerini kendi yöntemine göre yapan, geçinmesi kolay, maceracı, dokunmayı ve birinin ona dokunmasından hoşlanır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;“AB” Grubu “Rahat” Olumlu yönleri: Hassas, gururlu, diplomatik, sempatik, çabuk öğrenen, zevk sahibi, herkesle kolay anlaşabilen. Olumsuz yönleri: Devamlı şikayet eder, farklı ve değişken ruha haline sahiptir, çok düşünür. Gerçekler: Dünyadaki insanların %4’ü AB negatif, %1’i AB pozitiftir. Özellikleri: Zıtlıkların bir arada olduğu bir karakterdir: Örneğin sosyaldir aynı zamanda utangaçtır. Ne yapacağı önceden kestirilemez. Arkadaşlarına bağımlıdır fakat eğer çok üzerine gelinirse isyan edebilir, sosyal ortamlarda zaman zaman utangaç zaman zamansa cesurdur. Yaratıcı/sanatçı bir yönü vardır. Zorlayıcıdır. Psikoloji, astroloji ve falla ilgilenir, iyi bir politikacı ya da diplomat olabilir. Çok geniş tavırlar sergileyebilir, problemleri sezmek ve engellemek konusunda çok başarılıdır. Şehir atmosferini sever ama bazen kapalı alanlarda kalmaktan hoşlanmaz. Yaşadığı ev onu düşünmeye ve hareket etmeye motive etmeli, yaptığı her şeyde başarıya ulaşır. Özet: Gizemlidir, mantıklıdır, ekonomiktir, etkilidir, genelde eleştiricidir, analitik bir düşünce yapısına sahiptir, duygusuzdur, orijinaldir, yalnız kalmayı sever, çabuk sıkılır, çevresine kolay uyum sağlar, içgüdüsel duygulardan nefret eder, insanlara faydalı olmaya çalışır, başkalarının ona dokunmasından hoşlanmaz.(internetten)&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1485020579894496435?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1485020579894496435/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1485020579894496435' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1485020579894496435'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1485020579894496435'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/12/kan-gruplarnn-zellikleri.html' title='Kan Gruplarının Özellikleri!'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-4780903768417358982</id><published>2008-11-19T08:37:00.000+02:00</published><updated>2008-11-19T08:37:00.963+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='patik'/><title type='text'>patik</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SSM12SauedI/AAAAAAAAAJg/wb6VjgW-THs/s1600-h/d113.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5270115195726756306" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SSM12SauedI/AAAAAAAAAJg/wb6VjgW-THs/s400/d113.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-4780903768417358982?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/4780903768417358982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=4780903768417358982' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4780903768417358982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4780903768417358982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/11/patik.html' title='patik'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SSM12SauedI/AAAAAAAAAJg/wb6VjgW-THs/s72-c/d113.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6344048530361814943</id><published>2008-11-18T23:34:00.000+02:00</published><updated>2008-11-18T23:37:29.158+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hadis'/><title type='text'>Hadis</title><content type='html'>-Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Allah teâlâ buyurdu:"Ben kulumun zannı üzereyim. Beni andığı zaman, ben onunla beraberim. Beni kendi nefsinde anarsa, ben de onu kendi nefsimde anarım. Eğer beni bir topluluk içinde anarsa, ben de onu, o topluluktan daha hayırlı bir topluluk içinde anarım.Bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir adım yaklaşırım. Bana bir adım yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım. Bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak giderim."Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6344048530361814943?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6344048530361814943/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6344048530361814943' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6344048530361814943'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6344048530361814943'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/11/hadis.html' title='Hadis'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-4704590291603763912</id><published>2008-11-13T15:37:00.001+02:00</published><updated>2008-11-13T15:41:45.660+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çanta'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hobi'/><title type='text'>kot pantalondan çanta</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRwt-Mwde2I/AAAAAAAAAJY/3Zl3qVUSFqI/s1600-h/c81.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5268136210716261218" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRwt-Mwde2I/AAAAAAAAAJY/3Zl3qVUSFqI/s400/c81.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-4704590291603763912?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/4704590291603763912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=4704590291603763912' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4704590291603763912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4704590291603763912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/11/kot-pantalondan-anta.html' title='kot pantalondan çanta'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRwt-Mwde2I/AAAAAAAAAJY/3Zl3qVUSFqI/s72-c/c81.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-27926460293213318</id><published>2008-11-12T09:17:00.000+02:00</published><updated>2008-11-12T09:17:00.218+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>İyi bir soru</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=83"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Zafer'den &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;BİR KİMYA profesörü Nobel ödülü almıştı. Ödül töreninden sonraki ilk dersinde, öğrencilerinden biri kendisine şöyle bir soru sordu:&lt;br /&gt;“Efendim! Amerika’da üç binin üzerinde Kimya profesörü var. Ancak bu kadar bilim adamı arasında, ödülü size lâyık gördüler. Sizi diğerlerinden ayıran özellik neydi?”&lt;br /&gt;Profesör, bu farklı soruya önce bir tebessümle cevap verdi. Ardından da, kendisinden merakla cevap bekleyen öğrencisine şunları söyledi:&lt;br /&gt;“Doğrusunu söylemek gerekirse, hepsini anneme borçluyum! Çünkü ben küçük bir öğrenciyken, diğer çocukların anneleri, onlar okuldan evlerine döndüklerinde kendilerine:&lt;br /&gt;‘Söyle bakalım, öğretmeninin sorduğu sorulara iyi cevaplar verebildin mi?’ diye sorarlardı.&lt;br /&gt;Benim annem ise bana:&lt;br /&gt;‘Söyle bakalım’ derdi. ‘Bugün öğretmenine iyi bir soru sordun mu?’&lt;br /&gt;İşte beni farklı yapan bu oldu. Her zaman diğerlerinin sormadığı soruları sordum ve hayatım boyunca da, sormaya devam ettim!”&lt;br /&gt;Aralık 2006&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-27926460293213318?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/27926460293213318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=27926460293213318' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/27926460293213318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/27926460293213318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/11/iyi-bir-soru.html' title='İyi bir soru'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5840358453825584097</id><published>2008-11-11T09:14:00.000+02:00</published><updated>2008-11-11T09:14:00.230+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk hırkası'/><title type='text'>kardeşim sema'nın kızına ördüğü hırka</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRST_bTn0FI/AAAAAAAAAJQ/s-liWSb7Clc/s1600-h/d106.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5265996582174052434" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 319px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRST_bTn0FI/AAAAAAAAAJQ/s-liWSb7Clc/s400/d106.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5840358453825584097?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5840358453825584097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5840358453825584097' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5840358453825584097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5840358453825584097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/11/kardeim-semann-kzna-rd-hrka.html' title='kardeşim sema&apos;nın kızına ördüğü hırka'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRST_bTn0FI/AAAAAAAAAJQ/s-liWSb7Clc/s72-c/d106.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-33137040320702141</id><published>2008-11-10T09:10:00.000+02:00</published><updated>2008-11-10T09:10:00.651+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan'/><title type='text'>'Sen özelsin' telkini narsist yapıyor</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;Amerika'da yapılan bir araştırma, başta üniversite öğrencileri olmak üzere gençlerin eski nesle oranla daha benmerkezci, egoist ve kendini beğenmiş olduğunu ortaya koydu. Yeni nesil "sen özelsin" telkiniyle agresif, güvenilmez, menfaatçi hale dönüştü.&lt;br /&gt;       İnsanın sahip olduğu niteliklerin, bilgi, beceri ve davranışların geliştirilmesi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de revaçta. Performansı geliştirme, kişilikleri olumlu yönde değiştirebilme ve iletişim sorunlarını ortadan kaldırmak için uygulandığı ifade edilen NLP ile kişisel gelişim çalışmaları büyük bir sektör haline geldi. Bu tür çalışmalar birçok genci başarıya motive etmede, stresi yönetmede, strateji geliştirmede, fikir üretmede, yönetme tekniklerinde olumlu sonuçlar veriyor. Birçok şirket bu çalışmalarla strateji de belirliyor. Ama bu çalışmaların olumlu olduğu kadar olumsuz yönleri de olabileceği tartışma konusu. ABD'de bir grup psikoloğun yaptığı araştırmaya göre, başta üniversite öğrencileri olmak üzere zamane gençlerinin, seleflerinden daha narsist ve daha benmerkezci olması dikkat çekiyor. Yaptıkları kapsamlı bir araştırmayla bu sonuca ulaşan beş psikolog, bu trendin yakın gelecekte Amerikan toplumundaki kişisel ilişkileri yaralayabileceği uyarısı da yapıyor. Araştırma grubunun lideri San Diego Eyalet Üniversitesi'nden Prof. Jean Twenge, AP haber ajansına yaptığı açıklamada, "Çocuklarımıza sürekli olarak 'sen çok özelsin' demeyi bir an önce terk etmeliyiz." uyarısında bulunuyor. Prof. Twenge, "Çocuklarımız yeterince ben-merkezci karaktere geldiler zaten." diye konuşuyor.&lt;br /&gt;Twenge ve arkadaşları, Amerika genelinde 16 bin 475 üniversite öğrencisine uyguladıkları ve 'Narcissistic Personality Inventory' adı verilen değerlendirme çizelgesinin 1982-2006 yılları arasındaki sonuçlarını karşılaştırdılar. NPI olarak bilinen standartta, "Dünyayı ben yönetseydim daha iyi bir yer olurdu, 'Özel bir insan olduğumu düşünüyorum', 'Hayatımı istediğim şekilde yaşayabilirim" gibi ifadeleri deneklerin paylaşıp paylaşmadıkları soruluyor. Bugüne kadar bu alanda en kapsamlı ve yaygın araştırmayı yaptıklarını ifade eden uzmanlar, NPI seviyesinde, 1982 yılından beri istikrarlı bir artış gözlemlendiğini hatırlattılar. 2006 yılı sonuçlarına göreyse, gençlerin üçte ikisi 1982 yılının ortalama skorunun en az yüzde 30 daha fazlasına sahip. Georgia Üniversitesi psikologlarından Keith Campbell, narsizmin faydalı olduğu yerler de olabileceğini ifade ederken, "Maalesef, narsizmin toplum için oldukça olumsuz sonuçları da var." diyor.&lt;br /&gt;Narsistler eşlerini aldatıyor&lt;br /&gt;Araştırma narsistlerin, romantik ilişkilerinin çok kısa sürdüğü, eşlerini aldatma risklerinin yüksek olduğu, duygusal sıcaklık eksikliği yaşadıkları, rolcü olduklarını, güvenilemez, kontrol etmeyi seven ve şiddete meyyal oldukları iddialarını da dile getiriyor. "Bugünün genç Amerikalıları daha kendinden emin, daha iddialı ve daha yetkin oldukları halde neden en sefil kuşak?" adlı bilimsel makalenin de sahibi olan araştırma grubu lideri Jean Twenge, narsistlerin empatiden mahrum olduklarını, agresif reaksiyonlar ve eleştirilerde bulunduklarını, kendi menfaatlerini başkalarına yardıma tercih ettiklerini söylüyor.&lt;br /&gt;80'li yıllarda başlayan ve gençlerin kendisine güvenme duygusu aşılamayı amaçlayan 'Özgüven Hareketi'nin bu konuda aşırıya gitmesinin de yeni kuşakta narsizmin artışında önemli rol oynadığını belirten uzmanlar, 'Frere Jacques' adlı ünlü çocuk şarkısının, bugün birçok anaokulunda, "Ben çok özelim / Bana bak'" şeklinde söylendiğine dikkat çekiyorlar.&lt;br /&gt;Narsizmin hızla arttığına vurgu yapan Keith Campbell ise buna karşı bir devanın bulunabileceğine çok emin olamadığını dile getirerek, "Aşırı özgür bırakma katkı yapıyor. Potansiyel ilaç daha otoriter bir ebeveynlik olabilir. Ebeveynler daha az göz yummalılar." şeklinde görüşlerini dile getiriyor. California Üniversitesi tarafından geçtiğimiz ay yayınlanan bir raporda da yeni kuşağın yaklaşık dörtte üçünün en fazla önem verdiği şeyin finansal açıdan iyi duruma gelmek olduğu belirtilmişti. Bu şekilde düşünen gençlerin oranı 1980'de yüzde 62 ve 1966 yılında da yüzde 42'ydi.&lt;br /&gt;[HABER ANALİZ] Narsisizm nedir?&lt;br /&gt;Narsisizm kendini beğenmişlik hastalığıdır. Narsist kişilerde şu özellikler bulunur:&lt;br /&gt;1. Dinlemezler: Her şeyi bildiklerine inanırlar. Narsist bir kişi eğer bir kurumun üst yöneticisi konumundaysa yönetim toplantılarında, bir ya da iki ast elemanla yapılan toplantılarda hep o konuşur, diğerleri dinler.&lt;br /&gt;2. Empati kurmazlar: Narsistlerde empati yani başkalarının ne hissettiğini anlama yeteneği gelişmemiştir. Son derece benmerkezci düşünürler.&lt;br /&gt;3. Kendilerini her şeyden çok severler: Kendini beğenmiş kişiler başarılarını, yeteneklerini abartırlar. Kendilerini farklı ve özel bir kişi olarak algılarlar. Kendilerini her şeyden çok severler.&lt;br /&gt;4. Eleştiriye kapalıdırlar: En dostça eleştiriden bile rahatsız olur ve kendisini eleştirenleri düşman kabul ederler.&lt;br /&gt;5. Vefasızlık ve nankörlük normaldir: Kullandıkları kişiyle işleri bitince ona sırtlarını döner, vefasızca davranırlar. Vefasızlık ve nankörlük kendini beğenmişlere göre normal davranışlardır.&lt;br /&gt;6. İnsanlara değer vermezler: Her başarı onların eseridir. Her türlü başarı onun öngörüsü, zekâsı, oluşturduğu stratejisi, güç ve kararlılık sayesinde kazanılmıştır.&lt;br /&gt;7. Zenginlik, başarı, güç, ihtişam ararlar: Devamlı takdir edilme, itibar görme, iltifat arayıp durma çabasındadırlar. Övgü, kendini beğenmişlerin besinidir.&lt;br /&gt;8. Amaçları, hayran kitlesi oluşturmaktır: Kendini beğenmiş kişiler muhatap aldığı kişiyi kendilerine hayran etmeye çalışır.&lt;br /&gt;9. Hem kıskanır, hem kıskanıldığını düşünürler: Başkalarını kıskanır, başkalarının da kendilerini kıskandığına inanırlar. Kendi amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanırlar. Son derece menfaatçidirler.&lt;br /&gt;PROF.DR.RAMAZAN YİĞİTOĞLU - Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                  Cemal T. Demir zamangazetesi&lt;br /&gt;                                                  04 Mart 2007, Pazar&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-33137040320702141?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/33137040320702141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=33137040320702141' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/33137040320702141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/33137040320702141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/11/sen-zelsin-telkini-narsist-yapyor.html' title='&apos;Sen özelsin&apos; telkini narsist yapıyor'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6596414323765760390</id><published>2008-11-09T09:07:00.000+02:00</published><updated>2008-11-09T09:07:01.028+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iğne oyası'/><title type='text'>iğne oyası</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRSSc1cjytI/AAAAAAAAAJI/SSGmPCgqfv4/s1600-h/e46.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5265994888383810258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRSSc1cjytI/AAAAAAAAAJI/SSGmPCgqfv4/s400/e46.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6596414323765760390?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6596414323765760390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6596414323765760390' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6596414323765760390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6596414323765760390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/11/ine-oyas.html' title='iğne oyası'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRSSc1cjytI/AAAAAAAAAJI/SSGmPCgqfv4/s72-c/e46.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2999141239598687587</id><published>2008-11-08T09:02:00.000+02:00</published><updated>2008-11-08T09:02:00.309+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Çatlak kova</title><content type='html'>&lt;a href="mailto:a.budak@zaman.com.tr"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;ALİ BUDAK&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan efendinin evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabiliyormuş.&lt;br /&gt;Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde efendisinin evine sadece 1,5 kova su götürebiliyormuş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getirebiliyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş. İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş: “Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.” “Neden?” diye sormuş sucu. “Niçin utanç duyuyorsun ki?” Kova cevap vermiş. “Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim bu kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun.” Sucu şöyle demiş kovaya: “Efendimin evine dönerken yolun kenarındaki çiçeklere dikkat etmeni istiyorum.” Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanında renk renk gülleri ve çeşitli çiçekleri görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için yine kendini kötü hissetmiş ve sucudan tekrar özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş: “Yolun sadece senin tarafında güller ve çiçekler olduğunu ve diğer tarafta hiç çiçek olmadığını fark etmedin mi? Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla efendimin sofrasını süsleyebiliyorum. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı.” Hepimizin kendimize has kusurları vardır. Bizler aslında bir yönüyle çatlak kovalarız. Allah’ın büyük kainatında hiçbir şey zayi edilmez. Kusurlarımızdan korkmayalım. Onları sahiplenelim... Kusurlarımızda gerçek gücümüzü bulduğumuzu bilirsek eğer, biz de güzelliklere vesile olabiliriz. Zira, kusurlarımız olmasaydı tövbe etmemizin bir manası olmazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                         Sayı:223&lt;br /&gt;zaman ailem Bölüm:Kıssadan Hisse&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2999141239598687587?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2999141239598687587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2999141239598687587' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2999141239598687587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2999141239598687587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/11/atlak-kova.html' title='Çatlak kova'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8604446817839722460</id><published>2008-11-07T20:56:00.001+02:00</published><updated>2008-11-07T21:02:43.902+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><title type='text'>BROVNİ(cevizli)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRSQWvvCfyI/AAAAAAAAAJA/HKj1B1KbEBQ/s1600-h/b41.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5265992584748236578" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRSQWvvCfyI/AAAAAAAAAJA/HKj1B1KbEBQ/s400/b41.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#660000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;2 yumurta&lt;br /&gt;2,5 çay bardağı yoğurt&lt;br /&gt;2,5 çay bardağı şeker&lt;br /&gt;1,5 çay bardağı sıvı yağ&lt;br /&gt;1 paket kabartma tozu&lt;br /&gt;3-4 yemek kaşığı kakao&lt;br /&gt;1 avuç iri dövülmüş ceviz&lt;br /&gt;2 su bardağı kadar un&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;Yumurta ve şeker çırpılır. Yoğurt,sıvı yağ, kakao(1kaşığını ayırın) karıştırılır. Bir çay bardağı kadar bu karışımdan  ayrılır. Ceviz,un ve kabartma tozu katılır ve karıştırılır. Yağlanmış kalıba dökülüp önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında 15-20 dakika pişirilir. Ayırdığınız sıvıyı 1çay bardağı süt ve bir parça margarin ile pişirin. Kek fırından çıkarınca üzerine gezdirin.&lt;br /&gt;                                                               Afiyet olsun &lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8604446817839722460?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8604446817839722460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8604446817839722460' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8604446817839722460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8604446817839722460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/11/brovnicevizli.html' title='BROVNİ(cevizli)'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SRSQWvvCfyI/AAAAAAAAAJA/HKj1B1KbEBQ/s72-c/b41.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5601619224581107544</id><published>2008-10-29T13:21:00.001+02:00</published><updated>2008-10-29T13:25:25.745+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kutlama'/><title type='text'>CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SQhIEg6zV_I/AAAAAAAAAIo/SirFjHTBSMs/s1600-h/32gr.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5262535406975670258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 169px; CURSOR: hand; HEIGHT: 169px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SQhIEg6zV_I/AAAAAAAAAIo/SirFjHTBSMs/s400/32gr.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5601619224581107544?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5601619224581107544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5601619224581107544' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5601619224581107544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5601619224581107544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/10/cumhuriyet-bayrami-kutlu-olsun.html' title='CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SQhIEg6zV_I/AAAAAAAAAIo/SirFjHTBSMs/s72-c/32gr.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-754987251676530770</id><published>2008-10-18T10:22:00.000+03:00</published><updated>2008-10-18T10:22:00.679+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yelek'/><title type='text'>oğlumun yeleği</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SPXEt1g5eiI/AAAAAAAAAIg/a1OlhVPxlfk/s1600-h/d105.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257324431763143202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SPXEt1g5eiI/AAAAAAAAAIg/a1OlhVPxlfk/s400/d105.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-754987251676530770?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/754987251676530770/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=754987251676530770' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/754987251676530770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/754987251676530770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/10/olumun-yelei.html' title='oğlumun yeleği'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SPXEt1g5eiI/AAAAAAAAAIg/a1OlhVPxlfk/s72-c/d105.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2370491612690778481</id><published>2008-10-17T10:19:00.000+03:00</published><updated>2008-10-17T10:19:00.765+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Kumsalda Bir Adam</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=14"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;Ali Suad&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;Bir adam, büyük bir denizin sahilinde durmuş, dalgaların düzeltiği kumsala resim çiziyordu. Ama resmini bitirmesiyle birlikte, köpüklü bir dalga geldi ve onu silip süpürdü. Adam bu işe çok üzüldü ve vakit geçirmeden yeni bir resim daha çizdi. Bu ikinci resim bir öncekinden daha güzel olmuştu. Ama yine kocaman köpüklü bir dalga geldi ve resmi silip süpürdü.&lt;br /&gt;Adam ikinci resminin gözlerinin önünde kaybolup gitmesinden derin bir ah çekti ve tekrar yeni bir resim daha çizmeye başladı. Bu üçüncü resim bittiğinde ilk ikisinden de güzel olmuştu ki, yine bir dalga geldi ve onu da silip süpürdü.&lt;br /&gt;Kumsaldan hızla çekilip giden dalganın ardından hüzünle bakan adam, bu sefer biraz kızdı. Ancak yeni bir resim çizmekten de geri durmadı. Şu işe bakın ki, dördüncü resim öteki üç resimden de güzel oldu. “İşte!” dedi adam. “Ne güzel bir resim yaptım böyle!”&lt;br /&gt;Adamın sözleri dudaklarından henüz kopmuştu ki, bir dalga daha köpük köpük kendini kumsala vurdu ve sonuncu en güzel resmi de, alıp götürdü.&lt;br /&gt;Üzgün ve kızgın adam, elindeki sopayı savurup attı ve:&lt;br /&gt;“Bu iş böyle olmayacak!” dedi. “Ben her seferinde bir öncekinden daha güzel bir resim yapıyorum, ama dalgalar her seferinde onu silip süpürüyorlar.”&lt;br /&gt;Sonra, durdu ve dalga dalga kabaran denize bakıp düşünmeye başladı:&lt;br /&gt;“Eğer dalgalar ilk yaptığım resmi alıp götürmeselerdi, ben ondan daha iyisini yap(a)mazdım. Eğer bir öncekinden güzel ikinci resmimi alıp götürmeselerdi, ilk ikisinden de güzel olan üçüncü resmi yap(a)mazdım. O dahi gitmeseydi, üçüncüyü ve onun akibetide dalgalarla birlikte çekip gitmek olmasaydı, en güzel eserim olan dördüncüyü yap(a)mazdım. O zaman da, ne kadar güzel resim yapabileceğimi asla bilemez, ilk resmimin yapabileceğim en güzel resim olduğunu zannederek, bütün bir ömrümü geçirirdim. Öyleyse, başıma gelen bu işler, göründüğü kadar kötü değil. Hatta içimdeki güzellikleri açığa çıkarmama sebeb oldukları için güzel! ”&lt;br /&gt;Sonra o adam, o sahilden büyük bir hayat dersini yanına alarak ayrıldı.&lt;br /&gt;Zafer dergisi nisan 2006&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2370491612690778481?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2370491612690778481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2370491612690778481' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2370491612690778481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2370491612690778481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/10/kumsalda-bir-adam.html' title='Kumsalda Bir Adam'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5133924587019584522</id><published>2008-10-16T10:15:00.000+03:00</published><updated>2008-10-16T10:15:00.878+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dantel'/><title type='text'>tülbent oyası</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SPXDRrZ1r0I/AAAAAAAAAIY/wQQCG7FGLRI/s1600-h/e45.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257322848501215042" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SPXDRrZ1r0I/AAAAAAAAAIY/wQQCG7FGLRI/s400/e45.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5133924587019584522?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5133924587019584522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5133924587019584522' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5133924587019584522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5133924587019584522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/10/tlbent-oyas.html' title='tülbent oyası'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SPXDRrZ1r0I/AAAAAAAAAIY/wQQCG7FGLRI/s72-c/e45.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-881270683366470051</id><published>2008-10-15T12:54:00.001+03:00</published><updated>2008-10-15T13:03:19.991+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tefekkür'/><title type='text'>Buyurun birlikte düşünelim!..</title><content type='html'>&lt;a href="mailto:a.sahin@zaman.com.tr"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;AHMED ŞAHİN&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;Tefekkür bir konuyu en ince ayrıntısına kadar düşünüp, başı-sonu-ortası ve neticeleriyle birlikte ele almaktır. Bu yüzden “Bir saatlik imani tefekkür bir yıllık nafile ibadetten hayırlıdır” denmiştir. Peki böyle bir tefekkürü nasıl yapabiliriz?&lt;br /&gt;Önce Efendimiz (sas) Hazretleri’nin bir hadisini okuyalım, sonra konuları birlikte düşünmeye başlayalım. Hadis-i şerif bize şöyle bir hatırlatmada bulunmaktadır:&lt;br /&gt;- Kısa bir müddet düşünmek, uzun bir müddet nafile namaz kılmaktan hayırlıdır.&lt;br /&gt;Öyle ise gelin sizinle kısa bir müddet düşünelim. Yani uzunca bir müddet nafile namaz kılmış gibi olalım. Ama bunu nasıl yapalım? Kitaplık çapta kısa sözleri okuyarak...&lt;br /&gt;Çünkü her söz bir kitap kadar mana yüklüdür. Bunu ise düşünerek okursak anlarız. Gönülden tasdik ederek incelersek fark ederiz. Buyurun, kitaplık çapta sözleri düşünerek okumaya, gönülden tasdik ederek incelemeye... Yani nafile namazdan da üstün bir iş yapmaya.&lt;br /&gt;1- Bir kimse kendini çok akıllı bilir de, kimse ile istişare etmezse, en akılsızların yapmayacağını yapar da mahcup olmaktan kurtulamaz.&lt;br /&gt;2- Bir kimse kendini çok akıllı bilmez de çevresiyle istişareye ihtiyaç duyarsa, Allah ona akıllıların dahi düşünemeyeceği iyilikleri ilham eder, en doğru kararı aldırır.&lt;br /&gt;3- Bir kimse başkasının perdesini açar da ayıbını ilan ederse, bir gün kendisinin de perdesi açılır, ayıpları ilan edilir.&lt;br /&gt;4- Bir kimse kendi ayıbını görmeye başlarsa, başkasının ayıbıyla meşgul olmaktan utanır, onu diline dolamaktan vazgeçer...&lt;br /&gt;5- Bir kimse Allah’ın kendisine ihsan ettiği nimetleri düşünürse, başkalarına ihsan ettiği nimetlere haset etmez. Şayet kendisine ihsan ettiği nimeti düşünmezse, başkasına ihsan ettiği nimetlere haset etmekten kendini alamaz. O nimetlere asıl kendisinin layık olduğu vehminden kurtulmaz...&lt;br /&gt;6- Bir kimse kendi yanlışlarını hatırında tutarsa, başkasının yanlışlarını büyük görmez. Kendi yanlışlarını unutursa başkasının yanlışlarını büyüterek anlatmaktan zevk alır, kendine pay çıkarır.&lt;br /&gt;7- Bir kimse başkası için bir kuyu kazarsa, eninde sonunda kendisi de kazdığı kuyuya düşer.&lt;br /&gt;9- Bir kimse başkasını ayıplarsa, kendisi de aynı şeyle bir gün ayıplanır!..&lt;br /&gt;1O- Bir kimse kendi haya (utanma) perdesini yırtarsa artık onu hiçbir perde gizleyemez.&lt;br /&gt;11- Bir kimse ahlaken düşüklerle arkadaşlık ederse, kendisi de ahlaken düşüklerden sayılır.&lt;br /&gt;12- Bir kimse alimlerle, salihlerle oturursa, kendisi de alim, salih gibi ilgi görür.&lt;br /&gt;13- Bir kimse geçmişini düşünürse sabırlı olur, geleceğini düşünürse tedbirli davranır...&lt;br /&gt;14- Bir kimse büyüklük taslarsa Allah onu küçültür, küçük görünürse Allah onu büyütür.&lt;br /&gt;15- Bir kimse dini hafife alırsa kendisi de hafife alınır. Dine hürmet gösterirse kendisine de hürmet gösterilir.&lt;br /&gt;16- Bir kimse başkasının malını kendisi için mubah görürse, bir gün birileri çıkar onun malını kendisi için mubah görür...&lt;br /&gt;17- Bir kimse dinde aşırılaşırsa, bir gün kendisi de çıkardığı aşırılığa dayanamaz, aşağılara düşer...&lt;br /&gt;18- İfrat ile tefrit iki uçtur. Uçlarda yer almak, merkezden uzak kalmak demektir. En doğrusu, ortada olmak, gövdeyi temsil etmektir.&lt;br /&gt;19- İbadet ve iyilikleri çok yapıp kısa zaman sonra bırakmaktansa, az yapıp ömür boyu devam ettirmek daha hayırlıdır...&lt;br /&gt;2O- Adalet ile zulüm karşılıklı iki yol gibidirler. Birine yönünü dönen ötekine arkasını çevirmiş olur. Siz adalet yoluna yönelin ki, zulüm arkanızda kalıp sizden uzaklaşsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;             Zaman ailem Sayı:230&lt;br /&gt;                  Bölüm:Kavramlar&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-881270683366470051?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/881270683366470051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=881270683366470051' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/881270683366470051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/881270683366470051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/10/buyurun-birlikte-dnelim.html' title='Buyurun birlikte düşünelim!..'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-3915550252824562573</id><published>2008-10-13T08:05:00.001+03:00</published><updated>2008-10-13T08:05:00.854+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='patik'/><title type='text'>patik</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SO9FTW8wgdI/AAAAAAAAAIQ/alM6cdrG-YM/s1600-h/d115.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5255495489044906450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SO9FTW8wgdI/AAAAAAAAAIQ/alM6cdrG-YM/s400/d115.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-3915550252824562573?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/3915550252824562573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=3915550252824562573' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3915550252824562573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3915550252824562573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/10/patik.html' title='patik'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SO9FTW8wgdI/AAAAAAAAAIQ/alM6cdrG-YM/s72-c/d115.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-4626421422531174784</id><published>2008-10-12T08:01:00.000+03:00</published><updated>2008-10-12T08:01:01.153+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hadis'/><title type='text'>Hadis</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#666600;"&gt;&lt;strong&gt; . Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Yedi helâk ediciden kaçının!"Denildi ki:"Ey Allahın Resûlü, onlar nedir?"Şöyle buyurdu:"Allaha ortak koşmak, sihir yapmak, haksız yere adam öldürmek, yetim malı yemek, zina etmek, cihad günü cepheden kaçmak, namuslu hanımlara iftira atmak."Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-4626421422531174784?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/4626421422531174784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=4626421422531174784' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4626421422531174784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4626421422531174784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/10/hadis.html' title='Hadis'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6331146778416447376</id><published>2008-10-11T10:00:00.000+03:00</published><updated>2008-10-11T10:00:00.668+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekmeklik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='peçetelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hobi'/><title type='text'>peçetelik ve ekmeklik</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SO9DQE_iOxI/AAAAAAAAAII/XtzZ8-j0Mo0/s1600-h/c80.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5255493233661852434" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SO9DQE_iOxI/AAAAAAAAAII/XtzZ8-j0Mo0/s400/c80.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6331146778416447376?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6331146778416447376/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6331146778416447376' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6331146778416447376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6331146778416447376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/10/peetelik-ve-ekmeklik.html' title='peçetelik ve ekmeklik'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SO9DQE_iOxI/AAAAAAAAAII/XtzZ8-j0Mo0/s72-c/c80.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-7399952997141353762</id><published>2008-10-10T14:49:00.000+03:00</published><updated>2008-10-10T14:55:41.396+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Geri Alınan Dua</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=16"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#333399;"&gt;&lt;strong&gt;Cüneyd Suavi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#333399;"&gt;&lt;strong&gt;Bir imam ve müezzin, câmilerine getirilen bir cenâzeyi kaldırdıktan sonra, mezarcıyı da yanlarına alarak aynı kabristanda yatan bir evliyâyı ziyaret etmişler. Mezarcı, tam ayrılacakları sırada:&lt;br /&gt;- Muhterem hocam, demiş. Bu fırsat, bir daha ele geçmez. Hazır dua ederken, diğer insanlarda olmayan bir şeyi isteyelim.&lt;br /&gt;İmam, Allah’ın verdiği nimetlerin herkese yettiğini ve daha fazlasına göz dikmenin nankörlük sayılacağını defalarca söylemiş ama boşuna. Sonunda mezarcıyı kıramamış ve hiç kimsenin göremediği şeyleri görecek gözlere sahip olmak için Allah’a niyazda bulunmuşlar. Duaları, icâbet saatine rasgeldiği için kabul edilmiş. Ve bunu ilk farkeden de imam olmuş.&lt;br /&gt;İmam efendi, o evliyâya son bir fâtiha okuduktan sonra “âmin” demek için ellerini havaya kaldırdığında bir de ne görsün? Gökyüzünde dolaşan koca bir göl, üzerlerine doğru gelmiyor mu?&lt;br /&gt;Rengi bir anda sapsarı kesilen imam, anında kelime-i şahadet getirdikten sonra:&lt;br /&gt;- Hakkınızı helâl edin kardeşler, demiş. Külli nefsin zâikatül mevt. Ölmüşlerimiz birazdan bize kavuşacaklar.&lt;br /&gt;Mezarlığın yanından geçmekte olan köy öğretmeni, imamın bu telaşı üzerine başını yukarı kaldırdığında, hareket hâlindeki bulutları görüp:&lt;br /&gt;- Korktuğun şey, yağmur bulutlarından başka bir şey değil be hocam, demiş. Evet, bir bakıma koca bir göldeki suyu taşırlar ama, onu bir çok yere dağıttıkları için tehlikeli olmazlar.&lt;br /&gt;İmam efendi, o ana kadar hiç kimsenin görmediği şeyleri gören gözlerine mi inansın, yoksa öğretmene mi? Tabi ki hiç aldırmamış denilenlere.&lt;br /&gt;İmam, yukarıdaki gölün ne kadar dehşet verici olduğunu anlatıp dururken, beli bir haftadır tutuk olduğu için ancak yere doğru bakabilen müezzin, faltaşı gibi açılan gözlerini topraktan ayırmadan:&lt;br /&gt;- Üstümüzdeki şey göl müdür deniz midir bilmem ama, bir an önce yere aksa iyi olacak hocam, demiş. Bastığımız yerin aşağısında koca bir cehennem var. Belki faydası olur sönmesine.&lt;br /&gt;İmam, müezzinin sözü üzerine aşağı baktığında, bu sefer de kıpkırmızı kesilmiş. Erimiş madenlerden oluşan koca bir kazan, ayaklarının altındaki incecik toprak tabakasının altında fokur fokur kaynayıp duruyormuş. Köy öğretmeni, zangır zangır titreyen imamla müezzini sakinleştirmeye çalışarak:&lt;br /&gt;- Dünyanın merkezinde magma tabakası vardır, demiş. Ama ilim gözüyle görülür ancak. Siz maşallah nedense farklısınız.&lt;br /&gt;Bu sözlerden de tatmin olmayan imamla müezzin, topraktan biraz olsun uzaklaşabilmek için tırmanacak yüksek bir ağaç ararken, bir korkuluk gibi hareketsiz duran mezarcıyı görüp meraka kapılmışlar. Müezzin, makinalı tüfek gibi takırdayan dişleri arasından zorlukla bir kaç kelime çıkartap:&lt;br /&gt;- Yahu mübârek, demiş. Bir şey görmüyor musun ki, bu kadar tepkisizsin?&lt;br /&gt;Mezarcı, derinden inleyerek:&lt;br /&gt;- Keşke öyle olsaydı, demiş. Bu yeni gözlerle, üç gün sonra öleceğimi gördüm. Şimdiye kadar yüzlerce kişiyi mezara koymama rağmen, kendim için böyle birşey düşünmemiştim.&lt;br /&gt;Öğretmen, hepsinin deli olduğuna karar verip ayrılmış. Mezarcı ise, gömüleceği yeri de gördüğü için, kendi mezarına fâtihalar okuyup üflüyormuş. İmam, sonunda vaziyete el koyarak:&lt;br /&gt;- Anlaşılan haddimizi çok aştık, demiş. Gelin tekrar dua edelim ki normale dönelim, yoksa ömrümüzün geri kalanını akıl hastanesinde geçiririz..&lt;br /&gt;Biraz önceki evliyâyı şefaatçi yaparak tekrar dua ettiklerinde, icâbet saatinin son saniyelerini yakalayıp eski hâllerine dönmüşler. Ama mezarcı:&lt;br /&gt;- Sizler paçayı kurtardınız, diye ağlayıp duruyormuş. İyi ama ben ne halt yerim şimdi?&lt;br /&gt;Sayı: 280Nisan – 2000 zafer dergisi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-7399952997141353762?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/7399952997141353762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=7399952997141353762' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7399952997141353762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7399952997141353762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/10/geri-alnan-dua.html' title='Geri Alınan Dua'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5998486026909902120</id><published>2008-10-01T21:37:00.000+03:00</published><updated>2008-10-01T21:38:26.824+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kutlama'/><title type='text'>ramazan bayramı kutlu olsun</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SOPDjHctGTI/AAAAAAAAAIA/2IrjfulydXc/s1600-h/ramazan+bayram%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5252256598506412338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SOPDjHctGTI/AAAAAAAAAIA/2IrjfulydXc/s400/ramazan+bayram%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5998486026909902120?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5998486026909902120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5998486026909902120' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5998486026909902120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5998486026909902120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/10/ramazan-bayram-kutlu-olsun.html' title='ramazan bayramı kutlu olsun'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SOPDjHctGTI/AAAAAAAAAIA/2IrjfulydXc/s72-c/ramazan+bayram%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-7967066575512762247</id><published>2008-09-26T17:05:00.001+03:00</published><updated>2008-09-26T17:08:11.839+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kutlama'/><title type='text'>kadir gecesi kutlu olsun</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SNzsS7Q_iZI/AAAAAAAAAH4/aCTtk4v6Qm4/s1600-h/kutlama.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5250331075497920914" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SNzsS7Q_iZI/AAAAAAAAAH4/aCTtk4v6Qm4/s400/kutlama.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-7967066575512762247?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/7967066575512762247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=7967066575512762247' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7967066575512762247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7967066575512762247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/09/kadir-gecesi-kutlu-olsun.html' title='kadir gecesi kutlu olsun'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SNzsS7Q_iZI/AAAAAAAAAH4/aCTtk4v6Qm4/s72-c/kutlama.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1408985934152750550</id><published>2008-08-24T13:35:00.000+03:00</published><updated>2008-08-24T13:35:01.391+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örtü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dantel'/><title type='text'>vitrin örtüsü</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SK1FOqM2gxI/AAAAAAAAAHw/U3tLhJUFgP0/s1600-h/e13.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5236918059850433298" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SK1FOqM2gxI/AAAAAAAAAHw/U3tLhJUFgP0/s400/e13.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1408985934152750550?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1408985934152750550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1408985934152750550' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1408985934152750550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1408985934152750550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/08/vitrin-rts.html' title='vitrin örtüsü'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SK1FOqM2gxI/AAAAAAAAAHw/U3tLhJUFgP0/s72-c/e13.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6425914540343308952</id><published>2008-08-23T13:29:00.000+03:00</published><updated>2008-08-23T13:29:00.856+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><title type='text'>Kadın niçin alışveriş hastası olur?</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#333399;"&gt;&lt;strong&gt;GÜLAY ATASOY&lt;br /&gt;Evin hanımı alışveriş merkezlerinden beri gelmiyordu. Nerede yeni bir mağaza açılmışsa hep oradaydı. Sık sık evin eşyalarını değiştiriyor, moda olan her şeye yetişmek için adeta koşturuyordu. Eşi ise sürekli:&lt;br /&gt;“Bu harcamalarına nasıl para yetiştireceğim? Bu tatminsizlik niye?” diyor; ama o, bildiğinden geri kalmıyordu. Bu sebepten sürekli tartışıyorlardı. Ne yazık ki, sayısız aile var bu kıskacın içinde olan. Gerek görsel ve yazılı basın, gerekse reklamlar, insanları sürekli tüketime zorluyor. Bilhassa kadın, tüketim dünyasının kurbanı oluyor. Elindekilerle yetinmiyor. Eşini maddi isteklerle boğuyor. Üç-beş parça eşya için evinin ve yuvasının huzurunu kaçırıyor. Maalesef günümüzde zorunlu olmayan ihtiyaçlar, zorunlu sırasını almıştır. Lüks, gösteriş ve rahat yaşama isteği, çağımız insanının hastalığı olmuştur. Eskiden birkaç maddeye duyulan ihtiyaç, yirmilere, yüzlere çıkmıştır.&lt;br /&gt;Bu sebeple, kimi kadınların aşırı istekleri erkeği zor duruma düşürüyor. Özellikle erkeğin maddi gücü yeterli değilse, daha büyük bir problem oluyor. Uzmanlar maddeye aşırı önem veren kadının psikolojisine eğildiklerinde, eşinde aradığı sevgiyi bulamayan kadınların, bu boşluğu maddi şeylerle doldurmaya çalıştıklarını görüyorlar. Çünkü kadınlar sevildiğini hissetmek istiyorlar.&lt;br /&gt;Aşırı istekleri ve alışveriş hastalığı karşısında, “Ben sana güç yetiremiyorum” diyerek tartışmak, sorunu çözmüyor. Prof. Nevzat Tarhan, kadının bu durumunu anlatırken, “karşılanmayan sevgi açlığının yerini doldurmak için eşinden öç alma” olarak tarif ediyor. Demek ki, çözüm sevgi anahtarında. Evet, sevgi, gönül kapılarını açan bir anahtardır. Yeter ki o anahtar kullanılsın. Fakat bazı eşler o anahtarı ya hiç kullanmıyor ya da kullanmakta cimri davranıyorlar. Eşinin kalp sarayının kapısını açmayı denemiyorlar. Haliyle o zaman devreye eşyalar, mağazalar giriyor.&lt;br /&gt;Eşine karşı sevgiyi belirtmekte de Peygamberimiz bize en güzel örnektir. Hz. Aişe validemiz evlendiklerinde Peygamberimiz’e, “Beni seviyor musun?” diye sorar. Peygamberimiz “evet” deyince “Ne gibi?” der. Peygamberimiz “Kördüğüm gibi.” cevabını verir. Bu cevap Hz. Aişe validemizi çok sevindirir. Ve zaman zaman Efendimiz’in yanındaki sevgisini test etmek için, “Kördüğüm ne alemde?” diye sorar. Peygamberimiz, “İlk günkü gibi.” diye karşılık verir. (İbn Hanbel, Müsned, 6; 210) Şu halde erkeğin, eşine sevgisini belirtmesi sünnettendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman ailem Sayı:230&lt;br /&gt;  Bölüm:Hayatın İçinden&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6425914540343308952?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6425914540343308952/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6425914540343308952' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6425914540343308952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6425914540343308952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/08/kadn-niin-alveri-hastas-olur.html' title='Kadın niçin alışveriş hastası olur?'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1655894938043942071</id><published>2008-08-22T13:18:00.000+03:00</published><updated>2008-08-22T13:18:00.340+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk hırkası'/><title type='text'>OYMA KOLLU KAZAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SK1BkNA3XLI/AAAAAAAAAHo/ZuEcKerDHec/s1600-h/d104.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5236914031926140082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SK1BkNA3XLI/AAAAAAAAAHo/ZuEcKerDHec/s400/d104.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;Arka:&lt;br /&gt;90 ilmek ile başlayın.3 sıra haraşo örün.81 sıra düz örün.82. sırada2+1+1 kesin 46 sıra daha düz örün. 47. sırada 27 ilmek örüp 28 ilmeği kesin .iki tarafta kalan 27 ilmeği 3 kerede kesin .&lt;br /&gt;ön:&lt;br /&gt;45 ilmek ile başlayın. 3sıra haraşo örün.81 sıra düz örün. 82. sırada 2+1+1+1 kesin.30 sıra örüp 8+1+1+1+1 yaka kesin. Koltuktan 48 sıra sonra 3 kerede omuzu kesin.&lt;br /&gt;Kol:&lt;br /&gt;45 ilmek ile başlayın.3sıra haraşo örün. 6 sırada bir her iki taraftan birer ilmek artırın. 65 sıra örün .aralarda renkli iplerle birer sıra haraşo örün. 66 . sırada her iki taraftan 8+2+2+2+2+2+2+2+2+2+2 kesin . kalan ilmekleri bir kerede kesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Omuzları diktikten sonra kolları dikin .kolların ve bedenin yan tarafını dikin. Önlere ve yakaya ilmek takarak 3’er sıra haraşo örün. Ön kısmı renkli iplerle işleyin.&lt;br /&gt;                                                                                                              kolay gelsin&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1655894938043942071?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1655894938043942071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1655894938043942071' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1655894938043942071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1655894938043942071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/08/oyma-kollu-kazak.html' title='OYMA KOLLU KAZAK'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SK1BkNA3XLI/AAAAAAAAAHo/ZuEcKerDHec/s72-c/d104.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1677428676366467307</id><published>2008-08-21T13:16:00.000+03:00</published><updated>2008-08-21T13:18:26.409+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Kaza | Hayatın İçinden</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=16"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;Cüneyd Suavi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;HAŞİRDEN sonra mahkeme kurulmuş. Ve Âdemoğulları, birer birer hesaba çekilmişler. Bazıları hiç sorgusuz Cennete giderlerken, diğerleri endişe içindeymiş. Çünkü hemen önlerinde Sırat Köprüsü varmış. Bir çoğunun aşağıya düştüğü, geçenlerin Cennet’e ulaştığı köprü...&lt;br /&gt;Sayıları milyarlara ulaşan bir topluluk, bu köprüye doğru yola çıkmışlar. Bir daha geri dönmemek, gittikleri yer neresi olursa olsun, hiç ölmemek üzere. Hepsinin yüreğinde, korkuyla ümit arası bir duygu varmış. Allah’a ve Peygamberine inananlar, kusurları olsa bile af dileyenler, kâinata iman gözlüğüyle bakanlar, köprüyü de o gözlükle geniş görmüşler. Daha sonra uçar gibi geçmişler üzerinden.&lt;br /&gt;Ağırlığı fazla olanların dünya köprülerinden bile geçemediğini iyi bilenler, Sırat'a yaklaşırken, ince ince hesap yapmaya başlamışlar. “Bu günahım şu kadar, diğerleri bu kadar, toplam ağırlıkları da şu kadar!.” diye.&lt;br /&gt;Bu hesabı yapanlardan bir adam:&lt;br /&gt;— Ara sıra namazlara giderdim, demiş. Cuma namazlarına. Bayram namazlarını da hiç kaçırmazdım. Bu bakımdan namaz yüküm fazla sayılmaz. Adam daha sonra, özellikle yaz aylarında ihmal ettiği oruçlarının; resmî bayramlarda, maaşını aldığında, çok üzüntülü ve çok sevinçli olduğu zamanlarda ya da güzel havalarda içtiği içkilerin; ay başlarında ve yıl sonlarında oynadığı kumarların yükünü hesaplayıp:&lt;br /&gt;— Milletten çalmadım ya!. Bu da fazla bir yük tutmaz herhalde!. demiş.&lt;br /&gt;Biraz düşündüğünde, geriye tek bir günahı kalıyormuş ki, o da zaten kaza sonucunda oluşmuş. Bu yüzden de ona göre pek önemli değilmiş. Takımı maç kazanınca şevke kapılmış ve bütün ikazlara rağmen havaya ateş etmiş. Kazayla da küçük bir kızı vurmuş.&lt;br /&gt;Adam, dünyada da zaten muhasebeci imiş. Bu yüzden de bilirmiş hesabını. Yükünü gram gram hesapladıktan sonra, biraz da garanti payı koymuş üstüne. Sonuç gayet güzelmiş. Bu ağırlık, Sırat için hiç de fazla değilmiş.&lt;br /&gt;Adam köprüye gelince biraz şaşırmış. Her köprüde hem geliş hem de gidiş varken, burası tek yönlüymüş. Hatta adım başında, “geri dönülmez!.” ikazı yapılıyormuş. Fakat onu şaşırtan şey daha başkaymış. Çünkü her iki yanda da korkuluk yokmuş. Adam, günah yüklerinden emin olduğu için, kenarlara yanaşmakta bir sakınca görmemiş. Zira bu noktalardan, manzara çok farklıymış. Köprünün alt kısmında, Cehennem fokur fokur kaynamaktaymış.&lt;br /&gt;Biraz sonra, köprü daralmaya başlamış. Bu yüzden de kalabalık iyice artmış. Adam, orta kısımlara geçmeye çalışırken, ayağı bir yere takılmasın mı?&lt;br /&gt;Bir anda uçmuş köprünün üstünden. Bir taraftan bağırarak düşüyor, diğer yandan hesabını kontrol ediyormuş. İçki yükü şu kadar, kumar yükü bu kadar, namaz şu kadar derken, küçük kızın ölümüyle sonuçlanan kazayı hesaba katmıyormuş. Alevlere büyük bir hızla yaklaşırken, bir adam ona köprünün üstünden seslenerek:&lt;br /&gt;— Kusura bakma kardeş!. diye özür dilemiş. Ayağım kazayla sana takıldı!.&lt;br /&gt;www.zaferdergisi.com   nisan 2007&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1677428676366467307?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1677428676366467307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1677428676366467307' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1677428676366467307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1677428676366467307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/08/kaza-hayatn-iinden.html' title='Kaza | Hayatın İçinden'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8793787252925217324</id><published>2008-08-16T08:00:00.000+03:00</published><updated>2008-08-16T08:00:01.021+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kutlama'/><title type='text'>berat geceniz kutlu olsun</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SKWL1jcqVrI/AAAAAAAAAHg/VxGyuUOVu20/s1600-h/SP_A0588.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234743894052853426" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SKWL1jcqVrI/AAAAAAAAAHg/VxGyuUOVu20/s400/SP_A0588.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8793787252925217324?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8793787252925217324/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8793787252925217324' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8793787252925217324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8793787252925217324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/08/berat-geceniz-kutlu-olsun.html' title='berat geceniz kutlu olsun'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SKWL1jcqVrI/AAAAAAAAAHg/VxGyuUOVu20/s72-c/SP_A0588.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-7581509908075153189</id><published>2008-08-11T14:55:00.000+03:00</published><updated>2008-08-11T14:57:28.930+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bayan kazak'/><title type='text'>yeşil hırkam</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SKApD1m7BhI/AAAAAAAAAHY/aAaMX_3z-rM/s1600-h/d119.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5233227912911193618" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SKApD1m7BhI/AAAAAAAAAHY/aAaMX_3z-rM/s400/d119.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-7581509908075153189?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/7581509908075153189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=7581509908075153189' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7581509908075153189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7581509908075153189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/08/yeil-hrkam.html' title='yeşil hırkam'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SKApD1m7BhI/AAAAAAAAAHY/aAaMX_3z-rM/s72-c/d119.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1195861410655527724</id><published>2008-08-11T14:53:00.000+03:00</published><updated>2008-08-11T14:55:12.159+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hadis'/><title type='text'>hadis</title><content type='html'>.&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#666600;"&gt;&lt;strong&gt; Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Kim, sabah ve akşam namazından sonra, henüz yerinden kalkmadan, on defa:"Lâ ilâhe illallahu vahdahu lâ şerike leh. Lehül mülkü ve lehül hamdü, yuhyî ve yûmitu ve hüve âlâ külli şeyîn kadîr," derse, Allah ona on sevap yazar, on günahını siler, on da derecesini yükseltir.Bütün gün, istenmeyen herşeyden korunur, şeytan da ona bir şey yapamaz. Allaha ortak koşmaktan başka, hiçbir günahı ona tesir edemez."Ebû Zer radıyallahu anh. Tirmizî.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1195861410655527724?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1195861410655527724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1195861410655527724' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1195861410655527724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1195861410655527724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/08/hadis.html' title='hadis'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2920487248598346840</id><published>2008-07-30T15:58:00.000+03:00</published><updated>2008-07-30T16:06:04.416+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='patik'/><title type='text'>patik</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SJBnHxVR6RI/AAAAAAAAAGE/euy6S-cP3XI/s1600-h/d108.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228792550576482578" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SJBnHxVR6RI/AAAAAAAAAGE/euy6S-cP3XI/s400/d108.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2920487248598346840?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2920487248598346840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2920487248598346840' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2920487248598346840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2920487248598346840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/07/patik.html' title='patik'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SJBnHxVR6RI/AAAAAAAAAGE/euy6S-cP3XI/s72-c/d108.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5202069185973966305</id><published>2008-07-30T15:51:00.000+03:00</published><updated>2008-07-30T15:58:10.487+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><title type='text'>Aksırığın Anatomisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=42"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Zafer Araştırma Grubu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Aksırmakla saniyenin onda biri kadar bir zamanda, gözleriniz ve hava geçitleriniz kapanarak saatte 300-350 km hızla 85 milyon bakteriyi bomba gibi havaya fırlatırsınız.&lt;br /&gt;Araştırmacılar, aksırmanın nasıl meydana geldiğini anlayabilmek için çok hızlı fotoğraf çeken makinelerde özel bir teknik kullanmış ve ancak saniyenin 1/100.000’inde kareyi dondurarak istedikleri resimleri elde edebilmişlerdir.&lt;br /&gt;Resimde görülen zerreciklerin çevresindeki sıvı tabaka buhar olup uçar ve zerreler havada uçuşurlar. Araştırmacılar, biri aksırdıktan yarım saat sonra havada hâlâ 4.000 zerreciğin uçuştuğunu ortaya çıkarmıştır. Bu zerrecikler, sadece zararsız su tanecikleri veya cansız maddeler değildir.&lt;br /&gt;Aksıran bir kimsenin karşısına bakterilerin çoğalmasına yardımcı olacak besi ortamı bulunan bir tabaka yerleştirilerek tabakanın üzerindeki bakteriler sayıldığında, tek bir damlanın 19.000 bakteri kolonisi meydana getirdiği müşahede edilmiştir. Tek bir aksırık, 85 milyon bakteriyi çevreye saçabilmektedir.&lt;br /&gt;Manevî bir terbiyenin de gereği olarak bu mikropları etrafa saçmamak ve grip gibi hastalıkları yaymamak için sol elle ağzı örtmek ve sonra eli yıkamak, şayet bir mendil çıkarabilecek kadar vaktiniz olursa, mendille ağzınızı kapamak uygun olacaktır. En iyi hareket ise yüzünüzü yere doğru çevirip aksırmaktır. Böylece zerrecikler havada uçuşmayacaklarından, aksırığın meydana getireceği birçok zararın da önüne geçilmiş olacaktır.&lt;br /&gt;Fizyologlara göre mutlaka yapılması gereken bir hareket olan aksırma; insanın şuurlu bir yardımı olmaksızın şaşırtıcı bir mekânizma ile gerçekleştirilmektedir. Çünkü aksırma ihtiyacı hissettiğiniz zaman aksırırsınız önüne geçemezsiniz. Allah’tan ki, aksırıyoruz. Vücudumuza bu mekanizma konulmamış olsaydı bize rahatsızlık veren pekçok zararlı maddelerden ve tozlardan kurtulmamız mümkün olmayacaktı.&lt;br /&gt;Evet, milyonlarca mikrop ve zararlı maddelerden kurtulduğumuz için, aksırdıktan sonra şükrediyoruz.&lt;br /&gt; ZAFER DERGİSİ             Sayı: 278Şubat – 2000&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5202069185973966305?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5202069185973966305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5202069185973966305' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5202069185973966305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5202069185973966305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/07/aksrn-anatomisi.html' title='Aksırığın Anatomisi'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8036297290925621894</id><published>2008-07-29T12:05:00.000+03:00</published><updated>2008-07-29T12:06:18.449+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kutlama'/><title type='text'>mirac gecesi kutlu olsun</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SI7dctM-xqI/AAAAAAAAAFk/SqxMMEsJnfQ/s1600-h/mirac.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228359702663841442" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SI7dctM-xqI/AAAAAAAAAFk/SqxMMEsJnfQ/s400/mirac.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8036297290925621894?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8036297290925621894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8036297290925621894' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8036297290925621894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8036297290925621894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/07/mirac-gecesi-kutlu-olsun.html' title='mirac gecesi kutlu olsun'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SI7dctM-xqI/AAAAAAAAAFk/SqxMMEsJnfQ/s72-c/mirac.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-4254882761471347637</id><published>2008-07-18T22:18:00.001+03:00</published><updated>2008-07-18T22:26:09.865+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ahşap boyama'/><title type='text'>tek vuruş çalışmam</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SIDtkRByyiI/AAAAAAAAAEY/DViYv_nJ97c/s1600-h/c95.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5224436775051774498" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SIDtkRByyiI/AAAAAAAAAEY/DViYv_nJ97c/s400/c95.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-4254882761471347637?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/4254882761471347637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=4254882761471347637' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4254882761471347637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4254882761471347637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/07/tek-vuru-almam.html' title='tek vuruş çalışmam'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SIDtkRByyiI/AAAAAAAAAEY/DViYv_nJ97c/s72-c/c95.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1349310644410860478</id><published>2008-07-14T22:54:00.000+03:00</published><updated>2008-07-14T22:56:16.471+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Köle | Hayatın İçinden</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=16"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Cüneyd Suavi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;DELİKANLI, kan dâvâsı yüzünden, yıllar boyu yaşadığı bölgeyi terk ederek doğudaki küçük bir köye kaçmış. Bu arada parası bittiğinden, karnı zil çalıyormuş. Köye girdiği zaman, etli bir yemek kokusu duymuş derinden. Bir de davul sesleri. İster istemez o tarafa yönelince, bir düğün şenliği görüp, sessizce süzülmüş bahçeden içeriye.&lt;br /&gt;Ağaçların altında, belki yirmi tane masa bulunuyormuş. Onların yanında da, bir çok iskemle. Tam birine oturmaya niyetlenirken, bir çocuk gelmiş yanına: "Ağam sizi çağırıyor!." diyerek.&lt;br /&gt;Delikanlı, davetsiz misafir olduğu için, biraz endişeliymiş. Fakat köymüş burası, davetiye falan istemezlermiş. Merakla gitmiş ağanın yanına, selam vermiş ayakta dikilirken.&lt;br /&gt;Köy ağası, onun başka yerlerden geldiğini, daha bahçeye girerken anlamış. Her misafir gibi oturtmuş masasına. Bu arada altına bir yastık koyarak.&lt;br /&gt;Delikanlı, şaşırmış bu ilgiye. Böyle bir inceliği, kimseden görmemiş yıllar boyunca. Hatta kendi ailesinden bile. Üstelik hep ezilmiş onlar tarafından, kanlıları sanki yetmezmiş gibi.&lt;br /&gt;Yastığa otururken, bir anda gönlü ısınmış ağaya. O köyde yaşamaya, o adama köle olmaya karar vermiş. Karnının doyması yetermiş ona. Başka bir şey aklından bile geçmiyormuş.&lt;br /&gt;Ağa kabul edince, onun yanında iş tutup, canla başla, ırgat gibi çalışmış, bir gün bile halinden şikayet etmeden.&lt;br /&gt;Ağa, her fâni gibi, günün birinde dünyadan ayrılmış. Delikanlı artık olgun biriymiş ama, her nedense kendisini garip hissedip, köyü birkaç gün içinde terk etmiş. Zaten bekârmış. Hiç bir engel yokmuş onu tutacak. Aylar boyu dolaşmış ortalarda. Bir gün yine bir bahçede düğün görene kadar.&lt;br /&gt;On yıl öncesi gibi, girmiş içeri. Yine davet edilmiş ağanın yanına. Zaten bunu istiyormuş bütün kalbiyle. Hayatını değiştiren bir olayın tekrarını ümit ederek.&lt;br /&gt;Yanına gittiğinde, birkaç tane minder görmüş, yere serilen bir kilim üstünde. Fakat ağa hiç birine oturmuyormuş. Babacan tavrına rağmen, her nedense diğer ağa gibi yapmamış. Sadece "hoş geldin!." demiş, güler bir yüzle.&lt;br /&gt;Bizimki çökmüş adamın yanına. Ona iyi bir ders vermek niyeti ile. Bir minder alarak üstüne otururken, daha önceki ağayı anlatmaya başlamış. Basit bir minder yüzünden, o adama nasıl bağlandığını, bu yüzden on yıl boyunca kul köle olduğunu; insanoğlunun işte böyle hassas bir ruh taşıdığını falan...&lt;br /&gt;Yaşlı adam, onu hayretle dinliyormuş. Misafirin sözü bittiği zaman, ona belinden alt kısmını işaret ederek:&lt;br /&gt;— Ben de yastık kölesiyim, diye tebessüm etmiş. Bana yastık verene kulluk ediyorum.&lt;br /&gt;Genç adam, işte o an fark etmiş, her insanı yumuşak bir minderle yaratanı. O yastığa oturtup, bin bir türlü nimetleri ikram edeni. Altına koyduğu sahte yastığı, fırlatmış bir kenara, yaşlı adam gibi bağdaş kurarken.&lt;br /&gt;İki ağa, yan yanaymış şimdi bahçede. Çorba, et ve pilav varmış sofralarında. Bir de şanslı kölelerin yaşadığı mutluluk.&lt;br /&gt;                  Zafer dergisi mart 2007&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1349310644410860478?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1349310644410860478/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1349310644410860478' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1349310644410860478'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1349310644410860478'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/07/kle-hayatn-iinden.html' title='Köle | Hayatın İçinden'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5421785545859339215</id><published>2008-07-09T18:49:00.000+03:00</published><updated>2008-07-09T18:52:14.094+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oya'/><title type='text'>tülbent oyaları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SHTeiRw3wXI/AAAAAAAAAEQ/f7z_O5_HTeo/s1600-h/e43.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5221042548494549362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SHTeiRw3wXI/AAAAAAAAAEQ/f7z_O5_HTeo/s400/e43.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5421785545859339215?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5421785545859339215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5421785545859339215' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5421785545859339215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5421785545859339215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/07/tlbent-oyalar.html' title='tülbent oyaları'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SHTeiRw3wXI/AAAAAAAAAEQ/f7z_O5_HTeo/s72-c/e43.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2704286450083658987</id><published>2008-07-04T12:26:00.002+03:00</published><updated>2008-07-04T12:36:40.417+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mizah'/><title type='text'>BİR KADIN NASIL MUTLU EDİLİR?</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Çok zor değil.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;BİR KADINI MUTLU ETMEK İÇİN ERKEKTE ŞU ÖZELLİKLER OLMALIDIR:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;01. bir dost&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;02. bir yoldaş&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;03. bir aşık&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;04. bir ağabey&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;05. bir baba&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;06. bir usta&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;07. bir asçı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;08. bir elektrikçi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;09. bir marangoz&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;10. bir muslukçu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;11. bir tamirci&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;12. bir dekoratör&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;13. bir stilist&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;16. bir psikolog&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;17. bir haşere yok edici&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;18. bir psikiyatri uzmanı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;19. bir şifacı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;20. iyi bir dinleyici&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;21. bir organizatör&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;22. iyi bir baba&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;23. çok temiz&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;24. sempatik&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;25. atletik&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;26. sıcak&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;27. kibar&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;28. nazik&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;29. zeki&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;30. komik &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;32. şefkatli&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;33. güçlü&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;34. anlayışlı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;35. hoşgörülü&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;36. sağduyulu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;37. hırslı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;38. yetenekli&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;39. cesur&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;40. kararlı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;41. doğru&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;…&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;11987. güvenilir&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;11988. tutkulu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt; ... &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;TABİİ, ŞUNLARI DA UNUTMADAN:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;13989. ona düzenli olarak iltifat etmek&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;13990. alışverişi sevmek&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;13991. dürüst olmak&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;13992. çok zengin olmak&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;13993. onu strese sokmamak&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;... &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;... &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;VE AYNI ZAMANDA ŞUNLARI DA YAPMALIDIR:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;17995. kendinden çok ona odaklanmak&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;17996. ona, özellikle kendisi için çok fazla zamanayırmak&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;....&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;ŞUNLAR DA ÇOK ÖNEMLİ:   &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt; Asla unutulmayacaklar:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;21998. doğum günleri&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;21999. yıldönümleri&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;22000. onun aldığı kararlar&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt; BİR ERKEK NASIL MUTLU EDİLİR!!!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;1. Karnını iyice doyurun.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;2. Uzaktan kumanda ve çayını verip rahat bırakın… &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;                                        (maillerimden)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2704286450083658987?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2704286450083658987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2704286450083658987' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2704286450083658987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2704286450083658987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/07/bir-kadin-nasil-mutlu-edilir.html' title='BİR KADIN NASIL MUTLU EDİLİR?'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2986106005358890383</id><published>2008-07-03T15:58:00.000+03:00</published><updated>2008-07-03T16:01:01.331+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kutlama'/><title type='text'>regaib gecesi hayırlara vesile olsun</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGzNNO7vZfI/AAAAAAAAADY/BMuj5AC_jf4/s1600-h/d135.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218771695446222322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGzNNO7vZfI/AAAAAAAAADY/BMuj5AC_jf4/s400/d135.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2986106005358890383?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2986106005358890383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2986106005358890383' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2986106005358890383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2986106005358890383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/07/regaib-gecesi-hayrlara-vesile-olsun.html' title='regaib gecesi hayırlara vesile olsun'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGzNNO7vZfI/AAAAAAAAADY/BMuj5AC_jf4/s72-c/d135.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6193065711229483323</id><published>2008-06-27T19:42:00.001+03:00</published><updated>2008-06-27T19:45:17.637+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk hırkası'/><title type='text'>köpekli hırka</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUYhl68cCI/AAAAAAAAADQ/8ZeJUXKSrCg/s1600-h/d103.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216602708772679714" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUYhl68cCI/AAAAAAAAADQ/8ZeJUXKSrCg/s400/d103.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;Arka:&lt;br /&gt;90 ilmek ile başlayın. 4 sıra örün ( önden düz arkadan ters). 5. sırada 9 ilmek örüp bir ilmek artırın, 3 ilmeği bir kerede alıp 1 ilmek daha artırın. Aralarda 9 ilmek bırakarak sıra sonuna kadar aynı işlemi yapın. 13. sırada 3 ilmek ördükten sonra 5. sıradaki işlemleri tekrarlayın.124. sırada ilmekleri kapatarak bitirin.&lt;br /&gt;Ön:&lt;br /&gt;45 ilmek ile başlayın. Bunun 17 ilmeği kahverengi olacak. Kahverengi kısmı pirinç örgü yapın ve her sırada kahverenginin bir ilmeğini eflatun örün. Kazağın bir tarafına şekildeki köpeği örün ya da işleyin.100. sırada boyun için 8+1+1+1+1+1 ilmek kapatın.&lt;br /&gt;124. sırada bitirin.&lt;br /&gt;Kol:&lt;br /&gt;Kazağın omuzlarını dikin ve kol için 70 ilmek geçirin. Her altı sırada her iki taraftan birer ilmek azaltın. 73. sırada kahverengi ipi takın 2sıra haraşo örüp, bitirin. Kazağı diktikten sonra,  kazağın alt kısmına, boyuna ve önlere kahverengi ile ilmek geçirip 2’şer sıra örelim. Köpeğin kulakları için 3ilmek takıp 1.sırada 1’er ilmek artırıp, 6-7 sıra haraşo örün.&lt;br /&gt;                                            Kolay gelsin&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6193065711229483323?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6193065711229483323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6193065711229483323' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6193065711229483323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6193065711229483323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/kpekli-hrka.html' title='köpekli hırka'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUYhl68cCI/AAAAAAAAADQ/8ZeJUXKSrCg/s72-c/d103.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5354277024258750125</id><published>2008-06-27T19:39:00.000+03:00</published><updated>2008-06-27T19:42:15.064+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='peygamberimiz(s.a.v.)'/><title type='text'>PEYGAMBERİMİZ, ÖZELLİKLERİ, GÖRÜNÜŞÜ...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Hasan bin Ali radıyallahu anh: Dayım Hind bin Hâle, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin sıfatlarını güzel anlatırdı. Ben de onun anlatmasından hoşlanırdım. Sormam üzerine bana Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemi şöyle anlattı:"Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, çok yakışıklı ve alımlıydı. Mübarek yüzü dolunay gibi parlardı. Orta boydan biraz uzun, uzun boydan biraz kısa idi.Başı büyük, saçı dalgalıydı. Saçları kendiliğinden iki yana ayrılırsa öylece bırakır, toplamaz, bir taraf sarkarsa öyle bırakırdı. Saçlarını uzattığı zaman kulak memelerini geçerdi.Teni beyazdı, alnı genişti, kaşları gürdü. iki kaşı arasında, kızınca beliren bir damar vardı. Burnu gayet güzeldi. Kaşlarına yakın kısmında hafif bir yükseklik, parlayan bir nur vardı. Dikkatli bakmayan adam, onu biraz kıvrık burunlu sanabilirdi.Gür sakallı, iri gözlü, düz yanaklı idi. Ağzı geniş, dişleri inci gibi parlaktı. Dişleri seyrekti. Boynu sanki bir ışık huzmesiydi. Endamı ve uzuvları uyumluydu, mutedildi. Etleri kesinlikle sarkık değildi. Karnı ile göğsü aynı seviyedeydi. iki omuzu arası geniş, omuz kemik başları kalındı.Giderken ağır ağır giderdi. Ölçülü ve dengeli yürürdü. Yavaş, vakarlı, fakat hızlı yürürdü, yürürken sanki bir meyil iner gibiydi. Dönerken tüm vücuduyla dönerdi. Gözleri yere bakar hâlde olurdu. Yere bakışı göğe bakışından daha çok ve daha uzundu. Bakışları son derece anlamlıydı. Arkadaşlarıyla yürürken, onları önüne alırdı. Rastladığı kimseye ilk selâmı o verirdi.Birbiri ardınca hüzünlü düşüncelere dalardı. Daima düşünür haldeydi. Onun hiç rahatı yoktu.Lüzumsuz ve boş konuşmazdı. Susması uzun olurdu. Söze başlarken de bitirirken de yumuşak konuşurdu. Söylemek istediğini tam anlatan kelimelerle, gayet güzel ve özlü konuşurdu. Sözlerinde ne fazlalık olurdu, ne de eksiklik. Kaba değildi.Hiç kimseyi küçümsemezdi. Az bile olsa, nimete önem verirdi. Yiyecek ve içecekleri ne överdi, ne de beğenmeyip kötülerdi.Dünya ve dünyalık bir şey onu öfkelendirmezdi. Ancak haksızlık yapılınca öfkelenir ve haksızlık giderilinceye kadar hiçbir şey öfkesini durdurmazdı. Hiç kimseyi tanımaz hakikatı haykırırdı. Kendi nefsi için kızmaz ve onun için intikam almaya kalkışmazdı.işaret ederken, parmağıyla değil, eliyle işaret ederdi. Bir şeye hayret edip şaştığı zaman avucunu çevirirdi. Konuşurken, sağ elinin ayasını sol elinin baş parmağıyla bitiştirirdi. Öfkelendiği zaman, can yakmaktan ve azarlamaktan kaçınırdı.Gülerken gözlerini yumardı. Gülüşü genellikle gülümseme olurdu, dişleri dolu tanesi gibi parlardı."Dayımın anlattıklarını epey zaman Hüseyinden gizledim. Sonra ona anlatınca, onun benden önce bunları dayıma sormuş olduğunu anladım.Hüseyin, babasına, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin giriş, çıkış, oturuş ve kalkış şekillerini de sormuş, sormadık bir şey bırakmamış. Babası da ona anlatmış:"Evine izin isteyerek girerdi. Evindeki zamanını üç kısma bölerdi. Bir kısmını Allaha, bir kısmını ailesine, bir kısmını da kendisine. Sonra da insanlara ayırırdı.ileri gelen kimselerle, sâde kimselerle konuşur gibi konuşurdu. Onlardan hiçbir şeyi saklamazdı. Ümmete seviyelerine göre davranırdı. Herkese kendi durumuna göre değer verirdi. insanların dindeki niteliklerini önemserdi. Dinde bilgili olana daha başka bakardı.insanların kiminin bir, kiminin iki, kiminin de birçok ihtiyaçları olurdu. Bunları da gözönünde tutar, ona göre davranırdı. Onlarla ihtiyaç ve maslahatlarına göre meşgul olurdu. Kendilerine lâzım ve lâyık olanı onlara bildirirdi. Şöyle derdi:"Burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın! Bana ihtiyacını ulaştıramayanların ihtiyaçlarını bana ulaştırın! Çünkü ihtiyacını bildiremeyenlerin ihtiyacını yetkiliye ulaştıranın, Allah, kıyamet gününde ayaklarını kaydırmaz."Daima doğrunun yanındaydı, başkasını kabul etmezdi. insanlar, onun yanına geçici olarak girerler, ama tatmin olmuş bir hâlde çıkarlardı. Huzurundan birer öncü ve yol gösterici olarak ayrılırlardı.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, dilini tutardı, ancak insanları birbirine sevdirecek, birbirleriyle kaynaştıracak şeyleri konuşurdu. Onları ürkütüp kaçırmazdı.Her toplumun liderine önem verirdi, ikramda bulunurdu. Daha sonra onu toplumunun üzerine vali yapardı. Ona itaat etmelerini, güzel ahlâkıyla ahlâklanmalarını tavsiye ederdi.Arkadaşlarını özler ve sorardı. insanların, durumlarını ve işlerini de sorardı. Güzele güzel, çirkine de çirkin derdi. işi daima dengeli idi, tutarsız değildi.Gaflet ederler korkusuyla, kendisi kesinlikle gaflete düşmezdi. Bezerler, usanırlar diye lüzumundan fazla söz söylemezdi. Daima hazırlıklı ve dikkatli olurdu. Hak ve hakikattan ayrılmaz, öbür insanların hakkı çiğnemelerine de izin vermezdi.Onun yanında, insanların en üstün ve en iyileri, ihlas ve samimiyet bakımından en ileri olanlarıydı. Katında mertebe bakımından en büyükleri, insanlarla iyi geçinen ve yardımlaşmayı başaran kimseler olurdu.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, herhangi bir fayda söz konusu olmadan, ne otururdu, ne de kalkardı. Kendisine özel yerler edinmezdi. Belirli oturma yerleri edinmekten insanları nehyederdi. Bir topluluğun yanına geldiğinde, meclisin bittiği yere ilişip otururdu. Böyle yapılmasını da emrederdi.Meclisindeki kimselerin her biriyle ilgilenir, farklı davrandığı izlenimini vermezdi. ihtiyacını gidermesi için onunla oturan veya onu ayakta tutan kimseye karşı sabırlı olur, o kişi ayrılmadıkça kendisi onu terkedip ayrılmazdı.Biri kendisinden bir şey istediğinde, onu mutlaka verirdi, ya da tatlı sözler söyleyerek onu savardı. Güler yüzlü oluşu ve herkese nazik davranışı, onu halka âdeta baba yapmıştı. Herkes onun katında ve nazarında eşitti.Meclisi bir olgunluk, sabır, güven ve haya meclisiydi. Orada sesler yükselmez, namus ve haysiyetler çiğnenmez, kimseye sataşılmazdı. Gayet dengeli ve hayalı idiler. Birbirlerine takva tavsiye ederlerdi. Son derece mütevazi idiler. Küçükler büyüklere saygı, büyükler de küçüklere sevgi ve şefkat gösterirlerdi. ihtiyacı olanları kendi nefislerine tercih ederler, garibe yardım elini uzatırlardı.Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, daima güler yüzlü, yumuşak huylu idi, sert ve kaba değildi. Gürültücü ve hayasız da değildi. Kusur arayan, gereksiz yere insanları öven biri de değildi. Arzulamadığı şeylere kulak asmazdı. Kimseyi umutsuzluğa düşürmezdi. Herkese ümit verici davranırdı.Üç şeyden uzak dururdu: Gereksiz yere tartışmak, fazla konuşmak ve kendisini ilgilendirmeyen şeylere ilgi duymak.insanlarla ilgili şu üç şeyden de uzak dururdu: Kimseyi kötülemez, kimsenin kusurunu, gizlisini ve ayıbını araştırmazdı.Ancak fayda umduğu şeyleri söylerdi. Konuştuğu zaman, yanındakiler sanki başlarında kuş varmış gibi sakince başlarını eğerlerdi. Ancak o sustuğu zaman konuşurlardı. Yanında tartışmazlardı. Biri konuştuğu zaman herkes susar ve onu dinlerdi, sözünü bitirinceye kadar söze girmezlerdi.Onların konuşmaları da bir başkaydı. Onların güldükleri şeye o da gülerdi, hayret ettiklerine o da hayret ederdi.Gelen yabancının, aşırı ve mantık dışı davranışlarını sabırla karşılardı, onu azarlamazdı. Arkadaşları bazen buna kızarlardı da, o onları sakinleştirir, şöyle derdi:"Böyle kimseleri gördüğünüzde, ona gerçeği gösterin!"Övgüyü, ancak hakkını verenden kabul ederdi. Kimsenin sözünü kesmez, bitirmesini beklerdi. Adam, ya bitirir, ya da kalkıp giderdi.Onun susması dört maksat içindi: Hilim, hazer, takdir ve tefekkür. Takdiri, fark gözetmeksizin insanlara bakmak ve aynı şekilde dinlemekti. Düşünmesi, hem geçici olan dünya, hem de sürekli olan âhiret hakkında idi. Hilmi ise, sabrında idi. Zira, onu hiçbir şey kızdırmaz ve ürkütmezdi.Hazeri dört şeyde tecelli ederdi: Kendisine uyulması için en güzel olanı almak, vazgeçirmek amacıyla kötüden uzak durmak, ümmeti için yararlı olan hususlarda fikir üretmek, dünya ve âhiret hayatlarını temin edecek hususlarda onlar için çalışmak."Hasan radıyallahu anh. Taberânî.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5354277024258750125?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5354277024258750125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5354277024258750125' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5354277024258750125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5354277024258750125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/peygamberimiz-zellikleri-grn.html' title='PEYGAMBERİMİZ, ÖZELLİKLERİ, GÖRÜNÜŞÜ...'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8349930140641488493</id><published>2008-06-27T19:37:00.000+03:00</published><updated>2008-06-27T19:39:19.691+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atkı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şapka'/><title type='text'>atkı ve şapka</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUXgXy_LYI/AAAAAAAAADI/ZtHZr6ZfICQ/s1600-h/d102.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216601588289711490" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUXgXy_LYI/AAAAAAAAADI/ZtHZr6ZfICQ/s400/d102.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8349930140641488493?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8349930140641488493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8349930140641488493' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8349930140641488493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8349930140641488493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/atk-ve-apka.html' title='atkı ve şapka'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUXgXy_LYI/AAAAAAAAADI/ZtHZr6ZfICQ/s72-c/d102.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-7772214561594202376</id><published>2008-06-27T19:36:00.000+03:00</published><updated>2008-06-27T19:37:14.796+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='meyve'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karpuz'/><title type='text'>Karpuz: Anne adayları için kalorisi az, faydası bol</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;Yaz günlerinin bol sulu, serinletici yiyeceği karpuzun hamileler için de önemli faydaları olduğunu biliyor muydunuz? Kalorisi son derece düşük olmasına karşın karpuz hamilelikte cildin güneşten korunmasından, mide yanmalarının önlenmesine kadar pek çok fayda sağlıyor. Karpuz bebeğin beyin ve sinir sisteminin gelişiminde büyük önem taşıyan vitamin ve mineralleri de içeriyor.İşte şanslı yaz hamilelerine karpuzun sağladığı faydalardan bazılarıMide yanmasını hafifletiyor.Vücutta su toplanmasını önlemeye yardımcı oluyor.Yüksek sıvı içeriği (%92) ve içerdiği meyve şekerleri bulantıları hafifletiyor ve dehidratasyonu (vücudun susuz kalması) önlüyor.İçerdiği mineraller son üç ayda sık yaşanan krampları önlemeye yardımcı oluyor.İyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenliyor.Likopen mucizesiKarpuz domatesten daha fazla likopen içeriyor. Bir antioksidan madde olan likopen ise kanserden ve kalp-damar hastalıklarından korunmaya yardımcı oluyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve cildin doğal güneş koruma faktörünü artırıyor.Ayrıca çalışmalar likopenin hamilelikte karşılaşılan ciddi sorunlardan biri olan preeklempsi riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koydu.Karpuzun 100 gramında tam 4 mg likopen bulunuyor.Vitamin ve minerallerBilim adamları karpuzun A, C, B6 vitaminlerini ve potasyum ve magnezyum minerallerini bol miktarda içerdiğini de belirlediler. Bu vitamin ve mineraller ise bebeğin görmesi, beyni, sinir sistemi ve bağışıklık sisteminin gelişimi açısından büyük önem taşıyor.Karpuzun 100 gramında 37 mcg A vitamini, 10 mg C vitamini ve 280 mg potasyum bulunuyor.Potasyum hamilelik sırasında kan ve vücut dokularındaki su dengesini düzenliyor ve sıcakta terle birlikte vücuttan atılan potasyum kaybı nedeniyle ortaya çıkan tansiyon düzensizliğini dengeliyor.Üstelik tüm bu faydaları sadece 50 kalori içeren yaklaşık 300 gramlık bir dilim karpuz ile sağlayabilirsiniz!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.aile.org/"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;http://www.aile.org/&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-7772214561594202376?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/7772214561594202376/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=7772214561594202376' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7772214561594202376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7772214561594202376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/karpuz-anne-adaylar-iin-kalorisi-az.html' title='Karpuz: Anne adayları için kalorisi az, faydası bol'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8797461314963576849</id><published>2008-06-27T19:33:00.000+03:00</published><updated>2008-06-27T19:34:24.615+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çanta'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hobi'/><title type='text'>boncuklu çantam</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUWeEVBEFI/AAAAAAAAADA/ALP76sBhq9g/s1600-h/c79.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216600449192366162" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUWeEVBEFI/AAAAAAAAADA/ALP76sBhq9g/s400/c79.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8797461314963576849?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8797461314963576849/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8797461314963576849' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8797461314963576849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8797461314963576849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/boncuklu-antam.html' title='boncuklu çantam'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUWeEVBEFI/AAAAAAAAADA/ALP76sBhq9g/s72-c/c79.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2775972453016518728</id><published>2008-06-27T19:25:00.000+03:00</published><updated>2008-06-27T19:27:09.887+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><title type='text'>Depresyondan Nasıl Kurtuluruz</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Depresyon, ruhî çökkünlük halidir.Kişi, hayatın keyfini ve şevkini kaybetmiştir. Yaşama sevinci yok olmuştur. Kendine güveni azalmış, gelecek ümidi kaybolmuştur. Sıkıntılıdır, karamsar ve kötümserdir. Kederli ve üzüntülüdür.&lt;br /&gt;Dünya Sağlık Teşkilâtı’nın istatistiklerine göre dünyada, her an 100 milyon kadar depresyonlu insan vardır. Son birkaç yılın verileri bu rakamın daha da artmakta olduğunu göstermektedir.&lt;br /&gt;İşte dünyayı böyle saran depresyon için uzmanlar İslâmın temel ibadetlerinden olan namazı tavsiye etmektedirler. Üstelik bu uzmanlar müslüman da değildirler.&lt;br /&gt;İngiliz Holistic Tıp Kurumunun (The British Holistic Medical Association) yayınladığı ve “Çağımızın Büyük Sağlık Sorunu: Depresyon” adıyla dilimize kazandırılan kitapta şöyle denmektedir: (shf. 135)&lt;br /&gt;“Bedenen ve zihnen faaliyetlerinizi sürdürünüz. Bazı gerilim idmanları yapınız. Daha makbûlü, bedeni ve ruhu zinde tutan ‘namazdan’ yararlanınız. Hareket kabiliyetiniz çok az ise, olabildiğince idman yapıp hareket etmeye çalışınız.”&lt;br /&gt;Kitabın ilerleyen sayfalarında ruhî denge için sükûnet ihtiyacının önemi belirtilmektedir. Dış çabaları durdurarak dinlenmek, biraz içe dönüp kendimizi dinlemek, sükûnetle daha derin yankılarla ümitlerini iç dünyadan gelecek değerleri yakalayabilmeye yönelmek; bu bizim tabiî hakkımızdır. Bu tarz bakış bize farklı bir görüş açısı kazandırır. Daha berrak düşünebilme, hislerin daha iyi yönlendirilmesi, kendimizle ve dış âlemle daha çok bağları kurabilmemze zemin hazırlar.&lt;br /&gt;İşin ilgi çekici yönü, bu durum için başta gelen tavsiye yine namazdır. (shf. 215)&lt;br /&gt;“Güçsüzseniz, başkalarına muhtaçsanız, bunu müsamaha ile karşılayarak Allah’ın takdiri olduğunu düşünün.” denilen kitapta, depresyonun çaresi olarak gösterilen namaz, aynı zamanda depresyona yakalanmamak için de bir çare olarak gösterilmektedir. (shf. 198)&lt;br /&gt;Evet İslâmın beş şartından biri olan, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) “dinin direği” ve “gözümün nuru” buyurdukları namaz için Bernard Shaw daha bu yüzyılın başında :“Müslümanların namazı 2000 yılında dünya profesörlerinin reçetelerinde yer alacaktır” diyordu. İkibine daha yıllar varken uzmanlar namazı hem tedavi için, hem de hastalıklara yakalanmamak için tavsiye ediyorlardı. Acaba o günler yakın mı dersiniz?&lt;br /&gt;Sayı: 278Şubat – 2000 zafer dergisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2775972453016518728?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2775972453016518728/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2775972453016518728' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2775972453016518728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2775972453016518728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/depresyondan-nasl-kurtuluruz.html' title='Depresyondan Nasıl Kurtuluruz'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2771770706084611141</id><published>2008-06-27T19:20:00.001+03:00</published><updated>2008-06-27T19:25:10.560+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pasta'/><title type='text'>KÖSTEBEK PASTA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUT8g3U8OI/AAAAAAAAAC4/Z-Wy0f_ATkU/s1600-h/b50.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216597673713660130" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUT8g3U8OI/AAAAAAAAAC4/Z-Wy0f_ATkU/s400/b50.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Bunu birkaç gün önce gittiğim bir yerde yedim. Onlar muzlu yapmışlardı ama ben evde kivi olduğu için kivi ile yaptım.&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;1 su bardağı süt&lt;br /&gt;1 su bardağı sıvı yağ&lt;br /&gt;1 su bardağı şeker&lt;br /&gt;3 yumurta&lt;br /&gt;kabartma tozu&lt;br /&gt;3 kaşık kakao&lt;br /&gt;1,5  su bardağı  kadar un&lt;br /&gt;2 paket kremşanti&lt;br /&gt;2 kivi&lt;br /&gt;yapılışı:&lt;br /&gt;yumurtaları çırpın.şeker, yağ,süt,un ve kakaoyu katıp biraz daha çırpın. Kabartma tozunu katıp karıştırın. Dikdörtgen fırın tepsisine döküp 180 derecede 18 -20 dakika pişirin.&lt;br /&gt;Soğuduktan sonra su bardağı ile yuvarlaklar kesin . Bardağınızın büyüklüğüne göre 16-20 parça çıkıyor.&lt;br /&gt;Yuvarlakların üzerine kremşanti sürüp meyve yerleştirin. üzerine biraz daha kremşanti sürün. Yuvarlakların kenarından çıkan kek parçalarını doğrayıcıda parçalayın,hazırladığınız  pastaların üzerine dökün. Çatalla hafifçe bastırın.&lt;br /&gt;                                              Afiyet olsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2771770706084611141?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2771770706084611141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2771770706084611141' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2771770706084611141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2771770706084611141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/kstebek-pasta.html' title='KÖSTEBEK PASTA'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGUT8g3U8OI/AAAAAAAAAC4/Z-Wy0f_ATkU/s72-c/b50.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-3907702173427119735</id><published>2008-06-26T13:14:00.000+03:00</published><updated>2008-06-26T13:18:26.674+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Sütçü</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;İhtiyar adam, zorlukla taşıdığı süt güğümlerini çadır direkleri arasından geçirmeye çalışırken:&lt;br /&gt;-Süüt...!, diye bağırıyordu. Süt isteyen süt kuzularına...&lt;br /&gt;İhtiyar, henüz sözünü tamamlamamıştı ki, çadırından çıkan öfkeli bir adam:&lt;br /&gt;-Sen aklını kaçırdın herhalde! diye kükredi. Biz yaralılarımızla uğraşırken, sen para kazanma sevdasındasın.&lt;br /&gt;Yaşlı adamın gözleri dolmuştu. Yumuşak bir sesle:&lt;br /&gt;-Bu depremde dört torunumu kaybettim evladım, dedi. Onların içecekleri sütü diğer yavrularıma hediye etmek istemişsem, hata mı etmişim.&lt;br /&gt;•••&lt;br /&gt;Bu hadiseyi anlatanlar, “ihtiyar adama çıkışan o kişinin ağlayışını ve ona sarılarak özür dileyişini hiç unutmuyoruz” diyorlar.&lt;br /&gt;Yukarıdaki tablo, 17 Ağustos depreminde Sapanca’da yaşandı. Ama gazeteler yazmadı.&lt;br /&gt;Zafer dergisi Sayı: 277Ocak – 2000&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-3907702173427119735?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/3907702173427119735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=3907702173427119735' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3907702173427119735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3907702173427119735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/st.html' title='Sütçü'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-106213032140019008</id><published>2008-06-26T13:02:00.000+03:00</published><updated>2008-06-26T13:14:46.454+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk hırkası'/><title type='text'>oğlumun hırkası</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGNr5NxOtpI/AAAAAAAAACw/K0xeB-iu4BU/s1600-h/d101.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216131424118027922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGNr5NxOtpI/AAAAAAAAACw/K0xeB-iu4BU/s400/d101.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-106213032140019008?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/106213032140019008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=106213032140019008' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/106213032140019008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/106213032140019008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/olumun-hrkas.html' title='oğlumun hırkası'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGNr5NxOtpI/AAAAAAAAACw/K0xeB-iu4BU/s72-c/d101.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8191759341630787732</id><published>2008-06-24T22:42:00.000+03:00</published><updated>2008-06-24T22:45:24.562+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıssa'/><title type='text'>Bir deliye bir veli rolünü hiç denediniz mi?</title><content type='html'>&lt;a href="mailto:a.sahin@zaman.com.tr"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;AHMED ŞAHİN&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;Bir araya gelmiş olan erkeklerin hepsi de hanımından şikayet ederek dertleşirler. Ancak bunları dinleyen Şam’ın büyük alimi Ebu Müslim Havlani’de şikayet filan yoktur. Derler ki: - Veli gibi bir hanıma düştün de sesin sedan çıkmıyor değil mi? Omuzlarını silkerek cevap verir:&lt;br /&gt;- Bizimki veli filan değil, kelimenin tam manasıyla delidir, deli!..&lt;br /&gt;- Öyle ise derler, nasıl geçiniyorsun böyle deli biriyle? Cevap verir:&lt;br /&gt;- Biz geçinmenin sırrını öğrendik de ondan... Büsbütün meraka düşerler.&lt;br /&gt;- Deli gibi biriyle geçinmenin sırrı nedir ki, derler. Şöyle izah eder Ebu Müslim geçinmenin sırrını. Der ki:&lt;br /&gt;- Allahü Azimüşşan, Adem Aleyhisselam’ı topraktan yarattığında bedenine önce aklı koydu. Akıllı bir adam oldu. Sonra öfkeyi yarattı, ona da Adem’in bedenine girmesini emretti. Öfke:&lt;br /&gt;- Ben dedi Adem’in bedenine giremem. Çünkü orada akıl vardır! Akılla ikimiz bir yerde asla duramayız!.. Buyurdu ki:&lt;br /&gt;- Ey öfke! Sen Adem’in bedenine doğru yönel. Akıl senin geldiğini görünce hemen çıkıp gider, kendi yerini sana bırakır. Böylece sen de akılsız kalan Adem’in bedeninde istediğin akıl dışı işleri icra edersin... Ebu Müslim burada der ki: - İşte biz hanımla bu konuda anlaştık, dedik ki; mademki insana öfke gelince akıl çıkıp gidiyor, insan öfkeli anında akılsızın biri oluyor, yani delinin ta kendisi haline geliyor. Öyle ise evde kim öfkelenirse sanki o an o delidir. Deliye karşı ise bir veli lazımdır. Ben öfkelenirsem hemen farkına varacaksın, sabır gösterip ters cevap vermeyecek, veli rolüne gireceksin. Çünkü ben o an deli sayıldığımdan ‘deli adamdan her şey beklenir’ diyerek veli sabrını göstereceksin. Öfkem gidip de aklım başıma gelinceye kadar bir deliye bir veli rolünü sürdüreceksin...&lt;br /&gt;- İşte der Ebu Müslim, aile hayatımızda biz hanımla bu anlaşmayı uyguluyoruz... Ne zaman ben öfkelenirsem hanım hemen karar veriyor; beye öfke geldi, akıl gitti. Akılsız insandan her türlü yanlış beklenebilir. Öyle ise bana düşen bir deliye bir veli rolüdür. Sabır ve tahammülle akıl gelinceye kadar veli rolünde beklemektir. Aynı öfke hanıma gelirse bu defa da ben veli rolüne giriyor, onun öfkesi geçip de aklı başına gelinceye kadar ben veli rolünü sürdürüyorum...&lt;br /&gt;Ebu Müslim bundan sonrasını şöyle tamamlar:&lt;br /&gt; - İşte ey dostlar, siz de bir deliye bir veli rolüne girin, biriniz öfkelenince öteki veli rolünü tercih etsin, karşılık vermeyip öfkenin geçmesini beklesin. Göreceksiniz ki tartışma kısa zamanda bitecek, taraflar birbirlerine sevgi, saygıyla dolacaktır. Çünkü öfkelenen insan kendisine karşılık verilmeyip de sabır gösterildiğini anladığı andan itibaren içinde bir değerlendirme yapar, bundan mutluluk duyarak sakinleşir...&lt;br /&gt;Ebu Müslim; sakın der, bir deliye bir veli rolü basit bir tedbir deyip de dudak büküp geçmeyin, sadece bir deneyin, yeter... &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;      -Ne dersiniz, denesek mi bir deliye bir veli rolünü? Unutmamalı ki, delilikten zarar gelir; ama velilikten hiç zarar gelmez!..&lt;br /&gt;      -Öyle ise elektrikli ortamlarda (bir deliye bir veli rolü) hemen hatırlanmalıdır diye düşünüyorum. Bilmem siz ne dersiniz bu düşünceme?..&lt;br /&gt;  Bölüm:Hayatın İçinden    Zaman ailem&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;       Sayı:221&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8191759341630787732?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8191759341630787732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8191759341630787732' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8191759341630787732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8191759341630787732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/bir-deliye-bir-veli-roln-hi-denediniz.html' title='Bir deliye bir veli rolünü hiç denediniz mi?'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-3165328956320182663</id><published>2008-06-24T22:36:00.000+03:00</published><updated>2008-06-24T22:42:17.489+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>bebek yelekleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFOBLSvcXI/AAAAAAAAACo/4ebJy_V2JBA/s1600-h/d100.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215535625589977458" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFOBLSvcXI/AAAAAAAAACo/4ebJy_V2JBA/s400/d100.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-3165328956320182663?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/3165328956320182663/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=3165328956320182663' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3165328956320182663'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3165328956320182663'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/bebek-yelekleri.html' title='bebek yelekleri'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFOBLSvcXI/AAAAAAAAACo/4ebJy_V2JBA/s72-c/d100.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-930471029303052768</id><published>2008-06-24T22:33:00.000+03:00</published><updated>2008-06-24T22:34:08.722+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hadis'/><title type='text'>HADİS</title><content type='html'>. &lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"İnsanların en acizi duada aciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır."Ebû Hureyre radıyallahu anh. Taberânî.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Birbirinizle el sıkışın ki, kalplerdeki düşmanlık silinsin. Hediyeleşin ki, birbirinizi sevesiniz ve aradaki dargınlıklar böylece kalksın."Atâ radıyallahu anh. Mâlik&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-930471029303052768?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/930471029303052768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=930471029303052768' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/930471029303052768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/930471029303052768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/hadis.html' title='HADİS'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-4119156538585168958</id><published>2008-06-24T22:29:00.000+03:00</published><updated>2008-06-24T22:30:32.591+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Mantar</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;EVİN ANNESİ, harika bir mantar yemeği yapmıştı. Akşam yemeğinin vakti geldiğinde, bütün aile fertleri sofra başında iştahla yemeği bekliyordu. Çorbalar hızlı hızlı içildi ve boşalan tabaklar mantar yemeği ile dolduruldu. Yemek gerçekten de çok güzel olmuştu.&lt;br /&gt;Herkes yiyebildiği kadar yedi mantar yemeğinden. Artık kimsenin tek bir lokma bile yiyecek hâli kalmamıştı. Evin annesi tencerenin dibinde kalan yemeği, mutfak penceresinden evin köpeğine verdi. Köpek, kendisine çalınan ıslığı duymuş ve kuyruğunu sallaya sallaya pencerenin dibine gelmişti.&lt;br /&gt;Ancak mantar yemeğinden bir iki lokma almıştı ki, birden yere yıkıldı ve inlemeye başladı.&lt;br /&gt;Köpeğin bu halini gören anne, korkudan bir çığlık atarak yemek odasına gitti ve:&lt;br /&gt;“Eyvahlar olsun! Galiba mantar zehirli. Köpeğe verdim, hayvanın yemesiyle can çekişmeye başlaması bir oldu. Birazdan sıra bize gelir!” diye bağırdı.&lt;br /&gt;Annenin bu felâket haberi karşısında ev halkını telaş, alevin samanı sarması gibi sardı. Bütün aile arabaya binip soluğu en yakın hastanenin acil servisinde aldı.&lt;br /&gt;Görevli doktor, mantar hikâyesini dinleyince:&lt;br /&gt;“Hepinizin midesini yıkayacağız!” dedi.&lt;br /&gt;Can korkusundan kimsenin buna itiraz edecek hâli yoktu. Çoluk çocuk, sırayla mideler yıkandı.&lt;br /&gt;Midesi yıkanan aile fertleri, biraz dinlendikten sonra evlerine geri götürüldüler. Ancak evlerine vardıklarında, gördükleri manzara karşısında gözlerine inanamadılar. Çünkü mantardan zehirlenip öldü dedikleri köpek, koynunda beş minik yavrusu ile verandada yatıyor ve bir iki saat önce doğan yavrularını, emzirmeye çalışıyordu.&lt;br /&gt;Sayı: 376Nisan – 2008 zafer dergisi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-4119156538585168958?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/4119156538585168958/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=4119156538585168958' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4119156538585168958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4119156538585168958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/mantar.html' title='Mantar'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-3286783893359454994</id><published>2008-06-24T22:22:00.002+03:00</published><updated>2008-06-24T22:25:12.208+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örtü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dantel'/><title type='text'>oda takımları</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFJtho-hwI/AAAAAAAAACY/DbioPao007c/s1600-h/e7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215530889944925954" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFJtho-hwI/AAAAAAAAACY/DbioPao007c/s400/e7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFJliN1fBI/AAAAAAAAACQ/67l8FidM7yA/s1600-h/e6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215530752660569106" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFJliN1fBI/AAAAAAAAACQ/67l8FidM7yA/s400/e6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-3286783893359454994?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/3286783893359454994/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=3286783893359454994' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3286783893359454994'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3286783893359454994'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/oda-takmlar.html' title='oda takımları'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFJtho-hwI/AAAAAAAAACY/DbioPao007c/s72-c/e7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5762659453495498676</id><published>2008-06-24T22:19:00.000+03:00</published><updated>2008-06-24T22:21:24.408+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev kazaları'/><title type='text'>Evlerimizdeki sessiz tehlikeler</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Evlerimiz küçük çocuklar için tehlikeli olabilecek unsurlarla doludur. Çocuğunuz temizlik maddelerini içebilir, süs bitkilerinin tadına bakabilir. Bu tehlikeleri bilmek tedbir almak için önemlidir.&lt;br /&gt;Banyoda Islak bez, sıcak su, makas, cam karpuz, lavabo seramiği, elektrikli ısıtıcı, sabun ve deterjan, tıraş bıçağı, elektrikli tıraş makinesi, ampul, çamaşır makinesi, şampuan, saç kurutucu, priz, ayna, şofben.&lt;br /&gt;Oturma odasında Elektrik anahtarları ve prizler, soba ve ısıtıcılar, avize, cam sepha ve cam eşya, muhtelif seramik eşya, bazı zehirli ev bitkileri (diffenbahia)&lt;br /&gt;Çocuk odasında Top, paten, patlayıcı oyuncaklar (maytap, çatapat vb.); vurucu oyuncaklar (ucu sivri oklar); küçük parçalı oyuncaklar, yayla kurulan oyuncaklar.&lt;br /&gt;Depo alanları ve iş odasında Üst üste dengesiz dizilmiş ağır nesneler (odun vb.); balta, keser, burgu, tornavida, testere, çekiç; tüm elektrikli hobi aletleri, av silahları, fişek, barut, kapsül; solvent (tiner, gazyağı vb.) ve boyalar; ısı yayan araçlar, (ütü, soba vb.).&lt;br /&gt;Mutfakta Kibrit, çakmak, tüpgaz; çatal, bıçak, tirbuşon; ağır metal tencere; tüm elektrikli ev aletleri; cam eşya, tabak-çanak, rende.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayı:&lt;br /&gt;244&lt;br /&gt;Bölüm:&lt;br /&gt;Kısa Kısa&lt;br /&gt;Zaman ailem&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5762659453495498676?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5762659453495498676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5762659453495498676' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5762659453495498676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5762659453495498676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/evlerimizdeki-sessiz-tehlikeler.html' title='Evlerimizdeki sessiz tehlikeler'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2768197044378303299</id><published>2008-06-24T22:18:00.000+03:00</published><updated>2008-06-24T22:19:24.985+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>kız bebek yelekleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFIngkrkiI/AAAAAAAAACI/XGD90FIks1k/s1600-h/d135.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215529687067628066" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFIngkrkiI/AAAAAAAAACI/XGD90FIks1k/s400/d135.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2768197044378303299?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2768197044378303299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2768197044378303299' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2768197044378303299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2768197044378303299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/kz-bebek-yelekleri.html' title='kız bebek yelekleri'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SGFIngkrkiI/AAAAAAAAACI/XGD90FIks1k/s72-c/d135.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8544774589631442866</id><published>2008-06-24T22:09:00.002+03:00</published><updated>2008-06-24T22:17:29.228+03:00</updated><title type='text'>SARIKIZ MESELESİ :))</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#333399;"&gt;&lt;strong&gt;Yaşlı bir çiftçi trafik kazasında mağdur olduğu gerekçesiyle, mahkemede savunmak yapmaytaydı.&lt;br /&gt;Kazaya sebep olan nakliye firmasının avukatı sordu:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#333399;"&gt;&lt;strong&gt;-Kaza yerine gelen polis ekibine 'İyiyim' demediniz mi?Çiftçi ifadesine başladı:&lt;br /&gt;-Traktörümün arkasında besili ineğim sarıkız ile birlikte giderken, bu nakliye şirketinin kamyonu...... Avukat sözünü kesti;&lt;br /&gt;-Ayrıntıları sormuyorum, yalnızca şu soruya cevap verin. Kaza yerine gelen polis ekibine 'İyiyim' Dediniz mi? Demediniz mi?-Şimdi efendim, biz sarıkız ile birlikte giderken........ Avukat yine çiftçinin sözünü kesti ve hakime dönerek:&lt;br /&gt;-Efendim, Bu adam kaza yerine gelen polis ekibine, kendisine durumunu sorduğu zaman 'Çok iyiyim' demişti. Şimdi aradan 3-4 hafta geçtikten sonra mağduriyetini öne sürerek, müvekkilimi dava ediyor.&lt;br /&gt;Lütfen kaza sırasında iyi olduğunu söyleyip söylemediği konusunda ki soruma doğrudan cevap vermesini söyler misiniz?Hakim:&lt;br /&gt;-Bir dakika. Önce şu sarıkız hikayesini duymak istiyorum.Çiftçi hakime teşekkür edip, ifadesini sürdürür:&lt;br /&gt;-Bu nakliye şirketinin kamyonu traktörüme çarptığında, ben bir hendeğe, sarıkız başka bir hendeğe savrulduk. Sersemlemiş bir halde yatarken, diğer taraftan sarıkızın yanık yanık böğürmelerini duyabiliyordum. Belli ki çok acı çekiyordu. O sırada hemen ordan geçmekte olan polis ekibi durdu ve memurlardan birisi gidip diğer hendekte yatan sarıkıza baktı. 1 - 2 dakika sonra da tabancasını çıkarttı ve inlemekte olan sarıkızı iki kaşının ortasından vurdu. Ardından elinde dumanı tüten tabancası ile yanıma geldi ve bana 'Sen nasılsın Amca' diye sordu.Siz olsanız ne cevap verirdiniz?&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8544774589631442866?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8544774589631442866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8544774589631442866' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8544774589631442866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8544774589631442866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/sarikiz-meselesi.html' title='SARIKIZ MESELESİ :))'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6004952637143482333</id><published>2008-06-23T19:26:00.003+03:00</published><updated>2008-06-24T22:29:16.714+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><title type='text'>PİZZA</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_POnfkMiI/AAAAAAAAACA/5z62QOcxEwI/s1600-h/pizza1-vert.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215114743544820258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_POnfkMiI/AAAAAAAAACA/5z62QOcxEwI/s400/pizza1-vert.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;İki bardak un&lt;br /&gt;Yarım paket maya&lt;br /&gt;Tuz, aldığı kadar su&lt;br /&gt;Kaşar peyniri&lt;br /&gt;Beyaz peynir&lt;br /&gt;Siyah zeytin&lt;br /&gt;Sucuk&lt;br /&gt;Salça&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;Malzemeleri karıştırıp yumuşak bir hamur elde edilir. İkiye bölünür, küçük yuvarlak tepsi büyüklüğünde açılır, tepsiye yayılır.&lt;br /&gt;Buz dolabında bekletilir. Fırın 230 dereceye getirilir.&lt;br /&gt;Yaklaşık yarım saat sonra , az yağda kavrulmuş salçanın üzerine su konularak hazırlanmış sos sürülüp,kaşar peyniri ve beyaz peynir serpilir.&lt;br /&gt;Diğer malzemeler yerleştirilip, biraz daha kaşar peyniri serpilir. Fırında 7-8 dakika pişirilir.&lt;br /&gt;Afiyet olsun&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6004952637143482333?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6004952637143482333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6004952637143482333' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6004952637143482333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6004952637143482333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/pizza.html' title='PİZZA'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_POnfkMiI/AAAAAAAAACA/5z62QOcxEwI/s72-c/pizza1-vert.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5315386927363433878</id><published>2008-06-23T19:22:00.000+03:00</published><updated>2008-06-23T19:25:03.072+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><title type='text'>Yemekten hemen sonra yapılmayacak 7 şey</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Yemek yemekten sonra ne yaptığınız sağlığınız için çok önemli. Uzmanlara göre yemek yedikten sonra yapılması sakıncalı olan şeyler zamanla sağlık problemlerine neden oluyor...&lt;br /&gt;Sigara içmeyin:&lt;br /&gt;Uzmanlarca yapılan deneyler, yemeklerden hemen sonra içilen bir sigaranın 10 sigaraya eşdeğer olduğunu kanıtlamıştır. (Kanser olma riski daha yüksek.)&lt;br /&gt;Hemen meyve yemeyin:&lt;br /&gt;Yemeklerin peşinden yenen meyveler midenin havayla davul gibi şişmesine neden olur. Çay içmeyin:&lt;br /&gt;Zira çay yaprakları yoğun asit içerir. Bu madde tükettiğimiz gıdalardaki proteinin hazmını zorlaştırıyor. Kemerinizi gevşetmeyin:&lt;br /&gt;Yemekten sonra kemeri gevşetmek kolaylıkla bağırsak düğümlenmesine ve tıkanmasına neden olur.&lt;br /&gt;Banyo yapmayın:&lt;br /&gt;Banyo yapmak ellerdeki, bacaklardaki ve vücuttaki kan akışını hızlandırır, böylece mide çevresindeki kan miktarı bu durumda azalır. Bu da midemizin sindirim sistemini zayıflatır. Yürümeyin:&lt;br /&gt;İnsanlar çoğu zaman, yemeklerden sonra 100 adım yürümek 99 yaşına kadar yaşamanızı sağlar derler. Gerçekte bu doğru değildir. Yürümek sindirim siteminin aldığımız gıdalardan besinlerin emilimini engeller.&lt;br /&gt;Hemen uyumayın:&lt;br /&gt;Aldığımız gıdalar yeterince sindirilemez. Bu durum bağırsağımızda gastrit ve enfeksiyona önderlik eder. Haber7  21 Kasım 2006 09:24&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5315386927363433878?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5315386927363433878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5315386927363433878' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5315386927363433878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5315386927363433878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/yemekten-hemen-sonra-yaplmayacak-7-ey.html' title='Yemekten hemen sonra yapılmayacak 7 şey'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6675112424746195575</id><published>2008-06-23T19:15:00.004+03:00</published><updated>2008-06-23T19:22:11.955+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='enne barajı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezi'/><title type='text'>enne barajından görüntüler</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_NYv_AohI/AAAAAAAAAB4/rEwSDXbhL-M/s1600-h/a8.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215112718599627282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_NYv_AohI/AAAAAAAAAB4/rEwSDXbhL-M/s400/a8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_M4L9CvMI/AAAAAAAAABw/J8WfMptktN8/s1600-h/a7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215112159171886274" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_M4L9CvMI/AAAAAAAAABw/J8WfMptktN8/s400/a7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_MZae-drI/AAAAAAAAABo/974RlJ5P6Ig/s1600-h/a6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215111630496364210" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_MZae-drI/AAAAAAAAABo/974RlJ5P6Ig/s400/a6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6675112424746195575?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6675112424746195575/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6675112424746195575' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6675112424746195575'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6675112424746195575'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/enne-barajndan-grntler.html' title='enne barajından görüntüler'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_NYv_AohI/AAAAAAAAAB4/rEwSDXbhL-M/s72-c/a8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-2205904455331336053</id><published>2008-06-23T19:13:00.000+03:00</published><updated>2008-06-23T19:14:35.007+03:00</updated><title type='text'>Bir Yumurta Nasıl Paketlenir?</title><content type='html'>(&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;Abese Sûresi,24)&lt;br /&gt;Bir yumurta hiçbir zaman elimize paketlenmeden ulaşmaz. Yirmi dört saatlik bir üretim faaliyetinin neticesi olan bu aziz ve leziz nimet, mutfağımıza kadar güvenle ulaşabilmesi için, son derece dikkatle plânlanmış bir ambalaj içinde bize sunulur.&lt;br /&gt;Yumurta kabuğu deyip geçmeyin. Bir çırpıda kırıp çöp sepetine atıverdiğimiz bu mükemmel ambalaj, aslında mimarîsiyle akılları hayrette bırakan bir sağlamlık, pratiklik ve geometri şaheseridir.&lt;br /&gt;Yumurtanın sarısı ve akı, tavuk vücudunda ayrı ayrı yerlerde imâl edilir. Sonra da bu mamûl, 16 saat süren bir işlemle ambalajlanır.&lt;br /&gt;Önce yumurtanın şekline bir bakın: Parmaklarınızla iki ucundan ne kadar kuvvetle bastırırsanız, onu kıramazsınız. Ambalaj sağlamdır ve şekli de pürüzsüz ve kusursuzdur. Böyle bir kabuğu bir üretim tezgâhında dökmek için kalıp gerekir. Oysa tavuğun vücudunda yumurta kabuğunu dökecek herhangi bir maddî kalıp bulunmaz.&lt;br /&gt;Yumurtayı paketlemekle görevli olan bez, tavuğun vücudundaki bütün kalsiyum ve karbonat iyonlarını çekecek şekilde düzenlenmiştir. Öyle ki, tavuğun besininde kalsiyum eksildiği zaman, kabuğun hammaddesi olarak, tavuk kendi kemiklerini kullanır. Bir tavuk, tek bir yumurtanın ambalajlanması için, bir günde kemiklerinin yüzde onunu harcayabilmektedir.&lt;br /&gt;Öyle bir fabrika düşünün ki, tavuk kanı gibi, pek de iştah açıcı olmayan basit bir maddeden hem yumurta sarısını, hem yumurta akını, hem de kabuğunu ayrı ayrı çıkarsın, Ve, beş on santimlik bir üretim şeridi içinde bütün bu işleri ayrı ayrı gerçekleştirdikten sonra, kan ve dışkı gibi iki pisliğin içinden, yumurta gibi ter temiz bir nimeti ortaya çıkarsın. Birşeyden herşeyi yapan bir ilim ve kudretin Sahibinden başka bu fiile mührünü basabilecek kim var?&lt;br /&gt;Teknoloji, tavuğun besininden yahut kanından yumurta yapabilecek bir fabrikayı kuramadı. Muhâlfarz, eğer kurmuş olsaydı bile, bugün bir yumurtayı elli bin liraya değil, milyonlarca liraya yiyemezdik. Onun için, tavuğun bir yumurta için gıdaklamasını sakın çok görmeyin. Âlemlerin Rabbi tarafından hizmetimize sunulmuş bu mübarek hayvancığın sesini eğer dikkatle dinleyecek olursanız, bu ilâhî rahmet hediyesindeki harikulâdelikleri size işittirmek için çırpındığını görür gibi olursunuz.&lt;br /&gt;Bir dahaki yumurta kırışınızda, kabuğu atmadan önce ona uzun uzun bakın.&lt;br /&gt;Size bu aziz nimeti bu mükemmel ambalaj içinde göndereni düşünün.&lt;br /&gt;Onun adını anın.&lt;br /&gt;Afiyetle yiyin.&lt;br /&gt;Ve Ona şükredin.&lt;br /&gt; Zafer dergisi   Sayı: 279Mart - 2000&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-2205904455331336053?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/2205904455331336053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=2205904455331336053' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2205904455331336053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/2205904455331336053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/bir-yumurta-nasl-paketlenir.html' title='Bir Yumurta Nasıl Paketlenir?'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-9170791424167185837</id><published>2008-06-23T19:10:00.000+03:00</published><updated>2008-06-23T19:12:55.950+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tepsi örtüsü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dantel'/><title type='text'>tepsi örtüsü</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_LOo-7LQI/AAAAAAAAABg/a8LLj-vNplI/s1600-h/e3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215110345898274050" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_LOo-7LQI/AAAAAAAAABg/a8LLj-vNplI/s400/e3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-9170791424167185837?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/9170791424167185837/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=9170791424167185837' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/9170791424167185837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/9170791424167185837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/tepsi-rts_23.html' title='tepsi örtüsü'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF_LOo-7LQI/AAAAAAAAABg/a8LLj-vNplI/s72-c/e3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-7907875956880347522</id><published>2008-06-22T19:29:00.003+03:00</published><updated>2008-06-22T19:37:27.564+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>bebek yeleği</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF5-yvETNFI/AAAAAAAAABY/8TKrNH8Ocww/s1600-h/1a-tile.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214744828634674258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF5-yvETNFI/AAAAAAAAABY/8TKrNH8Ocww/s400/1a-tile.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Yapılışı:&lt;br /&gt;Arka:80 ilmek ile başlayın.6sıra haraşo örün. 8sıra düz örün.sonra beyaz ipi bağlayıp 16 sıra beyaz örün. 36 sıra renkli ip ile düz örün. Koltuk açmak için kenardan 6ilmek artırın. 6ilmeği haraşo örerek ve her seferinde kenardan bir ilmek azaltarak , 10 sıra örün.aynı işlemi diğer tarafa da yapın. 42 sıra düz örüp ilmekleri 3’e bölün. Ortadaki ilmekleri boyun için kesin. Omuzları 3 kerede keserek bitirin.Ön : 45ilmekle başlayın. 6sıra haraşo örün.6 ilmeği lastik için ayırın.8 sıra düz örüp 16 sıra beyaz örün. Kenarda lastikten sonra10 ilmek beyaz diğerleri renkli olarak 36 sıra örün. Koltukta 6ilmek artırıp arkadaki işlemi yapın. Bu arada beyazı 6 ilmek fazlalaştırın. Koltuktan 4 ilmek kesmiş oldunuz. 1+1 daha kesin.34 sıra daha örüp , boyun için 8+1+1+1+1+1 kesin.omuzu 3 seferde kesip bitirin. Diktikten sonra boyuna ilmek çıkarıp 4 sıra haraşo örün . üzerini iğne ile işleyin.    Kolay gelsin                                                                                                                          &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-7907875956880347522?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/7907875956880347522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=7907875956880347522' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7907875956880347522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/7907875956880347522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/blog-post.html' title='bebek yeleği'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF5-yvETNFI/AAAAAAAAABY/8TKrNH8Ocww/s72-c/1a-tile.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6445570125161894960</id><published>2008-06-22T19:28:00.000+03:00</published><updated>2008-06-22T19:29:46.125+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>Aileler kriz anlarında ne yapmalı?</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;SERDAR GÜLER&lt;br /&gt;Günlerden bir gün kurbağaların yarışı varmış. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmışlar. Ve yarış başlamış. Gerçekte, seyirciler arasında hiçbiri, yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş.&lt;br /&gt;Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: “Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!” Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş.&lt;br /&gt;Seyirciler bağırıyorlarmış: “Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!..” Sonunda, bir tanesi hariç, diğer kurbağaların hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa, büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa, ona yaklaşmış ve sormuş, “Bu işi nasıl başardın?” diye.&lt;br /&gt;O anda farkına varmışlar ki, kuleye çıkan kurbağa sağırmış!&lt;br /&gt;Hikayenin özeti şu: Gerçek mutluluk ve başarı için, evlilerden birinin sağır olması gerekir. Yani eşlerden birinin bazı şeyleri duymaması, diğer bazılarını da görmemesi gerekir. Eşlerden her birisi, her söze takılır, her hareketten rahatsızlığını açığa vurur ve olumsuz değerlendirirse çatışma kaçınılmaz olur. Eşlerin, birbirlerinde sürekli olumlu yönleri görmeleri ve dikkat nazarlarını olumlu yönlerin üzerine çekmeleri gerek. İnsanın fıtratında, olumsuzlukları büyütme ve iyilikleri unutma gibi hiç de hoş olmayan bir yön vardır. Tam tersi olursa bütün sorunlar bir bir tükenir. Bir evde yaşayan iki insandan birinin kadife ya da pamuk olması gerekir. İki fıtrat da kırılmaya hazır kıymetli kristal bardaklar gibi olursa, ilk ve küçük çarpışmalarda bile kırılmaları muhtemeldir. Ama eşlerden biri pamuk olursa ve bu durum bazı haftalarda, ay veya günlerde birbirlerine devredilirse, şiddetli çarpışmalar bile durdurulabilir. Böyle olunca da çarpışmalar yerine zamanla muhabbet ve kaynaşmalar artar.&lt;br /&gt;Muhtemel kırılmalar da en az zararla atlatılır. Boş kristaller kırılmadıkları gibi bardakların içleri de zamanla, bu anlamda sevgiyle dolmaya başlar. Bundan sonra bakış açısı, hep olumlu yönleri görmek olunca, bardakların sürekli dolu tarafı görülmeye başlanmış olur. Her aile mukaddes bir şirket gibidir ve bu amaçla kurulmalıdır. Şirketler, maddi krizlerle karşılaşınca iflas etmemek için bazı çareler ararlar. Akıllı ve ileriyi gören şirket yetkilileri, böyle bir duruma düşmemek için, işi baştan sıkı tutarlar. Onun için her gün bir kriz çıkacakmış gibi davranarak bir köşeye yatırım amaçlı bir şeyler atarlar. Her ortamda değer kaybetmeyecek bazı hayatî yatırımlar yaparlar. İşte aynen aile şirketinin iştirakçileri de öyle yapmalıdır.&lt;br /&gt;Aile sağlam manevi temeller üzerine oturmalıdır. Maddi temeller üzerine atılan temellerin, çürük olduğu ve eninde sonunda yokluğa mahkum olacağı bilinmelidir. Ama bu arada, her aile, hayat devam ederken, karşılaşacakları muhtemel kriz anlarında can havlleriyle yanlış şeyler yapmamak için, işi baştan sıkı tutup, kıyıya–köşeye bir şeyler atmalıdırlar. Manevi değerler üzerine kurulan ailelerin birlikteliği, öte dünya buudlu olduğu için, bu dünyada maddi ve manevi bütün engellemelere ve sıkıntılara rağmen, İlahi bir nefesle, çoklarınca anlaşılmadık bir şekilde, gittikçe gelişerek bir cennet ağacı gibi büyür. Bunun, bugün toplumumuzda binlerce örneği vardır. Birçok insan fakirdir; ama yürekleri zengindir. Fakir ama başkasını düşünen, îsar (din kardeşini kendine tercih etme) hasletini yaşatan yani başkası için yaşamayı hayatlarının esası haline getiren bu aileler şu anda her yerde örnek gösterilmektedir. Bu anlamda zengin olup da gerçek saadeti yakalayamamış pek çok ailenin varlığından da haberdarız ki, bunlar, birbirlerini aldatmakta ve ortaklık (maddi birliktelik) bittikten sonra ayrılmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayı:&lt;br /&gt;223&lt;br /&gt;Bölüm:&lt;br /&gt;Kıssadan Hisse&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6445570125161894960?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6445570125161894960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6445570125161894960' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6445570125161894960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6445570125161894960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/aileler-kriz-anlarnda-ne-yapmal.html' title='Aileler kriz anlarında ne yapmalı?'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5316419137157073561</id><published>2008-06-22T19:26:00.001+03:00</published><updated>2008-06-22T19:27:56.052+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tepsi örtüsü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dantel'/><title type='text'>tepsi örtüsü</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF59dH0zK5I/AAAAAAAAABQ/BO0DRl2S2Nc/s1600-h/e1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214743357811796882" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF59dH0zK5I/AAAAAAAAABQ/BO0DRl2S2Nc/s400/e1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5316419137157073561?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5316419137157073561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5316419137157073561' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5316419137157073561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5316419137157073561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/tepsi-rts.html' title='tepsi örtüsü'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF59dH0zK5I/AAAAAAAAABQ/BO0DRl2S2Nc/s72-c/e1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-8368249642794656183</id><published>2008-06-22T19:25:00.001+03:00</published><updated>2008-06-22T19:39:01.886+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hadis'/><title type='text'>HADİS</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;color:#003300;"&gt;&lt;strong&gt;Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Kişinin fitnesi ailesi, malı, kendisi, çocukları ve komşusunda olacaktır. Oruç, namaz, zekât, iyiliği önermek, kötülükten sakındırmak bu türden fitnelere karşılık olacaktır."Huzeyfe radıyallahu anh. Buhârî.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:"Oruç tutup, namaz kılarak müslüman olduğunu da söylese, münafığın alâmeti üçtür:Kendisine bir emanet bırakılırsa hıyanet eder, konuşursa yalan söyler, anlaşma yaparsa sözünden döner."Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-8368249642794656183?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/8368249642794656183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=8368249642794656183' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8368249642794656183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/8368249642794656183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/allah-resl-sallallahu-aleyhi-ve-sellem.html' title='HADİS'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-4075410565401542783</id><published>2008-06-22T19:22:00.000+03:00</published><updated>2008-06-22T19:24:00.267+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ahşap boyama'/><title type='text'>peçete dekopaj tepsi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF58cKBpDaI/AAAAAAAAABI/gLChNlpJJEk/s1600-h/35a.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214742241711033762" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF58cKBpDaI/AAAAAAAAABI/gLChNlpJJEk/s400/35a.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-4075410565401542783?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/4075410565401542783/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=4075410565401542783' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4075410565401542783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/4075410565401542783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/peete-dekopaj-tepsi.html' title='peçete dekopaj tepsi'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SF58cKBpDaI/AAAAAAAAABI/gLChNlpJJEk/s72-c/35a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-3735366661683932966</id><published>2008-06-22T19:20:00.001+03:00</published><updated>2008-06-22T19:24:21.969+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>U.. U!..</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaferdergisi.com/author/?yazar=16"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Cüneyd Suavi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;ADAM, pencereden dışarı baktığında, bahçelerindeki erik ağacının üstünde küçük bir çocuk gördü. Meyveler henüz bir leblebi kadardı ama, hiç bir çocuk buna aldırmıyordu. Bu yüzden de bir takım önlemler düşünmüş, bahçesiyle yolu ayıran taş duvar üstüne, dikenli tel çekmişti. Dış kapı üstüne de, büyük büyük harflerle: "Dikkat köpek var!." diye yazdırmıştı.&lt;br /&gt;Adam bunlara rağmen, haylazlara engel olamıyordu. Bu çocuk da nasıl yapmışsa yapmış, bu tellere rağmen ağaca tırmanmıştı. Üstelik de son derece rahat görünüyordu.&lt;br /&gt;Adam, önce camdan seslenmeyi düşündü. Fakat hemen vazgeçti. Çünkü çocuk, gözlerini ağaca dikmiş, âdeta dünyayla ilgisini kesmişti. Adam, bundan yararlanıp dışarı çıktı ve sessiz adımlarla ağaca yanaşarak:&lt;br /&gt;— İn bakalım aşağıya!. diye gürledi. İn de kulaklarını dibinden keseyim!.&lt;br /&gt;Çocuk, ancak yedi sekiz yaşlarındaydı. Bu yüzden de korkmuştu. Hem de çok fazlasıyla.&lt;br /&gt;— U...U!.. deyip bir şeyler geveledi, başını titreterek:&lt;br /&gt;Adam, biraz daha sinirlenmişti. Artistliğe hiç mi hiç tahammülü yoktu. Bu velet de kendisini kurtarmak için, kesinlikle numara yapıyordu. Anlaşılan, iyi bir ders gerekecekti. Ağacın dibinde duran bahçe süpürgesini, küçüğün ayaklarına doğru fırlattı. Süpürge tam hedefini bulmuştu. Çocuğun acıyla kasılan yüzü, birkaç damla göz yaşıyla ıslandı. Bütün bunlara rağmen:&lt;br /&gt;— U...U!.. dedi bir daha, tek eliyle ağacın üstünü gösterip.&lt;br /&gt;Uçurtması ağaca takılmıştı ufaklığın. Bunun için uğraşıp duruyordu.&lt;br /&gt;Adam, biraz geriye çekilince, uçurtmayı fark etti. Elbette ki yaptığı korkunç hatayı da.&lt;br /&gt;— Senin erik koparttığını sandım!. dedi. Bir sürü çocuk geliyor her gün buraya, üstelik de dalları kırıyorlar.&lt;br /&gt;Çocuk, kekeme idi. Bu yüzden de konuşmakta zorlanıyordu. Uçurtmasını almaktan her nedense vazgeçip, sessizce indi taş duvar üstüne. Daha sonra, yine güçlükle konuşarak:&lt;br /&gt;— Bahçemizde bu ağaçtan iki tane var!. dedi. Ama babam, çocukların kalbini kırmaktansa, dalların kırılmasına razı oluyor. Sayı: 365Mayıs – 2007 zafer dergisi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-3735366661683932966?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/3735366661683932966/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=3735366661683932966' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3735366661683932966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/3735366661683932966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/u-u.html' title='U.. U!..'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-5053478880016982023</id><published>2008-06-20T11:44:00.000+03:00</published><updated>2008-06-20T11:45:25.789+03:00</updated><title type='text'>boncuklu hırkam</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFtuEYKxV6I/AAAAAAAAABA/zpL9OsWYbJ0/s1600-h/d99.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213882015097640866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFtuEYKxV6I/AAAAAAAAABA/zpL9OsWYbJ0/s400/d99.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-5053478880016982023?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/5053478880016982023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=5053478880016982023' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5053478880016982023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/5053478880016982023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/boncuklu-hrkam.html' title='boncuklu hırkam'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFtuEYKxV6I/AAAAAAAAABA/zpL9OsWYbJ0/s72-c/d99.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-1651189537632115477</id><published>2008-06-20T11:42:00.000+03:00</published><updated>2008-06-20T11:44:30.782+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='süveter'/><title type='text'>oğlumun süveteri</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFttsM-eu1I/AAAAAAAAAA4/eywmFoeXKqA/s1600-h/d98.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213881599776439122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFttsM-eu1I/AAAAAAAAAA4/eywmFoeXKqA/s400/d98.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-1651189537632115477?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/1651189537632115477/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=1651189537632115477' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1651189537632115477'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/1651189537632115477'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/olumun-sveteri.html' title='oğlumun süveteri'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFttsM-eu1I/AAAAAAAAAA4/eywmFoeXKqA/s72-c/d98.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6633660182392197930</id><published>2008-06-20T11:38:00.000+03:00</published><updated>2008-06-20T11:40:17.358+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yelek'/><title type='text'>bebek yeleği</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFtsvsVfI7I/AAAAAAAAAAw/vbLOqDvDzOk/s1600-h/d131.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213880560222413746" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFtsvsVfI7I/AAAAAAAAAAw/vbLOqDvDzOk/s400/d131.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6633660182392197930?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6633660182392197930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6633660182392197930' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6633660182392197930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6633660182392197930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/bebek-yelei.html' title='bebek yeleği'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFtsvsVfI7I/AAAAAAAAAAw/vbLOqDvDzOk/s72-c/d131.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-156912957297815703</id><published>2008-06-19T21:01:00.000+03:00</published><updated>2008-06-19T21:04:26.081+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>dostluk</title><content type='html'>&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Adam ve hayattaki tek arkadasi olan kopegi bir kazada birlikte ölmüslerdi. Gokyuzune ciktiktan sonra bembeyaz bulutlarin arasinda dolasmaya basladilar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam cok susamisti. Biraz su bulabilmek umidiyle yurumeye devam ederken, birden kendilerini muhtesem bir manzaranin karsisinda buldular. Rengarenk ciceklerle suslu bir bahce, altindan yapilmis bir bahce kapisi, ve onlari karsilayan beyazlar icinde bir kadin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam kopegiyle birlikte kadina yaklasti ve sordu:"Afedersiniz...Burasi neresi?" Kadin ona gulumsedi:"Burasi Cennet, efendim" Adam bunun uzerine sevincle"Harika...!!!" dedi" Peki bana biraz su verebilir misiniz, gercekten cok susadim"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadin cevap verdi:"Tabi efendim,iceri girin. Icerde dilediginiz kadar su bulabilirsiniz. "Boylece adam kopegine döndü,"Hadi oglum iceri giriyoruz" diyerek kapiya yurudu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama kadin onu birden durdurdu:"Uzgunum efendim,kopeginiz sizinle gelemez. Hayvanlari iceri almiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bunun uzerine adam bir an durdu. Dusundu. Ve geri donup kopegiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yonunde yurumeye koyuldular. Bir sure gectikten sonra kendilerini bu kez tozlu camurlu bir yolda buldular,ve yolun sonunda karsilarina ciftlik girisini andiran bir kapiyla yirtik pirtik elbiseli bir dede cikti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam sordu:"Afedersiniz....Bana biraz su verebilir misiniz?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dede "Iceri gel" dedi. "Kapidan girdikten sonra sag tarafta bir cesme var."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam sordu:"Peki arkadasim da benimle gelip ordan icebilir mi?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dede "Tabii..."dedi.."Çe$menin yaninda kopeginin de su icebilecegi bir kase bulucaksin." Bunun uzerine adam kapidan girdi. Biraz yurudukten sonra sag tarafta cesmeyi buldu. Adam cesmeden kopek de oraciktaki kaseden doya doya icerek susuzluklarini giderdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken adam geri giderek giriste bekleyen dedeye sordu:"Su icin cok tesekkur ederim. Peki burasi neresi..?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dede "Burasi cennet"dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu duyan adam sasirdi: "Ama nasil olur..? az once burasi gibi kirik dökük olmayan muhtesem bir yere gittik ve orasinin da Cennet oldugunu soylediler. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dede "Su rengarenk ciceklerle suslu altin kapili yer mi?"dedi. "Ama orasi Cehennem. " Adam iyice sasirmisti: "Peki ama orasi sizin adinizi kullanarak insanlari kandiriyor diye hic kizmiyor musunuz..?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dede gulumsedi:"Kizmiyoruz. Çunku onlar kendi cikari icin en iyi arkadasini yari yolda birakanlari Cennet'ten uzak tutuyorlar....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-156912957297815703?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/156912957297815703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=156912957297815703' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/156912957297815703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/156912957297815703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/dostluk.html' title='dostluk'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-6588765107284085304</id><published>2008-06-19T20:38:00.001+03:00</published><updated>2008-06-19T20:59:38.735+03:00</updated><title type='text'>Hangi yemeksiniz?</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Kuru fasulye mi, imam bayıldı mı, köfte mi? Bakın kişiliğinizi öğrenin.İlk önce doğum tarihinize denk gelen yemeği bulun, sonra kişiliğinizi öğrenin.Ocak 1 - 9 ~ Musakka Ocak 10 - 24 ~ Kuru Üstü Pilav Ocak 25 - 31 ~ İmam Bayıldı Şubat 1 - 5 ~ Kokareç Şubat 6 - 14 ~ İşkembe Şubat 5 - 21 ~ Köfte Şubat 22 - 28 ~ Tantuni Mart 1 - 12 ~ Suşi Mart 13 - 15 ~ İmam Bayıldı Mart 16 - 23 ~ Kuru ÜstÜ Pilav Mart 24 - 31 ~ Kokoreç Nisan 1 - 3 ~ İmam Bayıldı Nisan 4 - 14 ~ Tantuni Nisan 15 - 26 ~Kuru Üstü Pilav Nisan 27 - 30 ~ Köfte Mayıs 1 - 13 ~ Suşi Mayıs 14 - 21 ~ İşkembe Mayıs 22 - 31 ~ İmam Bayıldı Haziran 1 - 3 ~ Kuru Üstü Pilav Haziran 4 - 14 ~ Köfte Haziran 15 - 20 ~ Musakka Haziran 21 -24 ~ Suşi Haziran 25 - 30 ~ Kokoreç Temmuz 1 - 9 ~ Kuru Üstü Pilav Temmuz 10 - 15 ~ Musakka Temmuz 16 - 26 ~ İşkembe Temmuz 27 - 31 ~ Kokoreç Ağustos 1 - 15 ~ Suşi Ağustos 16 - 25 ~ Kuru Üstü Pilav Ağustos 26 - 31 ~ Köfte Eylül 1 - 14 ~ İşkembe Eylül 15 - 27~ Kokoreç Eylül 28 - 30~ Musakka Ekim 1 - 15 ~ Suşi Ekim 16 - 27 ~ Köfte Ekim 28 - 31 ~ Tantuni Kasım 1 - 16 ~ İmam Bayıldı Kasım 17 -30 ~ Kokoreç Aralık 1 - 16 ~ Musakka Aralık 17 - 25 ~ Suşi Aralık 26 - 31 ~ İşkembe İŞTE YEMEKLERİN ANLAMLARI Musakka Çekici ve popülersiniz.. Kolayca arkadaş edinebiliyorsunuz.. Kendinden emin tavırlarınızla grup içinde liderliğe yakışıyorsunuz. Kokoreç Utangaç ve sevimlisiniz. Tanımadığınız insanlarla konuşmayı sevmez ama arkadaşlarınızla herşeyi paylaşabilirsiniz. Arkadaş seçiminde oldukça dikkatlisiniz. Sevilen birisiniz. Suşi Yerinde duramayan birisiniz.Çok arkadaşınız var ve sosyal yaşamınız çok renkli. Dedikoduyu biraz seviyorsunuz. Sizi tanıyan sizin gibi biri daha olmadığını düşünüyor. Dikkat çekmeyi çok seviyorsunuz. Tantuni Esrarengiz birisiniz. Ne zaman nasıl davranacağınız pek belli olmuyor. Çoğu şeyden ilk sizin haberiniz oluyor bu yüzden çok ilgi görüyorsunuz. Kuru Üstü Pilav Sessiz sakin ama çok zekisiniz. Dost canlısı, sevilmeyi bekleyen tavırlarınız ilgi çekiyor.Küçük bir arkadaş grubu size yetiyor. Fazla popüler olmasanız da yakınlarının el üstünde tuttuğu birisiniz İmam Bayıldı Siz lider olmak icin doğmuşsunuz.Sözünü dinleten, dediğini yaptıran birisiniz. Kararlı tavırlarınız çevrenizdekileri etkiliyor. İnsanların arkadaş olmak isteyebiliceği birisiniz. Köfte Uyumlu, sıcakkanlı birisiniz. Size nasıl davranılmasını istiyorsanız siz de herkese öyle davranıyorsunuz.Sadık ve dürüstsünüz, yapmacık insanlara ve dedikoduya karşısınız. İşkembe Çok hassas ve narinsiniz. Kolay aşık oluyorsunuz.Ne çok utangaç ne cok girişkensiniz.Arkadaş grubunuzda kırılmaması için kollanan birisiniz. 21.Nisan.2007 13:21:05 samanyolu haber&lt;br /&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-6588765107284085304?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/6588765107284085304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=6588765107284085304' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6588765107284085304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/6588765107284085304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/hangi-yemeksiniz.html' title='Hangi yemeksiniz?'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1323675797703854357.post-804091360169115276</id><published>2008-06-19T15:35:00.000+03:00</published><updated>2008-06-19T15:41:23.206+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>PAPATYALI YELEK</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFpTgS3PXwI/AAAAAAAAAAo/YRd0wmFYitI/s1600-h/d133.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213571332919222018" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFpTgS3PXwI/AAAAAAAAAAo/YRd0wmFYitI/s320/d133.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakadan 76 ilmek ile başlayın.3sıra haraşo örün . 4.sırada 19 ilmek artır. İki taraftan düğme lastiği için 8’er ilmek ayırın.4 sıra düz örün ve20 ilmek artırın. 4sıra haraşo örün . 4sra düz örün ve 24ilmek artırın. 4sıra haraşo örün ve 30 ilmek daha artırın.4sıra düz örün.4sıra haraşo örün.28ilmekten sonra 31 ilmek kesin . böylece birinci kol oluşur.51 ilmek örün tekrar 31ilmek kesin .28 ilmeği örün .diğer sırada 28 ilmekten sonra 8ilmek artırın.51 ilmekten sonra tekrar 8ilmek artırın.3sıra düz  ördükten sonra 4. sırada yan lastiği geçip 4ilmek düz örün. 5 . ilmeğin içinden bir ilmek alıp ,ip ardın ve tekrar bir ilmek daha alıp ip ardın ilmek alın.hepsini toparlayıp içinden bir ilmek geçirin.6. ilmeği örün.7.ilmekte ,5. ilmekteki gibi  fıstık yapın .10ilmek örüp tekrar  1fıstık 1ilmek örün.böylece sırayı tamamlayın. Diğer sırayı ters örün . lastiği geçip,4.ilmeği fıstık yapın. 3ilmek örüp,fıstık yapın.arkadan ters örüp,4. sıranın  &lt;br /&gt;aynısını yapın.10 sıra düz örüp tekrar papatya yapın.&lt;br /&gt;5sıra haraşo ile bitirin.&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1323675797703854357-804091360169115276?l=kimyager1067.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimyager1067.blogspot.com/feeds/804091360169115276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1323675797703854357&amp;postID=804091360169115276' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/804091360169115276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1323675797703854357/posts/default/804091360169115276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimyager1067.blogspot.com/2008/06/papatyali-yelek.html' title='PAPATYALI YELEK'/><author><name>kimyager1067</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05228021053097500996</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://bp3.blogger.com/_wI7lAFFc44c/SFpLzVnKPII/AAAAAAAAAAg/hcszleinzsE/S220/captionit140215I759J.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wI7lAFFc44c/SFpTgS3PXwI/AAAAAAAAAAo/YRd0wmFYitI/s72-c/d133.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
